kurabiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurabiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Aralık 08, 2015

Un kurabiyesi... Sen misin Marmaris'e giden...? :)))




 Bu mutfakta bir ekip çalışması var...



                         Ah! baba... Vah! baba... Sen misin Marmaris'e iş seyahatine giden? :)) Babamız görevli gitti yine:( Kuzu evlere sığamıyor. Oğlum daha uçağa binmeden evde sinir harbi başladı, "babamı isterim" diye. Anlatıyoruz kuzuya ama anlamak istemiyor.:( " ben anlamam! isterim de isterim" nidaları yükselip duruyor.
- "Gel kitap okuyalım, istediğini seç" diyoruz, olmuyor:(
- "Bebeklerini al, banyo yaptıralım" diyoruz. nafile :(
"Babamı çağırın hemen gelsin, bacağım ağrıyor", o, ovarsa geçer, boynuna alıp dolaştırır... Anlayacağınız ikna edemiyoruz.:( Son çareyi mutfağa davet etmekte buldum, uyku saatine kadar hamur yoğurduk:) İlk gülümsediği yer mutfak oldu:) Armut dibine düşermiş, buncağız da burada moral bulanlardan oldu.:)
                     Arkadaşlar, hafta sonuna kadar bu telaşımız sürüp gidecek,dünü kurabiye ile atlattık... Bugüne, "Allah kerim" diyorum. Yoksa; tüm dostlarımdan evdeki pirinçleri bana göndermelerini isteyeceğim, ayıklarım pirinçlerinizin tüm taşlarını:))))
                      Sevgiyle kalın. Biraz kara batak misali ara sıra yok oluyorum ama gönlüm hep sizlerle bilin istedim.:))
                      Hadi gelmişken, bir de un kurabiyesi tarifi vereyim bari...
                      Öznurcuğum ve İlhan Kardeşim, bak hemen geldim:)))

Gerekli Malzemeler:

- 125 gr tereyağ (oda ısısında)
- 1 çay bardağı (küçük) sıvı yağ
- 3/4 su bardağı pudra şekeri
- 1 çay bardağı mısır nişastası
- 1 paket kabartma tozu
- 1 limon kabuğu rendesi
- 1 çay bardağı limon şekerlemesi ( isteğe bağlı ben Sakız Adası'ndan getirmiştim kullandım) fındık, badem, ceviz kırığı da koyabilirsiniz.)
- 3 Su bardağı un

Yapılışı:

* Un, mısır nişastası, kabartma tozu, haricindeki tüm malzemeler karıştırma kabına koyulur ve karıştırılır.
* Un ilave edilir ve mümkün olacak en çabuk şekilde yoğurulur. ( kıtır kıtır olması için, el sıcaklığı mümkün olduğunca az aktarılmalıdır. )
* Ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak, top haline getirilip, 160 derecede önceden ısıtılmış fırında, üzeri beyaz kalacak şekilde pişirilmelidir.
* Fırından alınıp, ilk sıcaklığı atıldıktan sonra, üzerine pudra şekeri serpilmelidir.

AFİYET OLSUN:)))

Cuma, Ekim 02, 2015

Bu sonbaharda, kurabiyeler çiçek açtı:))













          Sonbahar, hüznün mevsimidir diye bilinir. Bence sonbaharı kabahatli ilan etmek biraz haksızlık değil mi? Hüzün bizim içimizde aslında... Her mevsim yaşanabilir. Güzelim sıcacık yaz günlerini, kanımızı donduran haberlerle hüzünlenerek geçirmedik mi? Seyrettiğimiz haberlerle, yanaklarımızdan süzülen yaşlara engel olabildik mi? O halde el birliği ile bu güzel mevsimin hüzün yükünü kaldıralım üzerinden.
           Sararan ve dökülen yapraklar, ağaçların dibinde, alabildiğine yumuşak yastıklar oluşturmuş sanki, kediciklerin üzerinde yatarken aldığı pozlardan çıkarımım bu oldu.:)) Bazı sarmaşık yaprakları, gurup vaktinin ışıltısını yansıtıyor...Ben yaz aylarında bunca güzel renkleri bir arada  görmedim:)) Dahası var...
Güneşin azalan ışıklarından biraz daha faydalanmak isteyen sardunyalar, mevsiminde hiç atmadığı kadar boy atıp, uzayarak, koca yemişin dallarının arasından süzülen ışınlara ulaşmaya çalışıyor... "Yaz bitti ama ben yaşıyorum... canlıyım, sana ihtiyacım var" demeye çalışıyor adeta...
           Ya okula başlayan çocuklar... :) Beni en keyiflendiren grup onlar... Yeni arkadaşlar, yeni kitaplar, çeşitli okul malzemeleri...yeni heyecanlar...  Eğer bu devirde okul öğrencisi olaydım, kırtasiyelerden çıkmazdım sanıyorum. Eskinin kokulu kalemleri ile silgilerini nereye saklayacağımızı bilemez, defterlerimizin kenarlarına boya kalemleri ile yaptığımız süsler iç dünyalarımızın yansıması olurdu... Devir çoktan değişti...:))
           Evet! Sonbahar bir bahar ayı... Ona hüzün yüklemeyelim... Güzelliğini dikkatli gözlemlersek, ilkbahar kadar başlangıçlara sahip olduğunu fark ederiz.
            Bu sonbahar gününde benim kurabiyelerim de çiçek açtı bakın...:))
     
Gerekli Malzemeler:

- 175 gr tereyağ  (Oda sıcaklığında)
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ
- 3 yemek kaşığı yoğurt
- 1 Tatlı kaşığı dolusu salep
- 1 Paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu
- 3/4 su bardağı pudra şekeri
- 3 su bardağı un

İç malzemesi:

- 3 Ekşi elma
- 1/2 su bardağı şeker
- 1/2 tatlı kaşığı tarçın
- 1/2 su bardağı çekilmiş ceviz
- 1 tatlı kaşığı tereyağ  

Yapılışı:

* Tereyağ, sıvı yağ , yoğurt ve pudra şekeri  homojen bir şekilde karıştırılır.
* Salep, vanilya , kabartma tozu ve un birlikte elenerek karıştırılır ve iki- üç seferde sıvı malzemelere karıştırılır.
* Un toparlanıncaya kadar yoğurulur. ( Ne kadar az yoğrulursa kıtırlığı o kadar fazla oluyor.)
* Hamur bir buzdolabı poşetine koyularak 1 saat kadar dinlendirilir.
* Elmalar soyulup, rendelenir.
* Şekeri ilave edilerek, suyunu salıp çekene kadar pişirilir.
* Ateşten alınan elmalara, tarçın, çekilmiş ceviz ve tereyağı ilave edilerek,  soğumaya bırakılır.
* Soğuyan iç malzeme yukarıda görüldüğü gibi kullanılarak, kurabiyeler şekillendirilir. (Bu benim seçimimdi, sizler istediğiniz şekilde form verebilirsiniz)
* 160 C derecede önceden ısıtılmış fırında beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* Üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN:)

Perşembe, Mayıs 14, 2015

Günlerden... Elmalı Kurabiye...




                         Havalar ısındı. "Nilgün kaçar" diyerek, sabah saatlerinden itibaren atıyorum kendimi sokaklara. "Ne yapıyorsun onca saat?" diye soracak olursanız, cevabım, "Kafamı gezdiriyorum" olacaktır. Kuzumun, köfteleri, taze yoğurdu ve köftelerinin yanında yiyeceği mamaları hazırsa, evin de tozu mozu:) alınmışsa, ne yapayım evde oturup, kışın oturduklarıma sayarım olur biter. Böylelikle akşam saatleri içinde enerji birikimi yapabiliyorum.:)
                         
                        Akşam saatleri için enerjiye neden bu denli ihtiyaç var?:)) Merak edenler için söylemeliyim. Kuzumun karşısında  tam tabiriyle, " deli gullabeciliği" yapıyoruz.:)) Evimizin babası Japonya'da efendim:)) Vay ki ne vay... Daha seyahat başlamadan, kaç ev alarm durumuna geçtik, bir anlatsam inanmazsınız. Evler yetmedi, okula öğretmenine bile haber uçurduk.:( Sanki evde başka kimse kalmamış gibi gözümüzün içine baka baka ağlıyor. Şu seyahat hayırlısı ile bitse de, ben de dilediğim adakları yerine getirsem. Gündüz okul, arkadaşlar falan derken geçip gidiyor ama gece sorunluyuz. Uyuyana kadar o önde, biz arkada keyfine göre hareket etmeye çalışıyoruz.
                   
