Sebze Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sebze Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Eylül 10, 2014
Yine, Yeni, Yeniden...Yeşil Domates Yemeği...
Yine turşu kurma zamanı... Semt pazarlarında, turşuluk malzemeden geçilmiyor. Ve benim en sevdiğim zeytinyağlı yemeğin vakti geldi çattı.:)) Anacığım yine sensiz ama seni hatırlayarak yaptım bu güzel lezzeti. Ve sensiz... seni anarak yiyeceğim. Zeyno, pek alışamadı bu lezzete ama Ceydoş bayılıyor biliyorsun. Çünkü; o, senin elinden yapılanı yeme şansına erişmişti.
Blog arkadaşlarımın, bilmeyenlerine de tanıştırdım bu güzel yemeği. Sağol anneciğim, dağarcığıma koyduğun bu tarif için...
Gerekli Malzemeler:
- 1 Kg Yeşil Domates
- 2 Adet Soğan
- 3 Tatlı kaşığı toz şeker
- 1 Tatlı kaşığı tuz (Kendinize göre ayarlayabilirsiniz)
- 1/2 Çay bardağı pirinç
- 1 Limon suyu
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ
- 4 yemek kaşığı Sızma Zeytinyağ
Yapılışı:
* Küçük küpler halinde doğranan soğan, sıvı yağ ile pembeleştirilir.
* Tuz, şeker ve limon suyu ilave edilir.
* Kuşbaşı doğranan domatesler, kavrulan soğanların içine atılır.
* Yıkanan pirinçleri üzerine serpilir ve az miktarda sıcak su gezdirilir.
* Domatesler yumuşayıncaya kadar pişirilir.
* Altı kapatılınca üzerine sızma zeytinyağ eklenir.
Çarşamba, Nisan 24, 2013
Karnıyarık
Akşam saatlerini hacı bekler gibi bekliyoruz... Annemiz işten dönecek, kapıdan içeri adımı atacak ve Cemre Kız şu talimatı verecek.:) " Sıkapiyi aç... babayla konuşacam.:))) Sağ olsun teknoloji... 2 yaşındaki çocuklarımızın bile kanına girdin ya...:))) Sikapi açılıyor... Babaya talimatlar veriliyor... Sipariş listesi geçiliyor... Sipariş derken:))) "Mama getir" diyor fıkaracık...:))) Çünkü babasının mama almaya gittiğini söylüyoruz küçük kuzuya.
Neyse oğlumcum; bugün itibariyle haftayı yarıladık.:) Darısı diğer yarının başına. Zor görevinde başarılar ve hayırlı dönüşler diliyorum senin için.:) Geldiğinde kutlama sofrası hazır olacak:)) Söz verdiğim pasta ve göz bebeğin sarmalar:) baş köşede bekleyecek:))))
Gerekli malzemeler:
- 300 gr Kıyma
- 2 büyük soğan
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ
- 5 Adet domates
- Maydanoz (birkaç dal ve isteğe bağlı)
- 5 Adet Bostan patlıcanı
- Domates ve sivri biber (Üzeri için)
- Tuz Karabiber
Yapılışı:
* Patlıcanlar alacalı soyularak, ortadan ikiye bölünür ve kızgın fırın içinde yumuşayıncaya kadar közlenir.
* Soğanlar küçük küpler halinde doğranır ve sıvı yağda pembeleşene kadar kavrulur.
* Kıyma ilave edilerek, kavurmaya devam edilir.
* Domateslerin kabukları soyularak küçük küpler halinde kesilip, kavrulan kıymaya ilave edilir. Suyunu salıp çektikten sonra tuzu, biberi ve ince kıyılmış maydanozları ilave edilir.
* İç malzeme, közlenmiş patlıcanların içine doldurulur, üzerine halka şeklinde doğranmış domatesler ve sivri biberler koyularak , biraz su ve yağ ilavesiyle pişirilir.
