Ekmekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekmekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 06, 2016

Yine bir taşla, iki kuş:)) Paskalya Çöreği ve Tahin pekmezli çörek...


Paskalya çöreği...


Hamurdan biraz arttırıp, kuzuya bir sürpriz daha yapılır:)))


              Yeni bir yıla daha girdik, umutlarımız, heyecanlarımız, beklentilerimiz var. Mutlaka her evde insanlar, gözlerini  kapatılıp akıllarından ve gönüllerinden olmasını istedikleri dileklerini geçirmişlerdir. Ben de onlardan biriydim... Kendi adıma sağlık diledim sadece ama çocuklarım adına, saydığım dilekler ile sabaha kadar gözüm kapalı kalabilirdim.:) "Biz, geldik geçiyoruz" demeyeceğim. Çünkü; K.D.V lerimle ilgili olarak, dilediğim ve görmek istediğim çok şey var. "Eğer" dedim, "Eğer, Tanrı bana istediğim sağlığı verirse, onların iyi günlerine şahit olmak mutlak olacaktır". ...
              Çocuklarıma gelince... Onları yetiştirirken, sadece Tanrıya yaslandım. Şimdi geleceklerini karartma konusunda kimse etkili olamaz... Olmamalı... Olanları da, "annelerin ahı tutsun" diyorum.
               Çok şey istemiyorum, çocukları için gerekenleri her anne baba ellerinden geldiğince gerçekleştiriyor zaten. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var!
                Ben, evlatlarımızın bizim olmayan bir savaşta ölmelerini istemiyorum...
                Ben, onlar için eğitimde eşitlik istiyorum...
                Ben, bayrağıma, yönetim sistemime, ana dilime, dil uzatılmayan bir ülkede torunlarımı yetiştirmek istiyorum.
                Kısacası; evlatlarımın bu güzel ülkede, insanca yaşayıp yaşlanmalarını istiyorum.
                Anlaşılacağı üzere, çok şey istemiyorum yeni yıl, nam-ı diğer 2016 sözüm sana, ama kulağına kar suyu kaçması gerekenler varsa, onlarda üstlerine alınsınlar bir zahmet....
                Tüm dostlarıma mutlu bir yıl diliyorum.

İsterseniz bir de tarif katıvereyim araya:)))

Gerekli Malzeme:

- 2 yumurta (Büyük)
- 1 su bardağı süt (ılık)
- 125 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
- 1 Su bardağı pudra şekeri
- 1 paket maya (instant)
- 5 Su bardağı un
- 2 tatlı kaşığı Mahlep
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

* Pudra şekeri, ve un bir kabın içine elenerek hazırlanır.
* Süt ılıtılarak bir tatlı kaşığı şeker ve maya ilavesiyle aktifleşmesi sağlanır.
* Oda sıcaklığındaki, tereyağ, aktif hale gelen mayalı süt, sıvı yağ ve mahlep, unlu karışımın yarısına ilave edilerek yoğurulur.
* Yumurtalar çırpılarak, hamura eklenerek yedirilir.
* Un ve şeker karışımının diğer yarısı yavaş yavaş karışıma eklenerek, ele hafifçe yapışan bir hamur tutulur. ( Un yavaş eklenmelidir. Fazla un , çöreği tıkız yapabilir. Ölçü hafif ele yapışan bir hamur olmasıdır.)
* Hamur, mayalanması için üzeri streçle kapatılarak, sıcak bir yere koyulur.
* Hamur iki katına çıkınca, eşit üç parça ayrılıp, rulo şeklinde uzatılarak, saç örgüsü şeklinde örülür.
* Tepsi mayası için yarım saat bekletilir ve yumurta sarısı sürülerek, 175 C derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

Not: Kalan hamuru, dikdörtgen biçimde açılarak içine tahin pekmez karışımı sürülür ve 1,5 cm kalınlığında kesilerek, pişirme kabına yerleştirilir. 2, mayalanmadan sonra diğer çöreğin piştiği ısıda pişirilir.

