Baharat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Baharat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ağustos 14, 2015

"Eve döndüğüm belli olsun" dedim:) Sakızlı ve tarçınlı çörek...





                      Sevgili dostlar bu aralar bir gezme halindeyim, yerimizden kıpırdamadan, gelin kızın cicilerini yetiştirdikten sonra, aldığımız gibi başımızı düştük yollara:) Bir gece vakti yarı uyur yarı uyanık çıktık İstanbul'dan, sabah güneşle birlikte girdik Çeşme'ye. Ver elini feribot...Bindiğimiz gibi kendimizi "Chios İsland" yani Sakız Adası'nda buluverdik.
                      Ada havadar, deniz akvaryum gibi, kaldığımız ev 1790 yapımı:)) Tam benlik anlayacağınız. Nostaljinin dibine vurmak bu olsa gerek.:)
                      Kuzularım yine öylesine bir program yapmışlar ki, her günümüz sabah kahvaltısı hariç program uyarınca yaşandı.:) Oğluşum arabayı da rahat gezebilelim diye götürünce, adanın kuzeyden güneye, doğudan batıya bütün sahilleri, restoranları ve plajları bizim oluverdi.:) Bu arada sıkıntılı bir gün de yaşadık. Ancak; dualarımızı ve iyi niyetimizi Tanrım karşılıksız bırakmadı. Geçtiii, gitti çok şükür.
                      Sakız Adasına gelinir de Nilgün mutfağına ne var ne yok diye bakmaz mı? İmkan var mı hiç?:))) tabii ki likörden Uzo'ya, olgunlaşmamış limon ve portakal dan. "bakalım nasıl kabarıyor" diye merak ettiğim mayalarına kadar aldım:)) Az kaldı valizler arabada, ben ise arkadan koşarak gelecektim ama ayıp olur diye, bir oturacak yer ayırdım kendime:))
                      Geldik çok şükür:) Sakız bana bakıyor ben sakıza, kuzu çörek diye vızlıyor:)) Yani mutfağa girmek için her türlü uyarı hazır:) "Sıcak var... aman olsun bir fırının ısısı mı eksik kalacak:)) Onu da yakarız" dedim ve girdim mutfağa...
                        İşte tarifi...

Gerekli malzeme:

- 1 Yumurta
- 3 +1/2 Su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 125 gr Tereyağ (oda ısısında)
- 3 parça sakız (1 tatlı kaşığı toz şekerle dövülmüş)
- 3/4 su bardağı süt
- 3/4 su bardağı pudra şekeri
- 1 paket instant maya

İçine serpmek için, ayrıca yeterince sıvı yağ ve tarçın toz şeker karışımı.

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un , pudra şekeri, tarçın ve şekerle dövülüp toz haline getirilmiş sakız, bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, 40'ar gramlık parçalar koparılır ve oval olarak açılır.
* Her bir oval hamurun pizza bıçağı ile uçları kesilmeden 4-5 şerit olarak kesilir, üzerine sıvı yağ sürülerek, şekerli tarçın serpilir ve çapraz olarak sarılır. Düğüm atar gibi, kapanma yeri alta gelecek şekilde uçları birleştirilir.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır ve 150-160 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.
* Fırından çıkarılmış çöreğin ilk sıcaklığı çıkınca, üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN:)


                   

Pazar, Haziran 28, 2015

Tepsi Oruğu...Sini Köftesi... Adı her neyse:)) Çok güzel bir lezzet...





Hangi aşamalardan mı geçtim? Ayrıntılar aşağıda...

Hamurun yarısını tepsinin altına döşüyoruz...


Hazırladığımız iç malzemeyi üzerine yerleştiriyoruz...


Tepsinin boyunda kestiğimiz 2 adet yağlı kağıt arasında, hamurun kalan yarısını açıyoruz...


İkinci katı, döşediğimiz harcın üzerine yayıyoruz...


Sini köftesini porsiyonluyoruz ve üzerine küçük tereyağ parçaları yerleştiriyoruz. Artık fırınlanmaya hazır ve tabii ki az sonra yemeye:)))



                   Arkadaşlar yaklaşık bir aydır paylaşımda bulunamıyorum. Bir proje için kızıma destek veriyorum. 15 Temmuz'a kadar sürecek, zamanla sınırlı bir iş. Bu nedenle affınıza sığınıyorum ama yapabildiklerimi resimleyip biriktiriyorum. Dönüşüm muhteşem olabilir:)) Şaka şaka kendi halinde imalatlar işte...
                   Bu muhteşem lezzetin tarifine geçeyim.