                     "Sayılı gün, çabuk geçer " derler:)) İnşallah.... diyerek, okuldan döndüğünde, biraz yormak, biraz da unutturmak için parka götüreceğim.:) Elmalı kurabiye iyi gider, hem de kuzucuğum sever diyerek, bir kocaman tabak hazırladım. tarifini size de vereyim isterseniz:)

Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta sarısı (Oda sıcaklığı)
- 125 gr Tereyağ (oda sıcaklığı)
- 3/4 Küçük çay bardağı sıvıyağ
- 1/2 su bardağı pudra şekeri
- 1/2 paket kabartma tozu
- 2 yemek kaşığı yoğurt (tepeleme)(oda sıcaklığı)
- 1 Tatlı kaşığı tarçın
- 1 çay kaşığı toz karanfil
- 3 su bardağı un

İç malzemesi:
- 2 ekşi elma
- 3/4 su bardağı toz şeker
- 1 çay bardağı kuru üzüm
- 2 adet çubuk tarçın

Yapılışı:

* Elmalar rendelenir.
* İçine şeker, çubuk tarçın ve kuru üzüm eklenerek su salıp, çekene kadar pişirilir.
* Oda sıcaklığındaki; yumurta, tereyağ ve yoğurt ile sıvı yağ karıştırılır.
* Un, kabartma tozu,pudra şekeri ve baharatlar sıvı malzemeye ilave edilerek. ele yapışmayan ancak yumuşak bir hamur tutulur.
* Hamur buzdolabına kaldırılarak 1 saat kadar dinlendirilir.
* Hafif unlanmış bir tezgaha yarım santim kalınlığında açılarak, bir bardak ağzı ile kesilir.
* Soğumuş iç malzeme, hamurların ortasına konularak, üstlerinden kapatılır.
* Önceden ısıtılmış, 160 derece sıcak fırında, kurutmadan pişirilir.
* Üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN .:)
                       

Pazartesi, Nisan 20, 2015

Pembe, pembe...Bulut gibi...Hafif mi hafif:) Sultan lokumu ve bezeler...




Yumurta sarıları,  tatlıya girerse...Akları da beze olur:)


                       Dün açık büfeye birkaç çeşit zeytinyağlı üretince, "Eee tatlı yok mu? nidaları başlayıverdi evimizde. Yaza hazırlıklar içerisinde bu aylarda, hepimiz çok iyi biliriz evlerde, diyet reçeteleri uygulanmaya başlar.:)) Kışın, kalın paltolar içinde gizlenen, birkaç kilocuk:)) yaz aylarında incecik kumaşlardan "kilocuk" biçiminde değil, "kilolar...lar...lar" biçiminde gözler önüne salınıverir:)) Ben kendi adıma, kışa girmeden başladım, sigarayı bırakarak aldıklarımı, geri iade etmeye. Çok şükür başarılı da oldum. bazen bir kilo alıp veriyorum ama benim için uygun ağırlığı korumaya çalışıyorum. Evdeki diğer vatandaşlarımız ise, şimdilik diyet reçetelerine uygun adım devam ediyorlar.:))) Başarı da avuçlarında, haklarını yememeliyim.:))
                      Bu tatlıyı oğlumcuğum çok seviyor. Sütlü tatlı olunca, masum ya hani, biz de ucundan kıyısında tadımlık yiyoruz. Maksat; "damaklar hoş olsun" :)) Başkaca bir amacımız yok! biline:))) Her evde bulunan, birkaç demirbaşlar yapılan bu tatlının malzemeleri şöyle;

Gerekli malzemeler:

- 4 Su bardağı süt
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 2 yumurta sarısı
- 1 paket vanilya
- 8 yemek kaşığı irmik
- 8 yemek kaşığı toz şeker
- 2 yemek kaşığı hindistan cevizi
- 1 paket krem şanti (sade)
- 1 çay kaşığı pembe gıda boyası (Fo)

Üzeri için bir kap Hindistan cevizi.

Yapılışı:

* Krem şanti haricindeki tüm malzemeler, bir tencerede devamlı karıştırılarak, muhallebi kıvamında pişirilir.
* Pişirilen muhallebi, el blendırı ile çırpılarak ılıtılır.
* Ilınan karışıma, krem şanti toz halinde eklenerek,  bir spatula yardımıyla karışıma yedirilir.
* Dikdörtgen bir borcama, bol miktarda hindistan cevizi serpilerek, karışım dökülür, üzeri düzeltilerek donması için birkaç saat bekletilir.
* Donan karışım, ince şeritler halinde kesilir ve kendi çevresinde sarılır.
* Sarılan rulolar tekrar Hindistan cevizine batırılarak, servis tabağına alınır.

Arta kalan 2 yumurtanın beyazları da, 150 gram şeker ve yarım çay kaşığı krem tartar yardımıyla, beze haline getirilir. Süsleme de kullanılmak üzere:)

AFİYET OLSUN:)

Cuma, Ocak 16, 2015

Bugün; günlerden "Fındıklı kurabiye"...Yanına da... Mahlepli ve tuzlu ... Haydi buyrun:)



Tatlı tabağımız... Hamurunda, toz fındık olan bu kurabiyenin tam kalbinde gelincik reçeli var:) Bozcaada kulakların çınlasın:))

Baksanıza şu süslülere...


Tırtıl kurabiyelerimin hamurundan biraz kalmıştı.:) "Çeşit olsun" dedim.


Mahlep kokusu, sayesinde tüm evi sardı...

                   Dün, geçenlerde gerçekleştiremediğim, Eminönü gezimi yaptım nihayet. Seviyorum oraları dolaşmayı. Gizemli ve tılsımlı mekanlar olduğunu düşünüyorum. O daracık sokaklarda, sadece sağa sola bakmak devrimi çoktan geçirdim. Şimdilerde başım yukarı doğru...Merakım; eski hikayesi olan hanlar...Onların avluları... İçindeki dükkanlar ve oraların insan mozaiği. Ne hikayeler var bilseniz... O hikayelere, tanıklık etmiş neredeyse antik değeri olan dükkan sahipleri. Belli ki onlar, şimdiki yöneticilerinin babaları, dedeleri:) Ataerkil yönetim halihazırda geçerli. Dedeler, babalar, kasaların başında:) Tahsilat onlara ait:)) Miçoları olan oğullar, torunlar ise satış elemanı gibi çalışıyorlar.:)) Ciddiyet iş başında yani:)) Tabii ki her mağazada aynı şeylere tanık olunmuyor. Bu bahsettiklerim, o civarın en eski iş yerleri. Onlarla ilgili çok güzel resimler çektim, bir gün onları resimleri ile birlikte aktaracağım sizlere. Gitmişken, mutfağımda eksilen bazı malzemelerimi de alıp geldim. Bir şeyde aklım kaldı arkadaşlar:))) Bazen benim tutalaklarım tutar:))) Bakarım...Bir daha bakarım, ölçerim, biçerim, fon oluştururum ve uygun bulursam kararımı veririm. Bu defa; tüm bu safhalardan geçip, almadan geri geldim:( Tek bir taneydi...Eğer o benim kısmetimse, beni bekleyecektir.:))  Totem yaptım kimse almasın diye...Onu da size bir örnekle tanıtacağım, aldığımda.
                  Çenem düştü galiba:)) Haydi tarife geçeyim.