AFİYET OLSUN:)

Salı, Kasım 11, 2014

Simit sever misiniz? Kocaman "Evet"leri duyuyorum:))



Hamurumu tuttum ve mayalanmaya bıraktım:) Bugün hava güzel mayalanma doğal yollardan olabilir.


Şu susam nereye girse, hem görüntü hem lezzet patlaması yaşatıyor.



                           Gelelim bu günün hikayesine... Hava güzel, güneşli tam yürünecek ve dükkanlara girip çıkılacak gibi. Ama nerdeee... Bizim prenses yeni doğrultmuştu kendini, baştan vurdu kafayı yatağa.:( Bu seneki gripten fazlaca aldık nasibimizi.:( Grip, gripliği ile kalsa yine, "hadi neyse paçavra hastalığı, ilaç içersen 7 günde, içmezsen bir haftada geçer" diyeceğiz ama öyle değil işte. Orta kulak iltihabı, dış kulak yolunda sıkıntı, idrar yollarında sıkıntı... Hatta bazı dostlardan aldığım haberlere göre, vücutta döküntü gibi bazı tuhaf etkileşimleri bile olabiliyormuş. Antibiyotik kullanmayı sevmeyen yeni sistem doktorlar, antibiyotiksiz çözüm bulamıyorlar. Geçecek diyoruz ve hakkımıza razı oluyoruz. Bu arada anlaşılacağı üzere, yavru kuş evde ve nasıl vakit geçireceğimiz konusunda sabahtan program yapıyoruz.:) Tabi bu programı ateşin düştüğü saatlerde uygulamaya koyuyoruz.:) Çünkü derece 39 üzerine çıkınca,seriliyor kucağıma:(
                          İşte meşguliyetlerimizden biri bu güne özel... Simit... Evde sevmeyen yoktur, bizim ufaklıkta dahil bu kadroya:) Ama dışarı çıkamıyoruz ve artık eskisi gibi sokak aralarında bağırarak dolaşan ve akşam üzeri çaylarına yarenlik eden simitleri satan simitçiler yok. Onlarda, gelişimden:))) nasiplerini aldılar ve belediyelerin süslü püslü simitçi tezgahlarında, köşe başlarını tuttular.
Peki bu şartlarda ne yapacağız? Tek seçenek;))  evde imal edeceğiz. Doğruyu söylemek gerekirse, evimizde bunca sevilmesine rağmen, simidi evde yapmayı hiç denememiştim. Sanıyorum sokak simitçisinden alıp, yanına peynir, domates ve dumanı tüten bir çay ile kombinlemek öylesine yaygınlaşmış ki, yapmak aklıma bile gelmedi. Ama bloglarda yapan arkadaşlarımı gördükçe, "bir gün mutlaka" demeyi de ihmal etmiyordum. İşte gün, bu günmüş...
                          Tarif. Refika'dan, yarım ölçü uyguladım. 120 gr lık 6 tane büyük simidimiz oldu:)) Bir de küçük simidimiz...Yakında, zeytinli ve kaşar peynirlisini deneyeceğim. Bir kere bulaştım artık:))  Refika Hanım'a teşekkürler.

Gerekli Malzemeler:

- 500 gr un (Sinangil)
- 300 ml ılık su
- 1 tatlı kaşığı toz şeker
- 1 Tatlı kaşığı tuz
- 1+1/2 çay kaşığı kuru maya

Simitleri batırmak için:

- 1/3 bardak üzüm pekmezi
- 1/2 çay bardağı su
- 1 tatlı kaşığı un
- Yeterince yarı kavrulmuş susam

Yapılışı:

* Un ve tuz elekle elenerek havalandırılır.
* Maya ve şeker ılık suyun içine karıştırılarak, 10 dakika kadar beklenir.
* Elenen unun ortası açılarak, mayalı ılık su ilave edilir ve un yavaş yavaş kenarlardan alınarak, hamur yoğurulur.
* Mayalanması için beklenir.
* Susamlar, bir teflon tavada biraz kavrulur ve pembeleştirilir.
* Mayalanan hamur, 6-7 bezeye ayrılır.
* Her beze, ikiye bölünerek, avuç içi ile uzunlamasına inceltilir.
* İnceltilen hamurlar, birbirine sarılarak, örgü şekli verilir.
* Üzüm pekmezi, su ve un derin bir kapta karıştırılır.
* Örgü şekli verilen hamurlar önce pekmezli karışıma sonra da susama batırılır.
* 200 C derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

AFİYET OLSUN.:)

Çarşamba, Ağustos 13, 2014

Cevizli, Tarçınlı Rulolar. İster Karamelli, İster Pudra Şekerli...


Tarçınlı, cevizli ve şekerli bu küçük rulolar, kocaman cevizler ve karamelle tatlanırsa nasıl olur sizce?

- Çok fena....:))))Benden söylemesi...


Rulolar tepsi mayasını bekliyor. Aralardaki boşluklar az sonra dolacak:))


İşte... boşluk falan kalmadı:)


Kuzum, Pudra şekerlisini tercih ediyor...


                     Gelin, düğün, seçimler, sıcaklar, tansiyon falan derken geldik Ağustos Ayının ortalarına. Bunca zaman, dikiş, ev yerleştirme, alış veriş telaşından neredeyse unuttuğum, "mutfağımın yoluna bir düşeyim bakalım, Allah neler gösterecek" dedim ve yola koyuldum.:)) "Nilgün, hava sıcak. Fırını yakma! Hele hele, karamel falan yapmaya hiç kalkışma!" dedimse de kendime...Nafile:) Bu kadın dik kafalı... Anlamaz, dinlemez, bildiğini okur.:) Kafaya takmaya görsün, o bir koç burcu:)) Sabırsız ve dik kafalı yapacak bir şey yok.:))) "Aman ne yaparsan yap" dedim.:)) Nasılsa bildiğini okuyacaksın, boşuna telkin yapmanın faydası yok:) Oh! işte mutfaktayım, madem ki bu kadar sıcak bir mutfakta çalışacağım, bari mayalanacak birşey yapayım da, mutfak maya nasıl kabarır görsün diyerek giriştim.
                    Vallahi muhteşemdi bayıldım, bayıldılar.:)) Kuzu tabağı elimde peşimde... Sizlere de tarifi vereyim, deneyin isterseniz.

Gerekli Malzemeler:

- 3/4 Su bardağı Ilık süt
- 3 tepeleme yemek kaşığı Tereyağ ( Eritilip soğutulmuş)
- 1 Yumurta
- 3 + 1/2 Su bardağı un
- 1/2 Çay kaşığı tuz
- 1/2 Su bardağı pudra şekeri
- 1 Paket kuru maya (Dr Oetker)

İç dolgu malzemesi:
- 2 tatlı kaşığı tarçın
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1/2 su bardağı ince çekilmiş ceviz.

Karamel için gerekli malzeme:
- 1 Su bardağı toz şeker.
- 1 Tatlı kaşığı limon suyu
- 3/4 Su bardağı çiğ krema

Yapılışı:

* Un ölçüsünün yarısı, pudra şekeri, tuz ve maya (kuru malzemeler) bir kapta karıştırılır.
* Ilık süt ve (eritilip,soğutulmuş) tereyağ yavaş yavaş eklenir ve parmak uçları ile içinde pütür kalmayıncaya kadar karıştırılır.
* Oda sıcaklığında yumurta ve kalan un ilave edilerek oldukça yumuşak bir hamur elde edilir.
* Bir kaba un serpilerek , hamur içine alınır, üzeri örtülerek mayalanmaya bırakılır.
* Mayalanan hamur, iki katı kadar kabardığında, un serpilmiş bir yüzeye yayılır. El ve merdane yardımıyla, dikdörtgen biçiminde ve yarım santim kalınlığında inceltilir.
* Açılan hamurun yüzeyine oda sıcaklığında erimiş tereyağı bir fırça yardımı ile sürülür.
* Tereyağı sürülmüş yüzeye, tarçın, ceviz ve toz şeker karışımı serpilir.
* Geniş kenarından başlayarak rulo biçiminde sarılır.
* Sarılan hamur, 2 cm kalınlığında kesilerek, altına yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dizilir ve tepsi mayası için 10-15 dakika daha mayalanmaya bırakılır.
* 175 derece önceden ısıtılmış fırında, üzeri kızarana kadar pişirilir.