AFİYET OLSUN:)
Salı, Nisan 23, 2013
Patlıcanlı Pilav
Valla! ben sadrazam torunu falan değilim ama bu yemek padişahlardan, sadrazamlara tüm sofralarda haklı yerini bulmuş bir lezzet.:) Eğer damak tadıysa bu ünvanı verdirecek, o zaman kabul ediyorum sadrazamlarla aynı damak tadına sahipmişim.:) Bu işin şaka tarafıydı...:) Bu yemek dün yapılacaktı ama gezmekten yemek yapmaya fırsat bulamadım. Oğlumu yine iş seyahatine yolladık bu sabah.:( Patlıcanlı pilav da onun en sevdiği yemeklerden biridir. " Oğlumcuğum sen döndüğünde taze bir koca tabak seni bekliyor olacak" :) Yapmasaydım... Bu niyetle aldığım güzelim patlıcanlar, çöp olacaktı. "Affet". :))) Bu arada kızın, senin yerine mideye gönderiyor haberin ola! :)
Gerekli Malzemeler:
- 2 Adet Patlıcan
- 2 Su bardağı taze domates suyu
- 3 Su bardağı Pirinç
- 2 +1/2 Su bardağı kaynar su
- 2 Büyük soğan
- 2 Tatlı kaşığı yeni bahar
- 1+1/2 tatlı kaşığı tuz
- 1 Tatlı kaşığı toz şeker
- 3/4 çay bardağı sıvı yağ (yarım bitkisel sıvı+yarım sızma zeytinyağ olarak kullanıyorum)
- 1/2 demet ince kıyılmış dereotu
Yapılışı:
* Patlıcanlar küp küp kesilir , sıvı yağda kızartılarak bir kenara alınır.
* Soğanlar küçük küpler halinde kesilip, sıvı yağda kavrulur.
* Domates suyunun bir bardağı ilave edilerek, kavrulmaya devam edilir.
* Yıkanmış ve nişastasından arındırılmış pirinç, içine ilave edilerek kavurmaya devam edilir.
* Kaynar suyu, kalan domates suyu, tuzu , baharatları, şekeri ve kızartılmış patlıcanları ilave edilir.
* Altı kısılarak suyu çektirilir ve kapatıp demlenmeye bırakılır.
* Ilındığı zaman açıp, (patlıcanları zedelemeden) ince kıyılmış dereotu ilave edilir.
AFİYET OLSUN:)
Cuma, Nisan 12, 2013
Pırasa Mücveri
Pırasanın beyaz kısımlarını beğendiye kullandım... Peki yeşilleri ve aldığım ince pırasaları ne yapacağım dersiniz? :))) Elimde pırasa olsun yeter. Yapılacak çok şey var nasıl olsa. Bu mücver çeşidi de, benim büyük ailemin kış mücveriydi.:) Okula giderken annem ekmeğin arasına koyar, ben de öğlen yemek saatinin bir an önce gelmesi için dua eder dururdum:) Anlayın ne kadar sevdiğimi. Hatta bazen içine kavrulmuş kıyma da ilave ederdi.:)) Canım anneciğim ya! Ne çok uğraştırdık seni... Evet gelelim bu güzel mücverin yanı başında yer alan diğer malzemelere...
Gerekli malzemeler:
- 1/2 kg İnce pırasa (Yeşil bölümleri de doğranacak)
- 1/2 demet maydanoz
- 1/2 demet taze nane
- 1/2 demet dereotu
- 5-6 dal taze soğan
- 1 Büyük havuç
- 2 Yumurta
- 2 Yemek kaşığı Un
- 1 Çay bardağı sıvı yağ
- Tuz, karabiber, pul biber
Yapılışı:
* Pırasalar ve taze soğan ince ince doğranarak, sıvı yağda kavrulur. (Yüksek ateşte)
* Kavrulan pırasalara, rendelenmiş havuç ilave edilerek, kavurmaya devam edilir. Tüm suyu çektirilir. Altı kapatılarak, soğuması için kenara alınır.