Fındıklı kurabiye için gerekli malzemeler:

- 2 yumurta (Oda sıcaklığında)
- 1/2 Su bardağı Pudra şekeri
- 1 Çay bardağı sıvı yağ
- 125 gr tereyağ (Oda sıcaklığında)
- 1/2 Su bardağı mısır nişastası
- 1/2 Su bardağı toz fındık
- 1/2 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 2 + 1/2 Su bardağı un

Yapılışı: 
* Tüm sıvı malzemeler, yumurta, sıvı yağ, tereyağ bir kap içinde karıştırılır.
* Nişasta, un, toz fındık, vanilya, kabartma tozu ve pudra şekeri karıştırılır ve elenerek havalandırılır.
* Kuru malzeme, bir kaç seferde, sıvı malzemeye eklenir. Hamur toparlanıp, iri fındık büyüklüğünde parçalar koparıp, avuç içinde yuvarlanarak şekillendirilir. Orta noktalarına uygun bir aparatla basılarak, reçel koymak için oyuklar oluşturulur. 160 Derece sıcak fırında pişirilir.

Mahlepli ve Susamlı Tuzlu kurabiye için gerekli malzemeler:

- 125 gr tereyağ
- 1/3 çay bardağı sıvı yağ
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- 1 tatlı kaşığı mahlep
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1/2 poşet kabartma tozu
- 2 +1/2 su bardağı un

Üzeri için:
- 1 yumurta sarısı ve 3 çorba kaşığı süt
- Susam

Yapılışı:

* Sıvı malzemeler, bir kapta karıştırılır ve mahlep, un , tuz karışımı ilave edilerek, yoğurulur. Kulak memesi kıvamında bir hamur olmalıdır. Hamur yarım saat dinlendirilip, dilediğinizce şekillendirilir.
* Yumurta sarısı, sütle çırpılarak üzerine sürülür ve susama batırılarak, fırın tepsisine dizilir.
* 175 derece sıcak fırında pişirilir.


Pazartesi, Ocak 12, 2015

Çilek reçelli ve Nutellalı Kurabiye...






               Yine kar, kış, kıyamet...:( Dün ipini koparmışcasına dolaştıktan sonra, yine ve yeniden pencereden bakma günü...Halbuki; aklımda gerçekleştirmek istediğim neler vardı neler... Kendimi alıp, Eminönü'ne götürecektim. Gezdirip dolaştırıp geri getirecektim:))) Ama ne mümkün. Bir daha program yapmayacağım. Sabah bakacağım hava güzel, yağmur çamur yok, Bindiğin gibi motora al soluğu gitmek istediğin noktada... Böyle hayalini kurup, programı yapıp evde kalmak pek hoş olmuyor.
               Peki ben ne yapayım şimdi:))) Hiç aklınıza gelmeyen bir şey deneyip mutfağa mı gitsem? :))) Tabii ki evdeysem, ikinci adresimde vakit geçirmeliyim.
                Yüksek sesle söylemeye utanıyorum ama, bizim evde reçellerin taneleri yenip, suları kalıyor her nedense. Ah! ben yiyebilecek olsam ne suyu kalacak ne tanesi ama talihsizlik yapacak bir şey yok:))... Özellikle de benim kuzu yapmakta bu işi. Çilekler bitiyor ve reçelin suyuna gelince. "doydum" diyor. Atacak halimiz de yok, bugün kalan kavanozlardan birine iki üç çay kaşığı, mısır nişastası ilave ederek yoğunlaştırdım ve kurabiyelerin arasına sürüverdim.
                 Anlayacağınız bu günün imalatları, biraz da, bazı malzemeleri değerlendirmek üzere yola çıkılan bir imalat. Bir kısmına da bitmekte olan Nutella kavanozu destek verdi:) Böylelikle hem ortada avare dolaşan iki kavanoz kalktı, hem de okuldan gelecek kuzuya, sürpriz yapıldı.

Gelelim tarife. Neler mi gerekli?

- 2 Yumurta (Oda sıcaklığında)
- 3/4 Su bardağı Pudra şekeri
- 1 Çay bardağı Sıvı yağ
- 125 gr. Becel (tereyağ lezzetinde)
- 1 Su bardağı Mısır Nişastası
- 2 + 1/2 Su bardağı Un (Sinangil böreklik un)
- 1/2 paket kabartma tozu
- 1 Paket vanilya
- 1/2 tatlı kaşığı tarçın (Olmazsa olmazımız:)))
- Tanesi yenmiş suyu kalmış reçel kavanozu:)
- Bitmeye aday Nutella kavanozu:)

Yapılışı:

* Yumurta, pudra şekeri, sıvı yağ ve Becel'i bir kapta iyice karıştırılır.
* Kuru malzemeler, Un, kabartma tozu, nişasta, vanilya ve tarçın elenerek, sıvı malzemeye karıştırılır ve yoğurulur.
* Çok yumuşak olarak oluşan hamuru, tırtıl kurabiye ucu takılan, sıkma torbasına koyulur.
* Yağlı kağıt serilmiş fırın  tepsilerine 5'er cm boyunda sıkılır.
* 150 derece önceden ısıtılmış fırında, beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* Kurabiyeler soğuduğunda, arasına marmelat, erimiş çikolata, nutella vs. sürülerek kapatılır ve kenarları, Hindistan cevizine, ya da Antep fıstığı tozuna batırılır.

AFİYET OLSUN:)

Cumartesi, Kasım 29, 2014

Karanfilli Kurabiye... Ben masumum:)))


                  Ben masumum, yemedim sadece tattım ucundan azıcık...:)))  Bu da oğlumun iş yeri arkadaşlarına giden ve geçen gün yazdığım çöreğin yanında hazırlanan lezzet.
                  Griple uğraşıyorum bu aralar, "bana değmeden, geçip gidiyor" diyordum ama bu sefer hatırı kalmasın diye uğradı galiba:( Burnum tıkandı...Boğazım batıyor ve benim bademciklerim yok:( Doğruca aşağıya iniyor lanet olası...

Hemen tarife geçiyorum.

Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta
- 1/2 Su bardağı pudra şekeri
- 1/2 Su bardağı Mısır nişastası
- 125 gr tereyağ (oda ısısında)
- 125 gr Çiğ krema (oda ısısında)
- 1 tatlı kaşığı Toz karanfil
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1/2 paket kabartma tozu
- 2 +1/2  Su bardağı Un  (unun cinsine göre 1/2 bardak daha eklenebilir.)

İç malzemesi:

- 3 Büyük yeşil elma (Mayhoş)
- 2 Avuç üzüm ( yaklaşık 1 çay bardağı)
- 8 yemek kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı toz karanfil
- 1 çay kaşığı tarçın

Üzerine serpmek için, pudra şekeri

Yapılışı:

* Elmalar rendelenir üzerine yıkanmış üzümler ve şeker ilave edilerek kaynatılır.
* Suyunu çekene kadar pişirilir.
* Karışıma baharatları ilave edilerek, oda ısısına gelene kadar soğutulur.
* Hamur için, yumurta, yağ ve çiğ krema karıştırılır.
* Hamurun tüm kuru malzemeleri de, elenerek havalandırılır ve sıvı karışıma eklenir.
* Oluşturulan hamur, buzdolabında en az 1 saat dinlendirilir.
* Dinlenen hamur, merdane ile açılarak küçük üçgenler kesilir, iç harçları koyularak, sarılır.
* 160 derece önceden ısıtılmış fırında, üzeri beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* İlk sıcaklığı çıktıktan sonra, pudra şekeri serpilerek servise alınır.

AFİYET OLSUN.

Perşembe, Ekim 02, 2014

Armut Dibine Düşer Mi? Düşer düşer:)) Bizimki Düştü...