Karamel yapılışı:

* Toz şeker ve limon suyu bir kaba alınarak, (karıştırılmadan) kabı sallayarak şekerin rengi dönene kadar yakılır.
* Rengi dönen şekere sıcakken, oda sıcaklığında çiğ krema ilave edilir ve bir yandan karıştırılarak, karamel haline getirilir.

AFİYET OLSUN:)


Çarşamba, Aralık 04, 2013

Sandviç Ekmekleriniz Hazır... Haydi Buyrun...:)


Küçük Sandviç ekmeklerimiz yapıldı ve evde ne varsa nevalesi ile buluştu...


Hangi aşamalardan mı geçtik??



Mayalandık... Yumurta sarısı ve susamla süslendik...


Bir kısmımız susamsız kaldık, çünkü; nutella ile tüketildik:))


Artık; salam, kaşar peynir ve zeytin ezmesi üçleme için hazır vaziyetteyiz...



            Havalar soğuyup evlere kapandığımızdan beri, sanki; bloglarda bir hamaratlık baş gösterdi. Herkes arı gibi çalışıyor.:)) Benim çok hamarat olmaya vaktim yok ama arada vaktim oldukça yapmaya çalışıyorum bir şeyler.:)) Evimizin pasta sezonu henüz açılmadı. Benim kuzuların yaş günleri, Mart Ayı itibariyle başlar ve ard arda devam eder. Yani yılbaşında yapmayı düşündüğüm pastadan sonra, Mart'a kadar pasta yok:))  Bu yıl küçük kuzunun yaş günü pastasını, nasıl hazırlayacağım henüz tasarlamadım. Anneciği ile birlikte bir karar vereceğiz  ve hangi kahramanları canlandıracaksak, tüm davetimizi de ona göre tasarlayacağız.:)) Maketleri ben yine Ocak ayı ortalarında yapmaya başlarım. Geçen yıl, "Şirinler" di, kahramanlarımız. Bu yıl daha büyüdük, yeni yeni kahramanlar, çizgi filmlerde gördüğü karakterler girdi hayatına... Soracağız bakalım, o ne isteyecek. Artık onunda söz hakkı var...:)) Haydi çaylarınız hazırsa, sandviçler de hazır... Buyrun!

Gerekli Malzemeler:

- 1 Su bardağı ılık süt
- 1 Yumurta (Akı içine, sarısı üzerine)
- 1 Paket toz maya (Dr.Oetker)
- 2 Yemek kaşığı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz (azaltılabilir)
- 1/3 su bardağı sıvı yağ
- 4 Su bardağı Un

Yapılışı:

* Süt ılıtılır,  içine maya ve şeker ilave edilerek , kabarması sağlanır.
* Bir karıştırma kabına, un elenir, yumurta akı, sıvı yağ ve kabarmış maya+şeker karışımı ilave edilerek yoğurulur.
* Yoğurulmuş hamur; üzeri örtülerek mayalanması için ılık bir yerde 1 saat bekletilir. (Kaloriferin üstüne koyuyorum)
* Mayalanmış hamurdan iri ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak tepsiye dizilir ve tepsi mayası oluşması için tekrar 20-25 dakika daha beklemesi sağlanır.
* Mayalanan sandviç ekmeklerinin üzerine yumurta sarısı + 2 yemek kaşığı sıvı yağ karışımı eklenerek sürülür.  Susam, haşhaş, ay çekirdeği ile süslenebilir.
* 170 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

AFİYET OLSUN:)




Perşembe, Haziran 13, 2013

Tahıllı Ekmek...Ekmeğimin Buğdayını Üretenlere Selam Olsun.