Gerekli malzemeler:

Hamur malzemeleri:
- 400 gr esmer köftelik ince bulgur
- 2 yemek kaşığı biber salçası
- 3 yemek kaşığı un
- 2 su bardağı sıcak su
- 2 adet iri patates (yaklaşık 350 gr)
- 1 yumurta sarısı
- 2 tatlı kaşığı kimyon
- Tuz, karabiber, pul biber,
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ

İç harcı:

- 400 gr az yağlı kıyma
- 2 adet iri soğan
- 1/2 çay bardağı riviera yağ
- yarım demet maydonoz (İnce kıyılmış)
- 3/4 su bardağı ceviz içi (iri dişler halinde)

Yapılışı:

* İç harcı oluşturmak için, Soğanlar minik küpler halinde doğranır ve yağda pembeleştirilir.
* Kıyma ilave edilir ve suyunu salıp çekene kadar kavrulur.
* Ilındığı zaman, içine ceviz ve ince kıyılmış maydonoz ilave edilerek, bir kenara alınır.
* Köftelik bulgur, sıcak su ile ıslatılır.
* Patatesler haşlanır ve ezilerek, bulgura eklenir.
* Biber salçası, un, yumurta sarısı, sıvı yağ, ve baharatlar da eklenerek yoğrulmaya başlanır.
* Macun kıvamına gelene kadar (arada ellerimizi suya batırarak) yoğrulmaya devam edilir.
* Hamur oluştuğunda, eş iki parçaya ayrılır.
* Yarısı, tepsinin altına döşenir ve araya harç yerleştirilir.
* Kalan hamur, iki yağlı kağıt arasında ince açılır ve harcın üzerine kapatılır.
* Porsiyonlara ayrılır. Her porsiyonun üzerine birer küçük parça tereyağı koyulur.
* 200 derece fırında kızarana kadar yaklaşık 30-35 dakika pişirilir.  (Hamurun kalınlığına göre pişme süresi değişebilir. Benim hamurum 1 cm kalınlığındaydı)

AFİYET OLSUN:)

Perşembe, Mayıs 14, 2015

Günlerden... Elmalı Kurabiye...




                         Havalar ısındı. "Nilgün kaçar" diyerek, sabah saatlerinden itibaren atıyorum kendimi sokaklara. "Ne yapıyorsun onca saat?" diye soracak olursanız, cevabım, "Kafamı gezdiriyorum" olacaktır. Kuzumun, köfteleri, taze yoğurdu ve köftelerinin yanında yiyeceği mamaları hazırsa, evin de tozu mozu:) alınmışsa, ne yapayım evde oturup, kışın oturduklarıma sayarım olur biter. Böylelikle akşam saatleri içinde enerji birikimi yapabiliyorum.:)
                         
                        Akşam saatleri için enerjiye neden bu denli ihtiyaç var?:)) Merak edenler için söylemeliyim. Kuzumun karşısında  tam tabiriyle, " deli gullabeciliği" yapıyoruz.:)) Evimizin babası Japonya'da efendim:)) Vay ki ne vay... Daha seyahat başlamadan, kaç ev alarm durumuna geçtik, bir anlatsam inanmazsınız. Evler yetmedi, okula öğretmenine bile haber uçurduk.:( Sanki evde başka kimse kalmamış gibi gözümüzün içine baka baka ağlıyor. Şu seyahat hayırlısı ile bitse de, ben de dilediğim adakları yerine getirsem. Gündüz okul, arkadaşlar falan derken geçip gidiyor ama gece sorunluyuz. Uyuyana kadar o önde, biz arkada keyfine göre hareket etmeye çalışıyoruz.
                   
                     "Sayılı gün, çabuk geçer " derler:)) İnşallah.... diyerek, okuldan döndüğünde, biraz yormak, biraz da unutturmak için parka götüreceğim.:) Elmalı kurabiye iyi gider, hem de kuzucuğum sever diyerek, bir kocaman tabak hazırladım. tarifini size de vereyim isterseniz:)

Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta sarısı (Oda sıcaklığı)
- 125 gr Tereyağ (oda sıcaklığı)
- 3/4 Küçük çay bardağı sıvıyağ
- 1/2 su bardağı pudra şekeri
- 1/2 paket kabartma tozu
- 2 yemek kaşığı yoğurt (tepeleme)(oda sıcaklığı)
- 1 Tatlı kaşığı tarçın
- 1 çay kaşığı toz karanfil
- 3 su bardağı un

İç malzemesi:
- 2 ekşi elma
- 3/4 su bardağı toz şeker
- 1 çay bardağı kuru üzüm
- 2 adet çubuk tarçın