Yumak eller hamura bulaştı...


Kalıplar hazır, kuzu hızla çalışıyor...


Fındıklar yerleşsin, kurabiyeler fırına girsin... Çok ciddiyiz farkında mısınız? Mutfak ciddiyet ister:))))


Gelsin kaloriler.:))) Eh bir tadına bakalım nasıl olmuş?


         Mutfak hali kusura bakmayın.:)) Saçım başım biraz dağınık ama bayram kurabiyeleri bendendi:))  Babaannemin evini biraz dağıttım...Yarın temizlik yapacak.:))) Bayramınız kutlu olsun:)) Sevgiler blog dünyası hepinize. Artık ben de varım:)) Tarif yakında Bloğumda...
Bloğumun adı mı?  CEMRE'NİN MUTFAK MACERALARI...


Cuma, Eylül 19, 2014

Bulut gibi bir kurabiye mi istiyorsunuz? Bu tam size göre...:))






                   Adını siz koyun.:) İster nişastalı, ister çatlak, ister unlu,...Antep fıstıklı...Gelincik şuruplu... isterseniz benim gibi buluta benzeterek isimlendirin.:)) Bu bir kurabiye... Hafif mi hafif, ağızda dağılan, renkleri gün batımı...gün doğumu...O gün hangi ruh halindeyseniz size onu hatırlatan güzellikte...bayatlamayan, kahvenin yanında ağız tadı, çayla birlikte "hayır" demeyen, dost sohbetlerine hemen uyum sağlayan:) yapımı kolay bir kurabiye.:)))
                  Gördüğünüz gibi marifeti çok:)) Yaptığınızda beni hatırlayın... Sevgilerimle...

Gerekli Malzemeler:

- 250 gr tereyağ
- 1/2 Su bardağı un
- 2+1/2 su bardağı mısır nişastası
- 3/4 Su bardağı pudra şekeri
- 1 Paket sakızlı vanilya (Dr oetker)
- 1 Paket kabartma tozu
- 1 Kahve fincanı Antep fıstığı tozu (Açık yeşil olanlar için)
- 2 yemek kaşığı Gelincik şurubu (pembe olanlar için)(Bozcaada ürünü)
- Üzeri için yeterince pudra şekeri

Yapılışı:

* Oda sıcaklığındaki tereyağ üzerine, pudra şekeri, un, mısır nişastası, kabartma tozu , vanilya ilave edilerek yoğurulur.
* Hamur ele yapışmayan kulak memesi kıvamında olmalıdır.
* Hamur ikiye ayrılır.
* Yarısına ince çekilmiş toz Antep fıstığı ilave edilir ve homojen bir karışım olması sağlanır.
* Diğer yarısına, su karıştırılmamış gelincik şerbeti ilave edilir. (Gelincik şurubu sıvı olduğu için, bir yemek kaşığı daha mısır nişatası eklenmelidir.)
* Küçük ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak pudra şekerine bulanmalı ve 160 derece önceden ısıtılmış fırında, renkleri değişmeden pişirilmelidir. (Üzerinde çatlaklar oluşunca fırından alınmalıdır.)
* Kurabiyeler soğuyana kadar tepside bekletilmelidir. ( Çok kırılgandır bu nedenle, sıcakken alındığı takdirde kırılabilir.)

AFİYET OLSUN:)

Çarşamba, Ağustos 13, 2014

Cevizli, Tarçınlı Rulolar. İster Karamelli, İster Pudra Şekerli...


Tarçınlı, cevizli ve şekerli bu küçük rulolar, kocaman cevizler ve karamelle tatlanırsa nasıl olur sizce?

- Çok fena....:))))Benden söylemesi...


Rulolar tepsi mayasını bekliyor. Aralardaki boşluklar az sonra dolacak:))


İşte... boşluk falan kalmadı:)


Kuzum, Pudra şekerlisini tercih ediyor...


                     Gelin, düğün, seçimler, sıcaklar, tansiyon falan derken geldik Ağustos Ayının ortalarına. Bunca zaman, dikiş, ev yerleştirme, alış veriş telaşından neredeyse unuttuğum, "mutfağımın yoluna bir düşeyim bakalım, Allah neler gösterecek" dedim ve yola koyuldum.:)) "Nilgün, hava sıcak. Fırını yakma! Hele hele, karamel falan yapmaya hiç kalkışma!" dedimse de kendime...Nafile:) Bu kadın dik kafalı... Anlamaz, dinlemez, bildiğini okur.:) Kafaya takmaya görsün, o bir koç burcu:)) Sabırsız ve dik kafalı yapacak bir şey yok.:))) "Aman ne yaparsan yap" dedim.:)) Nasılsa bildiğini okuyacaksın, boşuna telkin yapmanın faydası yok:) Oh! işte mutfaktayım, madem ki bu kadar sıcak bir mutfakta çalışacağım, bari mayalanacak birşey yapayım da, mutfak maya nasıl kabarır görsün diyerek giriştim.
                    Vallahi muhteşemdi bayıldım, bayıldılar.:)) Kuzu tabağı elimde peşimde... Sizlere de tarifi vereyim, deneyin isterseniz.

Gerekli Malzemeler:

- 3/4 Su bardağı Ilık süt
- 3 tepeleme yemek kaşığı Tereyağ ( Eritilip soğutulmuş)
- 1 Yumurta
- 3 + 1/2 Su bardağı un
- 1/2 Çay kaşığı tuz
- 1/2 Su bardağı pudra şekeri
- 1 Paket kuru maya (Dr Oetker)

İç dolgu malzemesi:
- 2 tatlı kaşığı tarçın
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1/2 su bardağı ince çekilmiş ceviz.

Karamel için gerekli malzeme:
- 1 Su bardağı toz şeker.
- 1 Tatlı kaşığı limon suyu
- 3/4 Su bardağı çiğ krema

Yapılışı:

* Un ölçüsünün yarısı, pudra şekeri, tuz ve maya (kuru malzemeler) bir kapta karıştırılır.
* Ilık süt ve (eritilip,soğutulmuş) tereyağ yavaş yavaş eklenir ve parmak uçları ile içinde pütür kalmayıncaya kadar karıştırılır.
* Oda sıcaklığında yumurta ve kalan un ilave edilerek oldukça yumuşak bir hamur elde edilir.
* Bir kaba un serpilerek , hamur içine alınır, üzeri örtülerek mayalanmaya bırakılır.
* Mayalanan hamur, iki katı kadar kabardığında, un serpilmiş bir yüzeye yayılır. El ve merdane yardımıyla, dikdörtgen biçiminde ve yarım santim kalınlığında inceltilir.
* Açılan hamurun yüzeyine oda sıcaklığında erimiş tereyağı bir fırça yardımı ile sürülür.
* Tereyağı sürülmüş yüzeye, tarçın, ceviz ve toz şeker karışımı serpilir.
* Geniş kenarından başlayarak rulo biçiminde sarılır.
* Sarılan hamur, 2 cm kalınlığında kesilerek, altına yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dizilir ve tepsi mayası için 10-15 dakika daha mayalanmaya bırakılır.
* 175 derece önceden ısıtılmış fırında, üzeri kızarana kadar pişirilir.

Karamel yapılışı:

* Toz şeker ve limon suyu bir kaba alınarak, (karıştırılmadan) kabı sallayarak şekerin rengi dönene kadar yakılır.
* Rengi dönen şekere sıcakken, oda sıcaklığında çiğ krema ilave edilir ve bir yandan karıştırılarak, karamel haline getirilir.

AFİYET OLSUN:)


Çarşamba, Temmuz 02, 2014

Hepinizi çok özlüyorum.:) Elmalı Strudel...