* Yıkanmış maydanoz,nane ve dereotu incecik kesilir, tuz ve baharatları ile birlikte ılınmış malzemeye ilave edilir.
* Karışıma yumurtalar kırılır ve un ilave edilerek, koyu bir kıvam elde edilir.
* Yağsız tavaya peçete ile yağ sürerek (krep yapar gibi), kaşık kaşık dökülen mücverlerin her iki yüzü de kızartılır.
Not: İçine 200 gr kadar kavrulmuş kıyma da koyabilir ve yumurta adedini arttırabilirsiniz. O zaman da ayrı bir güzel olur...:) Benden söylemesi.:)
AFİYET OLSUN:)
Salı, Nisan 09, 2013
Enginar Salatası
Enginarın bir başka versiyonu... Bu enginar neredeyse çiğ.:)) Ancak, bir salata bu kadar güzel olabilir. Bu sebzenin faydalarını, hepimiz artık ezbere biliyoruz. Karaciğer hastalıklarında verilen ilaçların içeriği tamamen enginar özü... bunca faydası varken, ve... bilinirken, yememek hata olur.:) Enginarın; dolmasından, pilavına...zeytinyağlısından, püresine kadar her çeşidini denedim ama, neredeyse çiğ olan bu çeşidini ilk defa yapıyorum. Bu salata ile Eskişehir'de Mezze'de tanıştım. Çok başarılılar mezeler konusunda. Balık falan yiyemedim, sırf mezeler yüzünden:) Çünkü; yer kalmadı ne yazık ki...:)) Yapılışı çok basit, zaman konusunda da çok bonkör:)) Malzemelere gelince, evimizde çoğu zaman bulunabilecek şeyler. Biz çok sevdik, sizlerin de sevebileceğinizi düşünüyorum. İşte malzemeler;
- 3 Enginar
- 1 Limon
- 4-5 dal taze soğan
- Kornişon turşu (5-6 adet koydum. Enginarın lezzetinin önüne geçmemeli)
- 3 diş sarımsak
- 1 Avuç ince kıyılmış dereotu
- 1 Çay bardağı Sızma Zeytin yağ
Yapılışı:
* Enginarların üzerine çıkacak kadar su koyulur, içine bir tatlı kaşığı tuz ve yarım limon suyu sıkılarak, 7-8 dakika haşlanır. (Enginarlar sert kalacak)
* Enginarlar bir kepçe yardımıyla sudan çıkarılarak,ince ince doğranır.
* Sızma yağın içine; tuz, ince doğranmış kornişon turşu ve taze soğan, sarımsak rendesi , limon suyu ilave edilerek karıştırılır.
* İnce uzun doğranmış enginarlar, sızma yağlı karışıma atılır ve karıştırılır üzerine bol dereotu ilave edilir.