Yapılışı:

* Elmalar rendelenir.
* İçine şeker, çubuk tarçın ve kuru üzüm eklenerek su salıp, çekene kadar pişirilir.
* Oda sıcaklığındaki; yumurta, tereyağ ve yoğurt ile sıvı yağ karıştırılır.
* Un, kabartma tozu,pudra şekeri ve baharatlar sıvı malzemeye ilave edilerek. ele yapışmayan ancak yumuşak bir hamur tutulur.
* Hamur buzdolabına kaldırılarak 1 saat kadar dinlendirilir.
* Hafif unlanmış bir tezgaha yarım santim kalınlığında açılarak, bir bardak ağzı ile kesilir.
* Soğumuş iç malzeme, hamurların ortasına konularak, üstlerinden kapatılır.
* Önceden ısıtılmış, 160 derece sıcak fırında, kurutmadan pişirilir.
* Üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN .:)
                       

Cuma, Ocak 02, 2015

Perde Pilavı...Bloğum 3 yaşına basıyor...:))

                                 Yeni yılın ilk günlerini çok seviyorum:) Hem yeni yıla girmiş oluyoruz, hem de bloğum yeni yaşına basmış oluyor. Kutlamalar birlikte oluyor desem yalan olmaz. Üstelik bu yıl Mevlit Kandili de aynı tarihe geldi. 


                       "Kesildiğinde nasıl oluyor ?" derseniz, Aynen aşağıdaki gibi...


                          Kuzumla ikimiz; her yazımda, neredeyse varız:))) Bize bu yıl da katlandığınız için teşekkürler sevgili dostlarım.

                  Eskiye dair anılarım, evimin öz hikayeleri , özlemlerim, hayallerim ve beklentilerim ile süslemeye çalıştığım tariflerimle bir yılı daha geride bıraktım.:) Tam iki yılı devirmişiz sevgili arkadaşlarım. Acısı, tatlısı, hüznü, eğlencesi ile dopdolu tam 730 gün.:) Öyle güzel dostluklar kuruldu ki anlatmakla bitmez. Görmeden sevdiğim, görüpte kardeş yerine koyduğum, canım sıkıldığında sıcacık yorumları ile ilaç gibi gelenler, kimler...kimler...kimler...
                 Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hayatıma kattığınız renk için, emeklilik günlerimde beni canlı tutup, hala yaptıklarımın işe yaradığını hissettirdiğiniz için, kızımın gelinliğini dikerken beni motive ettiğiniz için, kısacası varlığınız bana güç veriyor. Yüzlerinizi görmemiş olsamda, Bir gün  yola çıkarsam, Türkiye'nin dört bir yanında...Çok iddialı ama:))) adını sayamayacağım kadar çok ülkede kapısını huzurla çalacağım dostlarım olduğu için çok mutluyum. Benim size olan etkilerimi bilemiyorum ancak; bugüne kadar hiç olumsuz bir eleştiri almadığıma göre...Sanıyorum seviliyorum:))) Ama... Ben de sizleri çok seviyorum. Hep baktığım yerde olun ne olur, yüzlerinizi göremesemde yazdığınız yazılar benim için çok önemli...Mevlit Kandiliniz kutlu olsun.Sevgiler kucak dolusu.

Hadi size perde pilavının tarifini vereyim.:)

Gerekli Malzemeler:

Pilav için gerekli olanlar:

- 2 Su bardağı pirinç
- 1/2 çay bardağı kuş üzümü
- 1/2 çay bardağı dolmalık fıstık
- 2 Büyük soğan (Küçük küpler halinde doğranmış)
- 2 orta boy havuç
- 3/4 çay bardağı sıvı yağ
- 500 gr haşlanmış ve didiklenmiş tavuk kalça ( bütün soğan, havuç,kereviz sapı ile haşlanmış)
- 3 Su bardağı sıcak su (1/2 su + 1/2 tavuk haşlama suyu)
- 1 Tatlı kaşığı yeni bahar
- 1/2 çay kaşığı tarçın
- 1/2 çay kaşığı karabiber
- Tuz ( Her evde farklı kullanıldığı için kendi ölçünüzü ayarlamalısınız)

Hamuru:

- 1 Yumurta
- 1 Çay bardağı yoğurt
- 1 Çay bardağı sıvı yağ
- 1 yemek kaşığı margarin
- Tuz
- Un (kulak memesi kıvamında) gerçekten ölçmeyi unuttum:))))

Yapılışı:

* Derin bir kaba, hamur için gerekli sıvı malzemeler koyulur ve azar azar un ilave edilerek kulak memesi kıvamında bir hamur tutulur.
* Hamur buzdolabı poşetine konularak, 1 saat kadar dinlendirilir. (Pilav pişene kadar)
* Küpler halinde doğranmış soğan kavrulur. Suda bekletilen kuş üzümü ve dolmalık fıstık ilave edilerek kavrulmaya devam edilir.
* Rendelenmiş havuç ilave edilerek biraz daha kavrulan karışıma, yıkanıp nişastasından arındırılmış pirinç ilave edilerek, pirinçler şeffaflaşana kadar kısık ateşte çevrilir. (Pirinçlere zarar vermeden karıştırılmalıdır.)
* Su ve tavuk suyu karışımından oluşan sıvı pirinçlerin üzerine verilir. Tuz ve baharatları ilave edilerek, pirinçler suyunu çekene kadar pişirilir. Üzeri örtülerek demlenmeye bırakılır.
* Buzdolabında dinlendirilen, hamur 0,5 cm kalınlığında açılır ve yağlanmış fırın kabına kenarlarından sarkacak biçimde yerleştirilir.
* Demlenen pilava, sebzelerle haşlanan ve didiklenen tavuk parçaları ilave edilerek karıştırılır.
* Karışım, hamurla kaplanan fırın kabına dökülür biraz bastırarak yerleştirilir.
* Kenarlardan sarkan hamurlar pilavın üzerine kapatılır ve sıcak fırına atılır.
* Hamur pembeleştiğinde, fırından alınır, servis kabına ters çevrilir ve üzerine, tereyağında çevrilmiş bademler dökülür. Gerisi size kalmış:)))


AFİYET OLSUN::)

Cumartesi, Kasım 29, 2014

Karanfilli Kurabiye... Ben masumum:)))


                  Ben masumum, yemedim sadece tattım ucundan azıcık...:)))  Bu da oğlumun iş yeri arkadaşlarına giden ve geçen gün yazdığım çöreğin yanında hazırlanan lezzet.
                  Griple uğraşıyorum bu aralar, "bana değmeden, geçip gidiyor" diyordum ama bu sefer hatırı kalmasın diye uğradı galiba:( Burnum tıkandı...Boğazım batıyor ve benim bademciklerim yok:( Doğruca aşağıya iniyor lanet olası...

Hemen tarife geçiyorum.

Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta
- 1/2 Su bardağı pudra şekeri
- 1/2 Su bardağı Mısır nişastası
- 125 gr tereyağ (oda ısısında)
- 125 gr Çiğ krema (oda ısısında)
- 1 tatlı kaşığı Toz karanfil
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1/2 paket kabartma tozu
- 2 +1/2  Su bardağı Un  (unun cinsine göre 1/2 bardak daha eklenebilir.)

İç malzemesi:

- 3 Büyük yeşil elma (Mayhoş)
- 2 Avuç üzüm ( yaklaşık 1 çay bardağı)
- 8 yemek kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı toz karanfil
- 1 çay kaşığı tarçın

Üzerine serpmek için, pudra şekeri

Yapılışı:

* Elmalar rendelenir üzerine yıkanmış üzümler ve şeker ilave edilerek kaynatılır.
* Suyunu çekene kadar pişirilir.
* Karışıma baharatları ilave edilerek, oda ısısına gelene kadar soğutulur.
* Hamur için, yumurta, yağ ve çiğ krema karıştırılır.
* Hamurun tüm kuru malzemeleri de, elenerek havalandırılır ve sıvı karışıma eklenir.
* Oluşturulan hamur, buzdolabında en az 1 saat dinlendirilir.
* Dinlenen hamur, merdane ile açılarak küçük üçgenler kesilir, iç harçları koyularak, sarılır.
* 160 derece önceden ısıtılmış fırında, üzeri beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* İlk sıcaklığı çıktıktan sonra, pudra şekeri serpilerek servise alınır.

AFİYET OLSUN.

Salı, Ekim 28, 2014

Top Kekler Hazır...:)

 Alet işleyecek, el övünecek...:)))


Ceydacığım mutfağa olan merakımı çok iyi biliyor. Yeni ürün geldi mi:))) Hoppp evimizde.


Acele hamur yapılacak ve top kekler süratle pişirilecek:)) Sadece 5 dakika...



Durun şu çubukları da takalım süslenmeye gidecekler...



Hanımlar makyaj yapar da, bu kekler süslenmeden çıkar mı ortalığa ? Hayırrrr:))


Bunlar da Hindistan cevizlileri...



