Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Mayıs 28, 2015

Hanımeli Reçeli... Benim mevsimim geldi.:)








                 Öyle sokakları boşuna arşınlamak yok. Bahar; madem bunca etkiledi, yayıldım sokaklara bari "mutfağıma malzeme oluşturayım" dedim. Bu defa adaya gidemedim arkadaşlar. Mimozaları kaçırdım.:( Ama hanımeli ve yaseminler beni bekliyor.:) Onlar daha tüm haşmetleriyle ve rayihaları ile güzelliklerini hem gözlere hem de damaklara nakşetmeye hazırlar. Aklımda o kadar çok şey var ki hayata geçirmek istediğim, bazen düşünürken beynim kısa devre yapacak kadar ısınıyor.:) Aklıma takılanı yapmak gibi bir de aceleciliğim de var üstelik.:( Düşünsem bir türlü, düşünmesem başka bir türlü...:))
                Anlayacağınız kendimle zorum var bu aralar.
                Okka gülü tabir eder eskiler... Benim yaş grubum çok iyi bilir, hatta mutfağa merakı olan yeni dönem mutfak dostlarımız da çok iyi bileceklerdir. Efendim! bugün pazara doğru uzandım okka gülü getiren, İstanbul civarı köylerden gelen hanımlarımız oluyor, acaba onlardan biri ile karşılaşır mıyım? diye...Koca pazarda bir hanım buldum:)  "işte budur" diyerek yaklaştım tabi, aldım bir paketi elime kokladım, okka gülü dediğin, beş metre öteden bağırır "ben buradayım" diye! Bunun sesi çıkmıyor.:)))
                Dedim; kaça?
                Dedi; yarım kilodur. Sen 20 ver yeter...:))
Geçen sene 5 liraya almıştım üstelik sesi çıkan cinstendi. :)))
                Dedim; insaflı bir şey söyle üstelik bu karışık...
                Dedi; hadi 18 olsun...:))
                Dedim; sana iyi pazarlar...
                Dedi: Sana da....
                 Vardım dönüş yoluna. Eski yerleşim buralar. Hanımelleri ve yaseminler her yerlerde... Ortalık yıkılıyor. Alırsın eline bir boş torba, dilediğin kadar toplarsın.
                  Aferin Nilgün budur işte... Topladım, ayıkladım, yıkadım ve pişirdim... İşte size bu sezonun hanımeli reçeli... Gül reçeli, bir sonraki pazara inşallah:))

Gerekli malzemeler:
- Hanımeli sarmış olan bir bahçe duvarı:)))
- 1 Su bardağı ayıklanmış ve yıkanmış hanımeli
- 2 +1/2 su bardağı toz şeker
- 2 su bardağı Su
- 1 yemek kaşığı pektin tozu (Dr. Oetker reçel yap pektin özüdür yarım paket kullanılabilir.)
- 1/2 limon suyu

Yapılışı:
* Toplanan çiçeklerin, dipleri koparılıp, içindeki tohumları ayıklanır.
* Bol su ile bir kaç defa yıkanır.
* Yıkanmış çiçeklere şekerin yarım bardağı serpilerek, iyice ovulur.
* Kalan su ve şeker kaynatılır.
* Şekerle ovulan çiçeklere pektin de ilave edilerek, kaynayan şerbetin içine ilave edilir.
* Çiçekler dibe çökene kadar, 7-8 dakika kadar kaynatılır.
* Ara sıra karıştırarak ılıtılır ve kavanoza koyulur.

Kavanozun kapağını ara sıra açıp koklasam bana yeter:)

Afiyet olsun.:)

Pazar, Kasım 16, 2014

Pan Cake' ler hazır...Haydi Kahvaltıya...


Evde neyiniz varsa, koyuverin sofraya...


Bir kaç yumurta, köpürtüverin beyazını... Sarılarını da ihmal etmeyin ama...


Karıştırıverin, köpükleri söndürmeden birbirine...


Yakıverin tavanın altını. Az yağlayın bir peçeteyle... Döküverin küçük bir kepçeyle...:))



                 Bugün pazar. Kuzucuğum babaannesinde gece yatılı ikamet ediyor.:)) Evde bir sessizlik var ki; inanılır gibi değil. Yatağından; çizgi filmlerin sesiyle uyanan bir vatandaş halen yok.:( Offf sıkıldım. Sudan çıkmış balık gibi olmak bu işte...:) Tanrı; bu sessizliğe, kimseyi alıştırmasın.:( Ne yapayım? Nasıl vakit geçireyim? Saat henüz sabahın dokuzu. Kahvemi bile içtim... O halde, mutfağa gidip bir kahvaltı hazırlığı iyi olacak gibi... Pan cake lerin kokusu, gençleri çağıracaktır.:))) İyi pazarlar güzel dostlar...

Gerekli malzemeler:

- 3 yumurta
- 1/2 Su bardağı Süt
- 4 Tatlı kaşığı pudra şekeri
- 3/4 Su bardağı Un
- 2 Yemek kaşığı mısır nişastası
- 1 Paket vanilya
- 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapılışı:

* Yumurtaların akları ve sarıları ayrılır.
* Akların içine bir fiske tuz ilavesi ile kar haline getirilir.
* Sarılara, pudra şekeri ilave edilerek. Beyazlayana kadar çırpılır.
* Yumurta sarılı karışıma; süt, kabartma tozu,vanilya , un ve mısır unu ilave edilerek homojen bir karışım elde edilir.
* Kar haline getirilen yumurta beyazları, sarılara (söndürülmeden) bir spatüla yardımıyla eklenir.
* Teflon tava kızdırılır ve bir peçete yardımıyla sıvı yağ sürülerek, hazırlanan karışım küçük kepçeler halinde dökülür ve arkalı önlü kızartılır.