Not: Enginarın haşlama suyunu, soğutun ve için.:)))
Artık servise hazır. :))
AFİYET OLSUN :)
Perşembe, Mart 28, 2013
Soslu Kök Ispanak (Zeytinyağlı)
Bu aralar doğum günü, özel gün kutlamaları derken... Aldık başımızı gittik tatlılar diyarına.:)) İç sesim " Biraz frenle" dedi:)) Fazla umursamıyorum ama, arada bir kulak asmakta da fayda var. Evde tatlıya meraklı benden başka beş vatandaş var. Büyük kızım yaza hazırlıyor kendini ve Dukan diyeti ile mücadele veriyor.:) Küçük kızım haftanın dört günü nişanlısı ile spor merkezinin yollarını aşındırıyor.:)) Büyük damat.:))) O, yemeği çok sever. Şimdi yeni bir tatlı için yol gösterdi yakında vizyonda olacak.:) Küçük damadıma gelince...O, o kadar ince ki; ne yese zarar vermez.:)) En talihlimiz, Altancığım bu şartlarda. Cemrem, makaronlar bitince üzüldü.:) "Bir babaya.. bir sana" diye verdiğim makaronları, maalesef büyük bir ihanet içinde..." Hepsi bana" diyerek mideye gönderdi.:))) Tabii ki şeker oranı yüksek olduğu için, vitrin ... büfe sakladık ama, boş tabağı görene kadar direnmeye devam etti.:) Üstüne de, kök ıspanak pişirince, burun kıvırdı haliyle. Ne yapalım kuzucum? Her gün baklava, börek olmaz. Biraz da ıspanağa talim...:)))
Gerekli Malzemeler:
- 500 gr Kök ıspanak
- 1 Avuç pirinç ( yaklaşık 1/3 çay bardağı)
- 1/3 Çay bardağı sızma zeytinyağ
- Tuz
- 1/2 tatlı kaşığı toz şeker
Sos için gerekli malzemeler:
- 1 Su bardağı yoğurt
- 150 gr Keçi peyniri
- 2 diş sarımsak
- Nane ve pul biber
Yapılışı:
* Yıkanmış kök ıspanaklar, pirinç,tuz ve şeker ilavesiyle (çok az su katılarak) pişirilir. Pirinç, saldığı suyu çekecektir. Altı kapatıldıktan sonra sızma yağ ilave edilir.
* Üzerine yoğurt, ezilmiş keçi peynir, sarımsak ve nane -pul biber ikilisinin ilavesi ile lezzetlendirilmiş, sos gezdirilir.
AFİYET OLSUN:)
Çarşamba, Mart 27, 2013
Zeytinyağlı Enginar
Her yıl;40 tane yemeliymiş insanoğlu bu karaciğer dostu güzel sebzeyi...:) Bana kalsa; bu miktarı ikiye üçe katlarım. Katlamaya da çalışıyorum zaten. Eskiden olsa "ayıklaması zor" diye bahaneler uydurmak mümkündü.:) Anneciğimi biliyorum, saatlerce uğraşırdı sayısını bilemediğim enginarları ayıklarken. Gerçi yaprakları da çok derde deva... Onları da, evde ayıklandığında biriktirip, kaynatarak, suyunu içmek karaciğer için ayrı bir detoks. Genelde, çok bol taze soğanla sade olarak pişiririm bu güzelim sebzeyi. Ancak; küçümenim, "top top mama" dediği bezelyeleri çok sevdiği için bu sefer bezelyeli pişirdim rutin tekniğimden vazgeçerek.:)) Güzel de oldu. Yakışan arkadaşı, genelde iç bakladır. Ne yazık ki, bakla iki kızımda da yediklerinde alerjik reaksiyonlar oluşturduğu için, baklalı yapamıyorum. Daha doğrusu kuru bakla haricinde, bakla ile yemek yapamıyorum. :( Favayı da sevmiyorlar zaten. Onu şahsıma mahsus pişiriyorum.:) Olsun varsın, bakla zaten süresi çok kısa bir sebze... Yaz aylarına göz kırptığımız şu günlerde bizi bir çok sebze bekliyor yapılmak üzere...:) Taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, patlıcan,domates,marul... Hepsi birbirinden güzel ve lezzetli. :) Yaz aylarını sıcakları nedeniyle sevmememe rağmen, sırf bu güzellikler için beklemedeyim.:) "E hepsi var zaten, çarşıda pazarda" dediğinizi duyar gibiyim. Ben güneşte büyüyenleri seviyorum, sera şartlarında olanları değil...
Gerekli Malzemeler:
- 7 Adet enginar
- 1 Demet taze soğan
- 1 Su bardağı bezelye
- 1 Tatlı kaşığı Tuz (Miktarı size bağlı)
- 3 Tatlı kaşığı toz şeker
- 1 Limon suyu
- 1/2 Çay bardağı Sıvı yağ
- 1/2 çay bardağı Sızma zeytiyağ
- 1/2 demet dereotu
Yapılışı:
* Taze soğanlar ince ince kıyılarak, sıvı yağda kavrulur.