              Bu aralar ne yerdeyim, ne gökte...Bir garip seferdeyim.:)) İkinci kızımı da evlendirme telaşım, boyumu aştı. Çok şükür, Tanrının izniyle, "oldukça iyi gidiyorum" diyebilirim. Kız evlendirmek zor iş...Başına gelenler iyi bilir. Kuzum evden ayrılacağı için buruk...Ben kuzumu, göndereceğim için buruk...İşte böyle buruk buruk yaşayıp gidiyoruz. Hoş seçtikleri oğullarımla hayatlarını birleştirdikleri için, ben kendi adıma çok mutluyum. Dilerim çok güzel bir yaşamları olur ve hayatları düşlediklerinden çok daha  mutlu sürer gider.
              Biliyorsunuz, sizlerle paylaşmıştım, kızımın gelinliğini ben dikiyorum. Aynen büyük kızıma da yaptığım gibi ona da çok ama çok özeniyorum. Her gün dua ederek başlıyorum ve dua ederek ertesi güne kadar ara veriyorum ve Tanrının beni duyduğuna çok inanıyorum.
               İşte böyle gelinin; gelinliği, ayakkabısı, başının tarağı derken, kendimi kaybedip gittim, yaptıklarımın arasında... Sırada, o günün ikinci prensesi olacak küçük kuzumun elbisesi  var:))) Her sabah soruyor "Anneanne benim elbisem nerede?" diye:))) Sıra ona da gelecek, sırasını bekliyor küçük kuzum.
               Mutfağı ise, unuttum neredeyse:)) Arada bir, yapılışı kolay ama lezzeti yerinde küçük atıştırmalıklar olmazsa olmaz değil mi? :))) İşte onlardan biri daha...Haydi çay da yaptım...İsteyene soğuk içecek de var...Buyrun:)))) Hepiniz kalın sağlıcakla...

Gerekli malzemeler:

- 12-14 yaprak baklava yufkası (Çift sayıda ayrılmalı 2'şer tane kullanılacak)
- 1 küçük kase galeta unu
- 100 gr tereyağ(eritilmiş) + 1/2 çay bardağı sıvı yağ

İç malzemeleri:

- 3 Adet ekşi elma
- 1 Çay bardağı kuru üzüm
- 1 +1/2 çay bardağı toz şeker
- 1 Çay bardağı ceviz (İnce dövülmüş)
- 1 tatlı kaşığı tarçın.

Yapılışı:

* Elmalar ayıklanıp yıkanır ve rendelenir.
* Rendelenmiş elmalar bir kaçerolaya alınarak, suyunu çekene kadar pişirilir.
* Pişen elmalara kuru üzüm, toz şeker, ceviz ve tarçın eklenerek biraz daha pişirilir ve soğuması için kenara alınır.
* Baklava yufkasının bir zemine serilir, eritilmiş ve soğumuş tereyağına sıvı yağ da eklenir, yufkanın üzerine fırça yardımı ile sürülür.
* İkinci kat yufka üzerine yerleştirilir ve tekrar yağlanarak üzerine galeta unu serpilir. ( her tarafına gelecek şekilde)
* Hazırladığımız iç malzeme kenarına bolca sürülür ve kıvrılarak rulo şeklinde sarılır.
* Keskin bir bıçakla 2 parmak kalınlığında kesilir ve tepsiye yerleştirilir.
* Tüm yufkalar bitene kadar aynı işleme devam edilir.
* 160 derece sıcak fırında, hafif pembeleşene kadar pişirilir.
* Soğuduğunda üzerine bolca pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN:)

Çarşamba, Haziran 25, 2014

Kavala Kurabiyelerinin Tarçınla tadlandırılmış Versiyonu:))))


        Akşam üstü saat 19.00. Kuzu kurabiye peşinde, bense hem yorgun, hem de sıcaktan bitkin... Ama çocuk bu, yorgun , bitkin ne demek? :))) Yürü, koş, parka...Olmadı, yere otur evcilik oyna...Daha olmadı...Al bebekleri yürü banyoya, doldur küveti Cemre kız da eğlensin , bebekleri de...:))))
       "Yaşlandım kuzum" diyorum,
        Cevap: " Ne güzel şeysin sen" diyerek koluma iki çap çap:)))
        "Yoruldum kuzum" diyorum,
         Cevap: " Annane kurabiye yapsana...
         İşte böyle sevgili dostlar.:) 3 ile 59 yaş arasında ki, o ince çizgide yaşayıp gidiyoruz. Enerji konusunda, içtiğim ve sayısını unuttuğum vitaminler bile imdata yetişemiyor:)) Olsun varsın, ne yapalım sağlıklı olsun da, koşup duralım, koşabildiğimiz kadar:))
         Sonunda galip gelen belli değil mi?:)) Bir tepsi kurabiye, suratı ve küçücük elleri pudra şekerine bulanmış bir ufaklık ve yorgun savaşçı ben koltuğa bayılmış:))) Bizim evin hallerinden bir kare sizlere...

Gerekli Malzemeler:

- 1+ 1/2 Su bardağı Un
- 1/2 Su bardağı Toz fındık
- 100 gr Tereyağ (Oda sıcaklığında)
- 4 yemek kaşığı Pudra şekeri
- 1 Çay kaşığı kabartma tozu
- 2 Çay kaşığı Tarçın
- 1 Yumurta Akı
- 1/2 Su bardağı Fındık

Yapılışı:

* Fındıklar rondoda ya da bir poşet içinde merdane ile vurarak irice parçalanır.
* Un, toz fındık ve ufalanan fındık parçaları bir tavaya alınarak, unun rengi değişip kokusu çıkana kadar kavrulur.
* Kavrulan malzemeler serinlemesi için bir kenara alınır.
* Serinleyen un karışımına, yumurta akı, oda sıcaklığında tereyağ, tarçın, kabartma tozu ve pudra şekeri ilave edilip,  yoğurulur.
* Hamur dinlenmesi için 30 dakika kadar buzdolabında bekletilir.
* Dinlenen hamur, 0,5 cm kalınlığında merdane ile açılır ve istediğiniz bir kalıpla kesilir.
* 175 derece, önceden ısıtılmış fırında 15 dakika kadar pişirilir. ( kurabiyeler çok pişirilmemelidir. Hafif yumuşakken alındığında, soğuyunca kıtır kıtır kurabiyeleriniz olacak:)))

AFİYET OLSUN:))



Pazartesi, Haziran 02, 2014

Çilekli Pudingin katkılarıyla...Bugün romantik bir günümdeyim.:)))







                    Renk renk kurabiyeler mi yapmak istiyorsunuz? En kolay yolu; yeşil için Antep fıstıklı, pembe için, çilekli, kahverengi için, çikolatalı, sarı için,  muzlu, bir paket pudingi marketten almanız veeee... Karışıma toz halinde ilave etmeniz... İşte bu kadar:)) Aromaları da, hediyesi... Kuzunun kalbini çalmanın en kolay yolu desem, asla abartmış olmam. Bu aralar çok uzun boylu mutfak turları yapamıyorum ama hiç bir şey yapmadan da olmuyor. Arada bir damakları şenlendirmek lazım.:))  Kuzucuğum birazdan, babaannesi ile pazartesi gezmesini yapmış ve eve dönmüş olacak. Tabak süslendi hazır...Yanına da meyva kompostosu...Akşam üstünü atlattık demektir.:)) Sevgiyle kalın.