AFİYET OLSUN.:)

Perşembe, Haziran 13, 2013

Tahıllı Ekmek...Ekmeğimin Buğdayını Üretenlere Selam Olsun.

Mayaladım...




Keten tohumu ve ay çekirdeği serptim...



Allah ne verdiyse içine doldurup, dış işlerinden sorumlu olanların, ellerine tutuşturdum...



Hadi biraz da gülümseyelim:)




Ekmeği kutsal yapan 
'Buğday' mucizesidir. 
Güneşin sonsuz sabrı 
Ve toprağın analık özverisidir. 
'Buğday', İlâhî gücün yüce felsefesidir, 
Yaratan'ın kuluna rızk olan nefesidir. 

Cefakâr bir öküz, bir karasaban, 
Ardında, rızkını emeğiyle azminden çıkaran 
Bir köylü 
Ve kadını ve oğlu ve kızı ve yakını, 
Köşede bir çınar, 
Dibinde azık çıkını 
Ve kırık kulbuyla bir toprak testi... 
Ne zaman ki, inceden bir rüzgâr esti; 
Azığın yanında yatan Karabaş, 
'Biz görevdeyiz' dercesine 
Sessiz ve yavaş 
Gerinerek kalkar, dolanır bir tur 
Gerçekten, tarlada kaytaran yoktur. 

Ve ekim başlar; 
Nasırlı avuçlar 
Toprağın çileli bağrı üstünde 
Sabanın açtığı yolları izler. 
Bir mutlu gülümserken yanık benizler, 
Tohumlarla birlikte umut savrulur 
Ve güneşin acımasız sıcağında 
Alınlardaki çizgiler 
Derinleşir, 
Kavrulur... 

Derken, kış geliverir; 
Kar, beyaz bir yorgan gibi toprağı örter. 
Yoksul bacalarda titrek bir tezek dumanı 
Ve doğaya karşı çaresiz köylünün gönlünde 
Bahar özlemi tüter. 

Kış zâlimdir, fakat yasa değişmez; 
Devran döner, bahar gelir, kış biter 
Ne beyaz yorgan kalır, ne kara toprak... 
Şimdi, yaşam simgesidir her yeşil yaprak,,, 
Nasıl da göğe doğru uzanır o genç filizler, 
Sanki, Allah, buğdayda 'inanç'ı gizler. 

Ve güneş şaşmaz, bilir işini; 
Özenle doldurup herbir dişini, 
Başağı, günlerce, gelinlik kız gibi besler. 
Bütün kış tedirgin kalmış nefesler 
Rahatlar, çünki 
Allah, emekleri boş çevirmemiştir, 
Dolu, sapları devirmemiştir. 

Başaklar, Allah'ın lûtfuyla şimdi 
Dolgunlaşmış 
Ve üzerlerinde madalya gibi 
Alınlardan dökülmüş altın damlalar, 
Her 'dane'de emek var, sabır var, nur var... 

Sonra, şenlik başlar harman zamanı, 
Gerçi 'mutlu son'la biter 'buğday'ın romanı 
Fakat, hep böyle sürüp gider köylü'nün hikâyesi; 
Dertli bir uzun hava, yanık bir çocuk sesi... 

Ekmeğimin buğdayını üreten köylü kardeş! 
Emeğin, bence ibadete eş... 
Seni de buğday kadar kutsal bilirim, 
O, nasırlı ve tertemiz ellerinden öperim... 

Ünal Beşkese 1996

Gerekli Malzemeler:

- 3 Su bardağı Tam buğday unu
- 1 Su bardağı Beyaz Un
- 1 Tatlı kaşığı tuz
- 3 Tatlı kaşığı toz şeker
- 1 Paket Instant Maya
- 1+ 1/2 Su bardağı su ve Süt karışımı (yarı yarıya kullandım)( Ilık olacak)
- 1 Yemek kaşığı keten tohumu (Tepeleme)
- 1/4 Su bardağı sıvı yağ
- 1 yemek kaşığı sirke
Üzeri için:
- 1 Yumurta sarısı
- 4-5 yemek kaşığı süt
- Keten tohumu, ayçekirdeği (Serpmek için)
Fırında buhar sağlamak üzere:
- Isıya dayanıklı kaplarda sıcak su

Yapılışı:

* Ilınmış süt ve su karışımının içine, toz şeker ilave edilir.
* Kuru malzemeler, tam buğday unu, beyaz un, tuz, keten tohumu ve maya metal olmayan bir kapta karıştırılır. Ortası havuz biçiminde açılır.
* Sıvı malzeme içine ilave edilir ve yoğurulmaya başlanır.
* Zeytinyağ , sirke karışımıda  ilave edilir ve özlenene kadar yoğurulmaya devam edilir.
* Hamur 1 saat süreyle oda sıcaklığında mayalanmaya bırakılır. ( Ben sandviç yapmaya karar verdiğim için 7 eşit parçaya ayırdım.)
* Porsiyonluk ekmek biçimi verilen, hamurun üzerine çizikler atıp, yumurta ve süt karışımı sürülür.
* İsteğe bağlı olarak keten tohumu ve ay çekirdeği serpilir. 
* 190 derece ısıtılmış fırında 15 dakika boyunca pişirilir. (Fırının içine mutlaka ısıya dayanıklı kaplarda su konulmalıdır)

AFİYET OLSUN.