                       Çocuklar kadar, büyükler için de ilginç küçük kekler. Süslü mü süslü, albeni müthiş.:)) İştahsızlar için biçilmiş kaftan... Kilo alabilenler için kabahatli.:))) "Az yesem mi acaba" diyenler için tehlikeli... :)) Başlayınca; "bir ondan, bir bundan" derken, en az çeşit sayısı kadarı midede...:)))
                       Benim suçum yok. Bu makine hediye geldi kullanmasam olmaz.:) "Bari bir şeyler yapayım"derken bu manzara çıktı ortaya. Tarifi isterseniz aşağıda:))

Gerekli Malzemeler:

- 150 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
- 150 gr toz şeker
- 1 paket kabartma tozu
- 2 yumurta (Oda sıcaklığında)
- 1 tutam tuz
- 300 gr Un
- 250 ml Süt
- 1 Tatlı kaşığı karanfil tozu
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1 çay bardağı meyve kurusu

Süsleme için gerekli malzeme:

- Çikolata, Süsleme şekerleri, Hindistan cevizi, Fıstık ve fındık tozları

Yapılışı:

* Şeker ve yumurta beyazlayıncaya kadar çırpılır.
* Un, tuz, karanfil tozu, tarçın ve kabartma tozu elenerek havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ yumurtalara ilave edilerek çırpılmaya devam edilir.
* Süt ve kuru karışım, iki aşamada, yumurtalı karışıma eklenir ve çırpma işlemine devam edilir.
* Son olarak, kuru meyve karışımı, bir spatül yardımı ile eklenir.
* Hazırlanan karışım, top kek makinesine dökülür ve her seferinde 12 adet top kek, 5-6 dakikada pişirilir.
* Süslemesi konusunda, evinizde ve hayalinizde ne varsa kullanın.:))

AFİYET OLSUN.



Pazar, Eylül 14, 2014

Gömlekte Etli İç Pilav Tarifi...


Fırında kızardıktan sonra servise hazırlar...


Fırınlanmadan önceki görüntüyü hatırlayalım...


Gelin kızımın evinden iki kare:) Ellerine sağlık kuzucuğum.





                Söz verdiğim üzere, kuzu gömleğinde etli iç pilav tarifine geçiyorum.

Gerekli Malzemeler: 12 porsiyon

- 3 Adet Kuzu gömleği ( Mümkün olduğunca ince olanları)
- 1 Çay bardağı sirke

- 750 gr az yağlı Kuzu küçük kuşbaşı et
- 1 Adet soğan
- 2 Büyük su bardağı pirinç
- 2 Adet Soğan ( küçük küpler halinde doğranmış)
- 1/2 çay bardağı çam fıstığı
- 1/2 çay bardağı kuş üzümü
- 1+1/2 Büyük su bardağı sıcak et suyu
- 1+1/2 Büyük su bardağı sıcak su
- 1+ 1/2 tatlı kaşığı yeni bahar
- 1/2 tatlı kaşığı karabiber
- Yeterince tuz (kendi damak zevkinize göre)

Üzeri için gerekli malzeme:

- 2 Yumurta sarısı
- 2 yemek kaşığı yoğurt

Yapılışı:

* Kuzu gömlekleri, yıkanır ve ılık suda 2 saat kadar açılması için bekletilir.
* Açılan kuzu gömleklerinin süzülür ve tekrar bir çay bardağı sirke ilave edilmiş ılık suda 1 saat daha bekletilir.
* Kuzu etleri, küçük küpler halinde doğranmış  bir adet soğan ile mühürlenir ve yarım su bardağı su ilavesi ile  yumuşayıncaya kadar pişirilir.
* Pilav için kalan iki adet soğan doğranır, yarım çay bardağı sıvı yağ ile fıstık ve üzümü ilave edilerek kavrulur.
* Nişastasından yıkanılarak arındırılan pirinçler ilave edilerek kavrulmaya devam edilir.
* Pirinçler şeffaflaştığında, sıcak et suyu, su, tuz, yenibahar, karabiber ve pişmiş etler ilave edilerek pilavın yapılışı tamamlanır ve demlenmeye bırakılır.
* Sirkeli sudan alınan, kuzu gömleklerinin ince bölümleri bir mutfak makası yardımıyla, (yaklaşık) 15' er  cm lik parçalara ayırılır. ( Bu işlem porsiyonlayacağınız pilavla doğru orantılıdır) Kuzu gömlekleri bütün olarakta sarılabilir. Ancak servis sırasında kolaylık sağlaması açısından porsiyon olarak hazırlanmasını öneririm.
* Parça kuzu gömleği bir çukur tabak içine yayılır ve içi pilavla doldurulur ve sarılarak kapatılır.
* Tabak ters çevrilerek, yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilir.
* Üzerine yumurta sarısı ile çırpılmış yoğurt sürülerek, 200 derece sıcak fırında kızarana kadar pişirilir.