Malzemeler:

- 150 gr tereyağ ( oda sıcaklığında)(Yarısı tereyağ yarısı Becel tereyağlı olarak kullanıldı)
- 1 Yumurta (Oda sıcaklığında)
- 1 Çay bardağı Pudra şekeri ( Bardak küçük boy)
- 1 Paket Çilekli puding
- 1 çay bardağı kuru meyva parçacıkları
- 1 Vanilya
- 1/2 paket Kabartma tozu
- 5 çay bardağı un (Un kullanılan markaya göre değişiyor. Elinize yapışmayacak ve kulak memesi kıvamında olacak kadar un katılmalı)
- Üzerini bulamak için 2 yemek kaşığı toz şeker.
Yapılışı:

* Tereyağ ve şeker krema oluncaya kadar mikserle çırpılır.
* Yumurta ilave edilir ve homojen bir şekilde karışması sağlanır.
* Karışıma, kuru meyva parçacıkları, vanilya, kabartma tozu, ve toz puding eklenir ve elle karıştırılmaya başlanır.
* Son olarak un azar azar ilave edilerek ele yapışmayan, kulak memesi kıvamında bir hamur oluşturulur.
* Hamur buzdolabında en az yarım saat dinlendirilir.
* İstenilen şekil verilerek, toz şekere bulanır ve önceden 160 derece ısıtılan fırında 15 dakika pişirilir. (Üstleri beyaz kalmalı) (Pişme süresi de, kurabiyelerin büyük ya da küçük olmasına göre değişebilir. Benim kurabiyelerim iri fındık büyüklüğünde idi)
* Fırından alınan kurabiyeler, ılınınca benmaride eritilmiş çıkolata ve toz Antep ile süslenebilir.


AFİYET OLSUN:)

Pazartesi, Nisan 28, 2014

Muzlu, tarçınlı ve Hindistan Cevizli Kurabiyeler... Tembellik bitti:))



                        Yirmi gün olmuş son yayını yapalı:( Araya bir hastalık...Bir seyahat... Bir de tembellik girdi diyelim:)) Hatta bir parça da ihmalkarlık ilave edebiliriz. Önce kuzucuğumla uğraştık:( Ne idüğü belirsiz tam bir hafta süren ateş:( Bir sürü tahlil...Kaç defa doktor kapısına koşma... Çok şükür atlattık ama huyu ve suyu değişmiş bir kuzu kaldı bize geriye:( " Ben merkezli " yaşamına ilave hastalıktan kalma yeni icatları ile...Yemek yemez, üstünü giymez, sokağa çıkmak istemez ama evde kalmak da hiç işine gelmez:))) Ne yapacağımızı şaşırdık desem yeri var.
                         Daha önceden planlanmış Antep-Urfa ve Halfeti seyahatimiz de tam bu hastalığın son günlerine geldi çattı. Yapılacak birşey yok ateşin düştüğünü gördüğümüzde aldık kuzumuzu da kolumuzun altına düştük yollara. Bu gezinin benim için çok büyük önemi vardı. Neydi diye sorarsanız, bir çoğunuza garip gelecek ama benim uçağa binemeyişim:))) Nedense kapalı bir yerde kalma korkumu, yükseklik korkumu gençlik yıllarımdan beri yenemediğim için, nereye gidecek olsam otobüs, tren, özel araç tercihim olmuştu ve uçak fikrini rüyamda görsem hayra yormaz hale gelmiştim.:) Kısa keseyim çünkü bu konuda roman bile yazabilirim:))) Yendim arkadaşlar... Hem de yanımda kuzumdan destek alarak..." Annanne tut elimi, korkma" dedi bana:))) Gerçekten tuttu elimi ve havada olduğumu unutturdu bana:) Gittik geldik, sağlıkla çok şükür.
                      Hayatımda bu kadar güzel iki il ve bir ilçeyi bir daha görebileceğimi zannetmiyorum. Mardin'i ayrı tut diyor çocuklar:)) Onlar çoktan gezdiler oraları da. Ben daha yeni başlıyorum.:)Ayrıntılarını ayrı bir yazımda yazacağım kısa bir tanıtım mutlaka yapmalıyım çünkü mutfakları beni benden aldı.
                      Eve geldik ve ben daha bugün yemek yapmaya kalkıştım:) Ayıp oluyor biraz farkındayım.:) Tembelliğin bu kadarı da fazla diyerek giriştim. Standart ev yemekleri. Neler mi? Bu günkü menümüz, Gemici Çorbası,Zeytinyağlı Taze Fasulye, Kıymalı Patates, Arpa şehriye Pilavı.
                       Kurabiyesiz, tatlısız olur mu? Olmaz tabi.:) Elimizi attığımızda kenarda kıyıda olmalı birşeyler...


Gerekli Malzemeler:

- 200 gr Tereyağ (1/2 tereyağ + 1/2 Becel tereyağ tadında)(Soğuk)
- 1  Paket Muzlu Puding (Dr. Oetker)
- 4 yemek kaşığı pudra şekeri
- 4 yemek kaşığı Hindistan cevizi
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 3 Su bardağı un.
- Üzeri için 2 yemek kaşığı Hindistan Cevizi ve bir çay kaşığı tarçın

Yapılışı:

* Soğuk Tereyağını küp küp keselim, içine parmak uçlarımızla (ısıtmadan) puding, pudra şekeri, hindistan cevizi, tarçın karıştıralım.
* Unun iki bardağını ilave edelim ve hamuru toparlamaya başlayalım.
* 3. bardak unu yavaş yavaş ilave ederek, kulak memesi kıvamında bir hamur elde edelim. (Unun cinsine göre yarım bardak eksik ya da fazla un kullanılabilir)
* Hamuru buzdolabında yarım saat dinlendirelim.
* İri fındık büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayarak, bir tabak içinde karıştırdığımız Hindistan cevizi ve tarçın karışımına bulayalım.
* 170 derece önceden ısıtılmış fırında beyaz kalacak biçimde pişirelim.


AFİYET OLSUN.:)

Salı, Mart 04, 2014

Antep Fıstıklı Kurabiyeler...Cemre'den sipariş aldım:))



               Hiç aklıma gelmezdi, bir kurabiye yapabilmek için vakit bulamayacağım...Bu da oldu çok şükür:)) Neyse ki; ufaklık sipariş verdi ve dün akşam yemeğinden sonra bunlar çıktı ortaya... Hem evde olan malzemeden olacak, hem kuzunun ağız taamına uyacak, hem de Bendeniz için çabucak yapılabilen ve ortaya çıkabilen cinsten olacak.:)) Dört başı mamur sipariş yani.. Derhal, pasta malzemelerimi kaldırdığım küçük buzdolabımın rafları; önce göz, sonra da poşet ve kutu taramalarından geçmeye başladı. Orada bilirim ki; benim yüzümü kara çıkarmayacak hatta zaman zaman aktarlara taş çıkaracak...Daha da ileri götürüyorum:)) Kıskandıracak malzeme yatar.:)) Ara sıra süresi geçmiş olanları ayıklar, yeni gelen ve gelecek olanlara yer açarım. Yapacak olayım ya da olmayayım.:) Benimki de böyle bir tuhaflık...Ayakkabı, çanta, üst başla... işim olmaz. Zamanında alıp koymuşum bir kenara, idare edip gidiyorum işte. Zaten bir jean...bir t-shirt neye yetmiyor ki.:)) Giydin mi spor bir de ayakkabı, tüm sokakları arşınla dur kuzuyla:)) Bu nedenle benim yatırımım, hobim olan pasta ve tatlı malzemelerinden yana:)) Küçük buzdolabı boş kalmamalı ve her daim icraata hazır olmalı...Yatırım derken; önemli bir şey zannetmeyin haa:)) Buzdolabı mini, ben de emekli:)))) Sevgiyle kalın.