* Bezelyeler, kavrulmuş soğanlara ilave edilir.
* Tuzu ve şekeri ilave edilir.
* Limonlu suda bekletilmekte olan enginarlar yıkanıp, tencereye yerleştirilirken bezelyeler enginarların içine yerleştirilir.
* Bir su bardağı sıcak su ve limon suyu üzerine gezdirilerek, pişmeye bırakılır.
* Sızma zeytinyağ altını kapattıktan sonra üzerine gezdirilir.
* Soğuduğunda, kıyılmış bol dereotu ile süslenir.
AFİYET OLSUN:)
Çarşamba, Şubat 13, 2013
Barbunya Fasulyesi
Yaz ayları geldiğinde; sıcakların artmasıyla birlikte, yemek konusunda ailenin tüm fertleri sorun yaşamaya başlar. Sıcak yemeğe burun kıvıran kıvırana :) Ben de beş yıldızlı tatil köylerinden örnek alıp, üç yıldızlılarla başa çıkacak, zeytinyağlı ve salata sofrası kuruyorum. :) Tabağını alan, mutfak tezgahının başında, Allah ne verdiyse alıp, dilediğince karnını doyuruyor. Geçen yaz küçük kuzum, henüz tüm salata çeşitlerine, bizimle birlikte iştirak edememişti ama bugünün sinyallerini vermeye başlamıştı. :) Yoğurdu sade olarak yemeyen çocuk, kabak salatasının yanındaki sarımsaklı yoğurda hayır demiyor, turşuların ucundan tattırdığımızda, gerisini önünden nasıl kaçıracağımızı şaşırıyorduk. Allah kısmet ederse bu yaz Cemrem de sofradaki yerini alacak. :) "Yaz sofralarının vazgeçilmezi nedir?" diye sorsalar, hiç düşünmeden "Barbunya fasulyesi" cevabını veririm. Zaten temmuz ayından başlayarak, ekim ayının sonuna kadar yani barbunyalar pazar tezgahlarından çekilene kadar, bir hafta çalı, bir hafta barbunya, bir hafta taze fasulye gibi bir dönence içerisinde sofraya geliyorlar.:) Tabii ki; Eylül ayı da bu güzel sebzenin bendeki stoklanma ayı. :) Torba torba alıp, televizyonun karşısına geçiyorum hem söyleniyorum, hem ayıklıyorum. :) Ama; Ocak Şubat aylarında yerken de, "Aferin bana" diyorum.:)) Yine buzluğa müracaat ettim bugün... Havayı güneşli gördüm ya...:) Küçük organizerimin altıda, yine yaz imalatı domates ve kırmızı biber karışık pürelerimle dolu:))) "O zaman, bir barbunya fasulyesi hakketmişizdir bugün" diyerek mutfağın yolunu tutuyorum. :)
Malzemeler:
- 1 Kilo Barbunya Fasulyesi
- 2 Soğan (Orta boy)
- 1/2 Çay bardağı Sıvı yağ
- 1/2 Çay bardağı Sızma Zeytinyağ
- 3/4 Su bardağı Domates ve biber püresi
- 1 Tatlı kaşığı Tuz
- 4 Tatlı kaşığı toz şeker (Azaltılabilir... Bizde zeytinyağlılar hafif tatlı yapılır. :) )
- 3-4 Adet Sivri biber
Yapılışı:
* Barbunya fasulyeleri üzerine çıkacak kadar su ve tuz ilavesi ile haşlanır.
* Soğanlar rendelenir ve sıvı yağ içerisinde pembeleştirilir.
* Domates püresi, tuz ve şeker kavrulmuş soğanın üzerine ilave edilir.
* Siyah haşlanma suyu süzülen fasulyeler, soğanlı domates karışımına eklenir, çekirdekleri ayıklanan sivri biberler ve yarım bardak sıcak su ilavesi ile pişmeye bırakılır.