Not: Kızartma sırasında gömlekten eriyen yağ bir kaşık yardımıyla alınmalıdır.

Deneyecekler için AFİYET OLSUN.:)

Cuma, Eylül 12, 2014

Kuzu Gömleğinde Etli İç Pilav... Bir Rumeli Klasiği Daha...

                   Yumurtası sürülecek ve fırına girecek...Artık hazırız.:)) Yeni gelinin evinde, aile toplantımız gerçekleşecek. Aile büyükleri davetlisi... Kızlarım yemek yapmayı çok erken yaşlarında öğrendiler ama bu yemek babaannemden hatıra, çok sık yapılmaz ve ancak kalabalıkla yenilir. Bayram sofralarının vazgeçilmezlerindendi.:( Artık o sofralar, daha az kuruldukları için, benim katkım sadece bu yemek.:)) Gerisi gelin kızın ellerinden öper EvvelAllah:))) 


               Aşamalarımızı bu postta fotoğraflayacağım, tarifini merak edenler için piştikten sonraki fotoğrafı ile vereceğim. Az sabır hafta sonu yazarım.:))) Sevgili Jülide kulaklarını çınlattım yaparken, mailde yazmıştık bu yemeği ve "bir gün belki yaparsınız" demiştin:)) Gün bu günmüş...


                Önce etimiz pişti ve pilavın soğanı, fıstık ve üzümü kavruldu. ( Kuzu ciğeri ile de yapılır.)


                      Pilavımız pişiyor...


Gömlekler açılması için bekletildikleri ılık ve sirkeli sudan çıkarıldı. Doldurulmaya hazır...

Aşamalarımız böyle... Teferruatlı bir yemek. Dediğim gibi; eski bayram sofralarının baş tacıydı. Babaanneciğim, anne ve babacığım nurlarda yatın sizi anarak ama özlemle bu akşam ailemizin, babalarını ve annelerini ağırlayacak gelin kızım.:) Mutlu yuvaları için sizlerde dualarınızı eksik etmeyin.

Salı, Ocak 07, 2014

Muhammara...Yeni Yıl soframız...:))

YILBAŞI SOFRAMIZI HAZIRLIYORUZ... Sofra örtümüz, anneciğimin lohusa yatağının, beyaz işle çalışılmış el emeği  kenar etekleridir. Kızlarıma, sofra örtüsü olacak biçimde paylaştırdım. Anneannelerinin hatırası, özel sofralarımızda hayat buluyor...



YEMEKLERİMİZİ YERLEŞTİRMENİN ZAMANI GELDİ GALİBA...


NELER Mİ YAPTIK? İMECE USULU BİR ÇALIŞMA YAPTIK:))))

MUHAMMARA...



ÇERKEZ TAVUĞU...



HUMUS...


PATLICAN SALATASI...



FAVA...



FASULYE PİYAZI...



      Bu da bizim yeni yıl soframızdı.:) Dilerim Tanrı daha uzun yıllar bu sofralardan kurabilmeyi ve ağız tadıyla hep birlikte yemeyi nasip eder.:)  Elimizin, bilgimizin,gücümüzün yettiğince karınca kararınca hazırlandık. Kardeşlerim; Jalem, zeytinyağlı yaprak dolması , içli köfte ve kızartma tabağıyla, Serpilciğim de ravaklı kızartma ve özel böreği ile soframıza destek verdi.:)) Çoğu; hepiniz tarafından yapımı bilinen mezeler, sırayla Nilgünce yorumları ile tariflerini vereceğim.:) Mutfağa yeni giren kardeşlerimize ve kızlarıma arşiv oluşması açısından:)) Bu arada kızlarımın hakkını yememem lazım. Daha önce de anlatmıştım, yoğun çalıştığım yıllarda, özel derslerimden çıkıp, eve varış saatlerimin geç olması nedeniyle, yemek yapmayı üstlendiklerinden, çoğu yemeği gözleri kapalı yapabilirler.:)) Ama, artık evdeyim diye ben yapmaya çalışıyorum. Muhammara güzel mezelerden biri, acısı ve cevizi yerinde olunca ve ben de mide ilacımı almış olursam:))) Benden kaçamaz.:) Arap Salatasına görüntüde çok benzer. Arap salatasını  da bir gün anlatmaya çalışırım. Ayrı bir yazıda...