Malzemeler:

- 150 gr tereyağ ( oda sıcaklığında)(Yarısı tereyağ yarısı Becel tereyağlı olarak kullanıldı)
- 1 Yumurta (Oda sıcaklığında)
- 1 Çay bardağı Pudra şekeri ( Bardak küçük boy)
- 1 Paket Antep fıstıklı puding
- 1/2 çay bardağı Antep fıstığı tozu
- 1 Vanilya
- 1/2 paket Kabartma tozu
- 4 + 1/2 çay bardağı un (Un kullanılan markaya göre değişiyor. Elinize yapışmayacak ve kulak memesi kıvamında olacak kadar un katılmalı)

Yapılışı:

* Tereyağ ve şeker krema oluncaya kadar mikserle çırpılır.
* Yumurta ilave edilir ve homojen bir şekilde karışması sağlanır.
* Karışıma, toz Antep fıstığı, vanilya, kabartma tozu, ve toz puding eklenir ve elle karıştırılmaya başlanır.
* Son olarak un azar azar ilave edilerek ele yapışmayan, kulak memesi kıvamında bir hamur oluşturulur.
* Hamur buzdolabında en az yarım saat dinlendirilir.
* İstenilen şekil verilerek, önceden 160 derece ısıtılan fırında 15 dakika pişirilir. (Üstleri beyaz kalmalı) (Pişme süresi de, kurabiyelerin büyük ya da küçük olmasına göre değişebilir. Benim kurabiyelerim iri fındık büyüklüğünde idi)
* Fırından alınan kurabiyeler, ılınınca benmaride eritilmiş çıkolata ve toz Antep ile süslenebilir.


AFİYET OLSUN:)

Salı, Aralık 03, 2013

Fındıklı ve Üzümlü Kurabiye...





                 Burnu tıkalı, boğazı belli ki ağrıyor... Gözler çipil çipil... Teknoloji harikası dereceler, ne  yazık ki ateş ölçmekten başka her işe yarıyor.:)) Evet! Kuzum grip oldu. Vız da vız... Ne yapacağımızı bilemiyoruz, eve sığamıyoruz. Oyuncaklar yerlere yayılmış vaziyette... Ayağımın takılıp, yerle yeksan olmam, an meselesi... Gerçekten mayın tarlası gibi bir evden bahsediyorum.:))) Kuzu eğlenecek diye, sakat kalacak halim yok.:) Aralarından hoplaya, zıplaya ilerliyorum işte... Hastayız ama... "Şekerli kurabiye" diye ağlayıp, acındırmaktan da hiç geri kalmıyoruz.:))) Mutfak şu anda en garantili ve korunaklı yer.:)) Çünkü; pisiler var diye sıkı sıkıya kapalı tuttuğumuz mutfağımıza, oyuncakta yayamıyoruz.:))  Kuzu teyzesinin yanına oturup, kendine bir oyun kurup, içinde kaybolunca , bende fırsattan istifade onun şekerli kurabiyesini yaptım:)) Şimdi afiyetle yemekte... Bizim evin hallerinden :)) Sevgiler.

Gerekli malzemeler:

- 250 gr tereyağ ( yarısını Becel tereyağ tadında kullandım)
- 1 çay bardağı ince dövülmüş fındık
- 1 Çay bardağı kuru üzüm
- 4 yemek kaşığı pudra şekeri
- 4 yemek kaşığı mısır nişastası
- 1 paket sakızlı vanilya (Dr. Oetker)
- 2 + 1/4 Su bardağı un
- Üzeri için 2 yemek kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:

* Tereyağ ve pudra şekeri krema oluncaya kadar karıştırılır.
* Fındık rondodan ince dişler halinde çekilir. (Toz olmamalıdır)
* Krema halindeki yağ ve pudra şekeri karışımına; fındık, kuru üzüm, mısır nişastası, sakızlı vanilya ilave edilir ve yoğurulmaya başlanır.
* Un azar azar ilave edilerek, kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
* Bir buzdolabı poşeti içerisinde, yarım saat buzdolabında dinlendirilir.
* Dinlenmiş hamurdan küçük ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak, yuvarlanır ve fırın tepsisine yerleştirilir.
* Önceden ısıtılmış  160 derece sıcaklıkta, beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* Çıkar çıkmaz, sıcakken pudra şekeri serpilmiş bir tabak içinde, şekere bulanır ve servis tabağına dizilir.

AFİYET OLSUN.:)

Salı, Kasım 19, 2013

Paskalya Çöreği... Göbeğinde, yumurtası yoksa:) Çocukluğumun çöreği.






                       Moda'daki Nur Pastanesinden bahsetmiştim sizlere, milföy hamurları için nasıl sipariş verdiğimizi, Sütçü Bulgar dan, krem şanti almak için, iki gün önceden istediğimiz miktarı yazdırarak, sıraya girdiğimizi... Güzel günlerdi vesselam... Hiç bir şey elimizin altında değildi, istediklerimize hep bekleyerek ulaşıyorduk ama mutluyduk. Heyecanı başkaydı her şeyin. Paskalya çörekleri de benim için içindeki mahlep kokusu ile geçmişten kopup gelmiş dost gibidir. Sakız ya da mahlep katılmış, çöreklerin pişerken yaydığı rayihayı takip ederek dost evlerinin yollarını bulmak çok kolaydı. Çocukluk çağlarını yaşayan bizler için, kokuları bile takip etmeye gerek kalmaz, hakkımız kapının önünde bir tabakla biz daha istemeden sunulurdu.
Sanki; yaşamlar, dostluk, iyi niyet, yardımlaşma üzerine kurulmuştu.:( Peki ne oldu bizlere? Nasıl yitirdik bu insani duygularımızı? Hoş kırıntıları bile olsa sürdürmekten hoşlanan insanlarımız da yok değil. Anılarda kalanları yaşatmak adına bugün yine kuzum uyurken mutfağa girdim... Eskiyi andım... Çok şey hatırladım... Kah gözlerim doldu, kah gülümsedim... Kısaca geçmişi özledim ve paylaşmak istedim...

Gerekli Malzemeler:

- 3 Yumurta
- 1 paket kuru maya (Dr.Oetker)
- 125 gr Becel Tereyağ lezzeti
- 1/2 Su bardağı ılık süt
- 1 çorba kaşığı mahlep
- 4 Su bardağı Un
- 3/4 Su bardağı pudra şekeri
- 1/2 paket sakızlı vanilya

Yapılışı:

* Un, pudra şekeri, kuru maya, mahlep ve sakızlı vanilya geniş bir kaba elenerek havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki yağ, içine ilave edilerek, parmak uçları ile una yedirilir.
* Bir kapta çatalla hafifçe çırpılmış yumurta ve ılık süt unlu karışıma ilave edilerek yoğurulur.
* Hamur oldukça yumuşak ve ele bulaşan bir hamurdur. (mayalanma oluştuğunda kıvamı düzelecektir.)
* 1-2 kaşık un yardımı ile hamur toparlanarak, mayalanması için beklemeye alınır. (Üstünün kabuklanmaması için bir mutfak beziyle örtülmelidir.)
* 1 saat mayalanma sürecinden sonra, hamur önce 2 parçaya her parça da 3 eş parçaya ayırılmalıdır.
*  Her parça 25-30 santimlik rulolar haline getirilmeli ve başından tutturularak saç örgüsü yapılmalıdır.
* Tepsiye alınan çörekler, tepsi mayası oluşması için 45 dakika daha bekletilmelidir.
*  Üzerine yumurta sarısı sürülerek,175 derece sıcak fırında pişirilmelidir.

TÜM DOSTLARIMA AFİYET OLSUN:)

Salı, Ekim 22, 2013

Anneanne Kurabiyesi...