* Altı kapatıldıktan sonra sızma zeytinyağ gezdirilir. Soğuduktan sonra servis tabağına alınır.
Cumartesi, Şubat 09, 2013
Portakallı Kereviz
Hayatımın hiç bir döneminde et obur olamadım. Et obur olmayı bırakın, yıllarca yemesem aklıma bile gelmez.:) Tabii ki... B 12 vitamini eksikliğinden oluşan bir unutkanlık değil bu. :)Sevmedim... Sevmiyorum... Sevmeyeceğim. :) Bunun sebebini sorduklarında, geçerli bir cevabım da olamıyor. "Hayvanları çok seviyorum" desem olmuyor. Çünkü; balığı ve tavuğu yiyorum. :) Bir vejeteryan da değilim ama, salt sebze ve meyve ile de beslenmiyorum... Peki ben neyim? :))) Bu soru ile çok karşılaşınca dost ortamlarında, ben de makul bir cevap arayışı içine girdim. :) Ve... Cevabı bulmak için de geçmişe bir yolculuk yaptım.
Bilirsiniz Kurban Bayramlarında, dinimizin gereklerinden biri olan kurbanlar kesilir. :( İşte benim et ile aramdaki zıtlık ta o yıllara dayanıyor. Bir kurban bayramında güzel bir koyun getirdiler evimize... Çocukluk ya işte... Bayramdan birkaç gün evvel geldiği için onu beslemek, tüylerini okşamak bize düşen görevlerdendi. Öylesine sevmiştim ki, o güzel hayvancığı ve öylesine habersizdim ki onun birkaç gün sonra bizimle olamayacağından... Oyuncak bebeğime bağlanır gibi bağlandım diyebilirim. Bayram sabahı geldi çattı. Üstümü başımı giyip, bayram çocuğu olmam için artık saatler kalmıştı. Birazdan babamla, ağabeyim namazdan dönecekler, eller öpülecek... bayram harçlıkları ve mendiller alınacak, sonra doğru diğer aile büyüklerinin yolları tutulacak... "Her şey ne kadar güzel" diye zıplayıp hoplarken, annemin eve girmem konusundaki uyarısı ile bahçeden yukarı çıktım. Sonrası mı? Bir daha o kınalı koyunu hiç görmedim tabii ki. Böylece etli yemekler ile aramızda soğuk savaş başladı. Hayatımdan tamamen çıkarmadım ama mecbur kalmazsam da yemeği hiç arzu etmedim. İşte böylece otlar, sebzeler ve meyveler daha çok yerleşti beslenme programıma. Onlarla ilgili hiç ayırım yapmam. Sebze olsun da adı ne olursa olsun. :) Nasıl olsa besleyip, büyütmüyorum...
Malzemeler:
- 1/2 kg Kereviz (2 orta boy)
- 1 Soğan (Büyük)
- 1 Patates
- 1 Havuç (Orta boy)
- 1 Su bardağı Bezelye
- 2 Portakalın suyu (1 Su bardağı)
- 1/2 Çay bardağı Sıvı yağı
- 1/2 Çay bardağı Sızma Zeytinyağı
- 1 Tatlı kaşığı tuz
- 3 Tatlı kaşığı toz şeker
Yapılışı:
* Soğanlar küçük küpler halinde doğranır ve yarım çay bardağı sıvı yağ ile pembeleştirilir.
* Küçük küpler halinde doğranmış, kereviz, havuç ve patatesler ile bezelyeler ilave edilir.
* Portakal suyu, tuz ve şekeri ilave edilip, sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirilir.
* Tencerenin altı kapatıldıktan sonra üzerine yarım çay bardağı sızma zeytinyağı gezdirilir ve tencerede soğumaya bırakılır.
* Ilık olduğunda servis tabağına alınmalıdır.
AFİYET OLSUN. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