MUHAMMARA

Gerekli malzemeler:

- 3 Adet közlenmiş kapya biberi
- 2 yemek kaşığı biber salçası
- 4 diş sarımsak
- 1 su bardağı Ceviz içi (İnce çekilmiş)
- 3 dilim ekmek içi (bayat ekmeğiniz yoksa galeta unu koyabilirsiniz)
- 1/2 çay bardağı zeytinyağ
- 1 tatlı kaşığı kimyon
- 2 tatlı kaşığı pul biber
- 3-4 yemek kaşığı nar ekşisi
- 1 tatlı kaşığı tuz (Tuz miktarı isteğinize bağlı)

Yapılışı:

* Ekmek içi ve ceviz içi robatta incecik çekilir.
* Kapya biberi de robotta çekilir. (Esasında baş biber denilen çok acı bir kırmızı biberle yapılıyor:) Ancak onu yiyebilmek herkesin harcı değil:)))
* Çekilen kapya biberlere, çekilmiş ceviz ve ekmek içleri ilave edilir.
* Sırasıyla, biber salçası, baharatlar, dövülmüş sarımsak, nar ekşisi ve zeytinyağ ilave edilerek, homojen bir karışım olana kadar karıştırılır.

Muhammaramız hazır. AFİYET OLSUN:)

Çarşamba, Haziran 26, 2013

Kuru Meyveli, Baharatlı ve Çikolatalı Kurabiyeler








                         Florentine kurabiyelerin Nilgün'ce yorumu da diyebiliriz. Çikolata ve karanfili birlikte hiç denediniz mi? Çikolata + Whisky, Çikolata + Kahve, Çikolata + Likör, Çikolata + portakal için " evet" dediğinizi duyuyor gibiyim. Peki çikolata ve baharatlar konusundaki düşünceleriniz? Ben, bu ikiliye fena kafamı taktım.
                        Baharatlar ve çikolata, serüvenime toz karanfil  ile başladım. Sırada... kırmızı biber, tarçın, zencefil ve kakule ile  olan birliktelikler var. Sonunda ya ben pes edeceğim, ya da benim tadım ekibim.:) Hoş şimdilik hayatlarından oldukça mutlu görünüyorlar. Baharatların gizemine çok inandığımdan daha önce de bahsetmiştim . Çikolata ise başlı başına bir gizem yumağı... Neden yediğimizde mutlu oluruz?  Neden metabolizmaya canlılık verir?  Neden en mutlu günlerimize eşlik eder? Neden bir dostumuzu ya da sevdiğimizi memnun etmek için armağan olarak ilk aklımıza o gelir?  Bunca nedenin, mutlaka kimyasal ve sosyolojik açıdan değerlendirmeleri vardır ama benim sade suya bir vatandaş olarak tek söyleyebileceğim... " Zulada çikolatam var... Öyleyse yaşıyorum" demek olacaktır.
                     Uzun süredir, hem sıcaklar nedeniyle, hem de ülkemizdeki tatsız ve iç yakan olaylar nedeniyle, benim kafa dağıtma mekanım olan Eminönü'ne gidemiyorum.:(  Baharatlarımı ve kuvertür çikolatalarımı oradan aldığım için de stoklarım erimeye yüz tutmaya başlamıştı. Benim yedeklerimin olmaması demek, elimin ayağımın prangalanması demektir.:(  Bir kısım malzeme yedek buzdolabında bekler. Eskilerin deyimiyle; "Kötü gün akçesi" gibi.:) "Dur bakalım neler var?" diye baktığımda, defineye ulaştım.:) Malzeme bana yazı geçirtir.:))) Neyseki bizim küçük eller, özel poşetlerindeki malzemeleri kestiremediği için tırtıklayamamış.:)) İşte bu kurabiyeler, küçük buzdolabımın destekleriyle hayat buldu, sonra da kendilerini  midemizde buldu...


Gerekli Malzemeler:

- 250 gr  Tereyağ
- 100 gr Toz badem
- 1 + 1/2 Tatlı kaşığı toz karanfil
- 3 Su bardağı Un
- 3/4 Su bardağı Pudra Şekeri
- 1/2 Su bardağı Mısır Nişastası

Üstü süsleme için gerekli Malzeme:

- 100 gr Sütlü çikolata
- 1 tatlı kaşığı toz karanfil
- 100 gr Karışık kuru meyve
- Bir avuç Çiğ badem ve Antep fıstığı

Not: Hamur için gerekli malzeme temel kurabiye hamuru olup, toz badem, toz fındıkla, toz karanfilde diğer baharatlarla değiştirilebilir.