                  Ben anneanne kurabiyesi yiyemedim. Çünkü; çok erken kaybedilmiş, anneciğim tam üç yaşındayken... Annem bile hatırlamıyordu ki, ben kurabiyesini hatırlayayım.:(  Sadece, ciciannesini hatırlardı ve ondan bahsederken cümleleri olabilecek en sevgi dolu cümleler olurdu. Benim kızlarım da anneannelerini erken kaybettiler.:( Küçük kızım 2,5 yaşında, büyüğüm ise 7 yaşındaydı. Ceyda anneannesini bu kurabiyeler ve muhallebi çeşitlemeleri ile hatırlar. Yedi seneye sığdırabildiği anıları içinde en güçlüleri, onu sallayarak uyuttuğu, akşam üzerleri uykudan kalktığında da çayının yanında bekleyen sıcacık kurabiyelerden ibaret...Ha! bir de, Ayşegül Dergilerini onun için biriktirdiği... Çocukluk işte, detaylar çok önemli onlar için.  Bugün kuzum uyurken, bu güzel anılar geldi aklıma, son bir kaç gündür nezle olduğu için, tıkalı olan burnundan rahat nefes alamadığından, bölünen uykularını tamamlamaya niyetlendi herhalde:)) Uzun uzun uyudu yavrucak. Bende fırsattan istifade bir anneanne kurabiyesi yapıverdim, uykudan kalktığında ağzını tatlandırsın diye.:))


Gerekli Malzemeler:

- 2 Yumurta (Birinin akı üstüne)
- 1/2 Su bardağı sıvı yağ
- 100 gr Becel  (Oda sıcaklığında)
- 3 yemek kaşığı yoğurt
- 1 + 1/4 Su bardağı toz şeker
- 1 Su bardağı mısır nişastası
- 2 Yemek kaşığı Hindistan cevizi
- 3 + 1/2 Su bardağı Un
- 1 Tatlı kaşığı tarçın
- 1 Paket kabartma tozu
- 1 Paket vanilya
- Üzeri için toz şeker ve evinizde olan herhangi bir kuru yemiş

Yapılışı:

* Yumurta, şeker, margarin, sıvı yağ, yoğurt (Tüm sıvı malzemeler) bir kapta karıştırılır.
* Tarçın, kabartma tozu, vanilya eklenir.
* Un ve mısır nişastası elenerek havalandırılır ve azar azar karışıma ilave edilerek , kulak memesi kıvamında bir hamur yapılır.
* İri ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır, yuvarlanarak önce yumurta akına sonra şekere bulanır ve tepsiye dizilir. ( Üzerine istersenir ceviz, badem konulabilir.)
* 175 derece sıcak fırında, pembeleşene kadar pişirilir.

AFİYET OLSUN.

Cuma, Ekim 11, 2013

Buğday Krakerleri.:)) Tartoletlerin peşinde koşmamak için...




                  Tartoletler, pastalar, börekler derken... Üstüne bir de bayram...:)) Çikolatalar, tatlılar, güzelim el emeği sofralar... Ya yansıyacak olanlar??? O sofralarda tadılanların, tarifleri alınacak, uygulamaya geçilecek.:)) Bayramlar, bayramları kovalayacak kısacası.
                   Nereye kadar yemeyeceğim? Şunun ucundan, bunun kenarından derken, kışa hiç istemediğim fazlalıklarla girme ihtimalim artıyor.:) Bu yaştan sonra podyumları şenlendirmeyeceğim tabii ki:)) Ama yeni kıyafetler, etekler, elbiseler almak da işime gelmiyor haliyle. Hal böyle olunca; arada  fazla göz doldurmayan ama lezzeti benim için gerçekten hoş olan imalatlara yer veriyorum ki; gözüm şenlenmese bile, gönlüm şenlensin.:))
                 Bu güzel krakerleri yapın, her ihtimale karşı, elinizin altında bulunsun. Gözünüze kestirdiğiniz tatlılardan birini yerseniz, bir sonrası isteğiniz için hız keser:)))

Gerekli Malzemeler:

- 1 +1/2 Su bardağı Tam buğday unu
- 1/2 Su bardağı Un
- 1 Su bardağı Buğday Ezmesi (Buğday cipsi)
- 1/2 Su bardağı Ceviz (İnce çekilmiş)
- 3 Yemek kaşığı Bal (2 Yemek kaşığı pudra şekeri de koyabilirsiniz)
- 1 Çay kaşığı Toz karanfil
- 1 Çay kaşığı tarçın
- 2 yemek kaşığı bitkisel margarin (Becel zeytinyağlı kullandım)
- 1/2 Su bardağı süt
- 1/2 Su bardağı sıvı yağ ( Fındık yağı kullanıyorum tatlılarda)

Yapılışı:

* Tüm malzemeler bir kap içinde karıştırılır ve yoğurulur. Buzdolabında 1 saat dinlendirilir.
* Hamur; büyük buzdolabı poşetleri ya da yağlı kağıt arasında 2-3 mm kalınlığında açılır ve yağlı kağıt üzerinde 170 derece sıcak fırında pişirilir.
* Krakerlerin gevrek olması için fırının içinde, kapağı açık olarak soğutulmalıdır.
* Üzerine bir kapta karıştıracağınız pudra şekeri ve tarçın karışımı serpilir.


AFİYET OLSUN:)

Salı, Ekim 08, 2013

Meyveli Tartoletler...



Buğday Krakerlerinin tarifini hafta içinde yazacağım. Sağlıklı Mutfak için iyi bir öneri:)) GÖZÜM TARTOLETLERDEEEE....



             Sarı yaza uzatılmış tatil planı, seyahatler, ufak tefek hastalıklar derken bloğa yazı yazmayalı üç haftayı geçmiş.:) Yazamadığım gibi, sizleri takip edebilme konusunda da epeyce sıkıntılı bir dönemdi. Geçti çok şükür. Facebook dan takip eden arkadaşlarım biliyor.:) Güzel bir işe imza attım. Son 23 senemi birlikte geçirdiğim, bazen hayat arkadaşım, bazen dert ortağım, çoğunlukla kadim dostum " olduğunu zannettiğim":)) sigara paketime ve çakmağıma  "ELVEDA" dedim. Çok uzun yıllar süren bir birlikteliğe böylece noktayı koymuş oldum. Bundan 23 sene evvel de böyle bir karar verip, tam 9 YIL (Dokuzyıl) :)) sigarayı elime almamıştım. Ama en büyük hatayı, sığındığım mazeretle dokuz yıl sonra başlamakla yapmıştım.:)) Kısmet böyleymiş diyorum:) Benim hayatımda; 2 kere bu dosta elveda demek varmış demek ki:)) Neyse bu defter kapandı. Ama iştah açıldı...
            Bunun geçici bir devre olduğunu biliyorum. Belki, emaneten bir kaç kilo alıp, sonra geldiği yere gönderirim:))  Bu tartoletleri ve buğday krakerlerini atıştırmalık olarak yaptım. Tartoletler evdeki kuzulara, buğday krakerleri de bana:)))

Gerekli Malzemeler:

- 250 gr Un
- 125 gr tereyağ (Soğuk ve küp küp kesilmiş)
- 1 çorba kaşığı Pudra şekeri
- 1 tutam tuz
- 3-4 çorba kaşığı buzlu su

Yapılışı:

* Un, pudra şekeri ve tuz bir kabın içinde karıştırılır.
* Tereyağ küçük parçalar halinde unlu karışıma ilave edilerek, parmak uçları ile ekmek kırıntısı görünümü alana kadar karıştırılır.
* Buzlu su kaşık kaşık ilave edilerek, hamurun birbirini tutması sağlanır.  (Avucunuzda sıktığınızda dağılmamalıdır.)
* Hamur bir poşete konularak buzdolabında en az 1 saat dinlendirilir.
* Dinlendirilmiş hamur. 3-4 mm kalınlığında açılıp, tart kalıplarına yayılır. (Ben küçük kalıplar kullandım)
* 160 derece, önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirilir.

Pastacı kreması:

- 2 Su bardağı Süt
- 3 yemek kaşığı Un
- 2 Yumurta sarısı
- 2 Yemek kaşığı tereyağ
- 5 Yemek kaşığı toz şeker
- 1 paket Damla sakızlı Vanilya.

Yapılışı:

* Tüm malzeme muhallebi gibi pişirilir, kabuk tutmaması için karıştırılarak soğutulur.
Krema soğuduktan sonra, tartoletlerin ortasına koyulur ve üzeri istediğiniz her türlü meyve ile süslenebilir.

AFİYET OLSUN.:)