Yapılışı:

* Tereyağ küp küp doğranır.
* İçine pudra şekeri ilave edilerek, krema haline getirilir.
* Toz badem, un, mısır nişastası ve toz karanfil ilave edilerek, hamur oluşturulur.
* Elde edilen hamur, 4-5 cm çapında  rulo haline getirilir ve buzdolabı poşetine konularak, 30 dakika kadar buzdolabında dinlendirilir.
* Hamur dinlendiğinde, keskin bir bıçakla (her seferinde sıcak suya batırılıp, kurulanacak) 0,5-1 cm arasında, dilimlenmeli ve yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirilmelidir.
* 170 derece sıcak fırında altları pembeleşinceye kadar pişirilmelidir. (Henüz yumuşakken çıkarılmalıdır, soğudukça sertleşir.) Fırına göre 10-15 dakika aralığı yeterlidir.

Soğuyan kurabiyelerin üzerine, benmaride eritilmiş ve toz karanfille tatlandırılmış çikolata sürülür,  kuru meyve,badem ve fıstıkla süslenir. Çikolata donana kadar buzdolabında bekletilir.


AFİYET OLSUN.


                     

Salı, Şubat 19, 2013

Tarçınlı Zencefilli Ve Karanfilli Kurabiyeler






        Tarçın, Karanfil ve zencefil... Bu üç baharatın tılsımlı olduğuna inanıyorum. Eklendiği her şeye başka bir lezzet veriyor.    Biraz mistik... Sanki geçmişten bir şeyler hatırlatıyor. Ama geleceğe de, geçmiş kadar yakın:)) Bilirsiniz... karanfil;  tanesi ve şekliyle, yazmalarımızın oyalarında  bile hayat bulmuştur. Mutfağa ve sofraya olan uyumuna gelince... Ta Osmanlıdan, günümüze et  yemeklerinden, tatlılara kadar  aroması  ile her bir yiyeceğe ayrı lezzet ve rayiha katmıştır.  Daha evvel de bahsetmiştim, tarihi olan herşeye karşı saygım çok büyük. Bunca zaman unutulmadan, modası geçmeden, nesilden nesile devinmiş olan bu baharatları, hala kullanıp hakkında övgüler sıralayabiliyorsak, "vardır bir hikmeti" demek en doğrusu herhalde. :) Tarçını; sütlü tatlılardan, fasulye pilakisine...kurabiyelerden, likörlere kadar kullanırken elimi hiç titretmedim. :) Hatta şekere olan zaafım ve ailemde olan diyabet yatkınlığı nedeniyle, tatlıya olan düşkünlüğümü bastırmaya yarayan tek baharat diyebilirim. Demlerken  çayınızın  içine bir çubuk katarsanız, şekere ihtiyaç bırakmıyor. Kurabiyelerde; şeker miktarını düşürüp , tarçın ölçüsünü arttırırsanız, aradaki şeker eksiğini kapatıyor. :) Böylesine bir mucize işte... Bu kurabiyeler, tarçın sever bir oğluma gönderilmek üzere hazırlandı... Fatihciğim anneciğin uzakta olabilir... Yerini tutamam ama idare ediver işte... Sevgiler. Afiyet olsun. :)

Malzemeler:

- 125 gr Tereyağ (Oda sıcaklığında)
- 100 gr Margarin (Oda sıcaklığında)
- 125 gr Pudra Şekeri
- 1 Yumurta (Oda sıcaklığında)
- 1 Çay bardağı Mısır nişastası
- 3,5 Su bardağı Un
- Tarçın, zencefil, toz karanfil


Yapılışı:

* Margarin , tereyağ ve yumurta hafifçe çırpılır.
* Pudra şekeri ilave edilir ve çırpılmaya devam edilir.
* Un ve mısır nişastası elenerek havalandırılır.
* Sıvı olan karışıma eklenerek yoğurulur ve ele yapışmayan orta sertlikte bir hamur elde edilir.
* Hamur üç parçaya ayrılır, her bir parça 1 tatlı kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı (silme) toz karanfil, 1 tatlı kaşığı zencefil ilavesiyle ayrı ayrı yoğurulur ve buzdolabında 1 saat dinlendirilir.
* Kopatlarla şekil verilerek, 160-170 derece ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişirilir.
* Süsleme için, Antep fıstığı tozu, kakao, bitter çikolata, yaban mersini marmelatı kullandım.

 AFİYET OLSUN :)