Mayaladım...




Keten tohumu ve ay çekirdeği serptim...



Allah ne verdiyse içine doldurup, dış işlerinden sorumlu olanların, ellerine tutuşturdum...



Hadi biraz da gülümseyelim:)




Ekmeği kutsal yapan 
'Buğday' mucizesidir. 
Güneşin sonsuz sabrı 
Ve toprağın analık özverisidir. 
'Buğday', İlâhî gücün yüce felsefesidir, 
Yaratan'ın kuluna rızk olan nefesidir. 

Cefakâr bir öküz, bir karasaban, 
Ardında, rızkını emeğiyle azminden çıkaran 
Bir köylü 
Ve kadını ve oğlu ve kızı ve yakını, 
Köşede bir çınar, 
Dibinde azık çıkını 
Ve kırık kulbuyla bir toprak testi... 
Ne zaman ki, inceden bir rüzgâr esti; 
Azığın yanında yatan Karabaş, 
'Biz görevdeyiz' dercesine 
Sessiz ve yavaş 
Gerinerek kalkar, dolanır bir tur 
Gerçekten, tarlada kaytaran yoktur. 

Ve ekim başlar; 
Nasırlı avuçlar 
Toprağın çileli bağrı üstünde 
Sabanın açtığı yolları izler. 
Bir mutlu gülümserken yanık benizler, 
Tohumlarla birlikte umut savrulur 
Ve güneşin acımasız sıcağında 
Alınlardaki çizgiler 
Derinleşir, 
Kavrulur... 

Derken, kış geliverir; 
Kar, beyaz bir yorgan gibi toprağı örter. 
Yoksul bacalarda titrek bir tezek dumanı 
Ve doğaya karşı çaresiz köylünün gönlünde 
Bahar özlemi tüter. 

Kış zâlimdir, fakat yasa değişmez; 
Devran döner, bahar gelir, kış biter 
Ne beyaz yorgan kalır, ne kara toprak... 
Şimdi, yaşam simgesidir her yeşil yaprak,,, 
Nasıl da göğe doğru uzanır o genç filizler, 
Sanki, Allah, buğdayda 'inanç'ı gizler. 

Ve güneş şaşmaz, bilir işini; 
Özenle doldurup herbir dişini, 
Başağı, günlerce, gelinlik kız gibi besler. 
Bütün kış tedirgin kalmış nefesler 
Rahatlar, çünki 
Allah, emekleri boş çevirmemiştir, 
Dolu, sapları devirmemiştir. 

Başaklar, Allah'ın lûtfuyla şimdi 
Dolgunlaşmış 
Ve üzerlerinde madalya gibi 
Alınlardan dökülmüş altın damlalar, 
Her 'dane'de emek var, sabır var, nur var... 

Sonra, şenlik başlar harman zamanı, 
Gerçi 'mutlu son'la biter 'buğday'ın romanı 
Fakat, hep böyle sürüp gider köylü'nün hikâyesi; 
Dertli bir uzun hava, yanık bir çocuk sesi... 

Ekmeğimin buğdayını üreten köylü kardeş! 
Emeğin, bence ibadete eş... 
Seni de buğday kadar kutsal bilirim, 
O, nasırlı ve tertemiz ellerinden öperim... 

Ünal Beşkese 1996

Gerekli Malzemeler:

- 3 Su bardağı Tam buğday unu
- 1 Su bardağı Beyaz Un
- 1 Tatlı kaşığı tuz
- 3 Tatlı kaşığı toz şeker
- 1 Paket Instant Maya
- 1+ 1/2 Su bardağı su ve Süt karışımı (yarı yarıya kullandım)( Ilık olacak)
- 1 Yemek kaşığı keten tohumu (Tepeleme)
- 1/4 Su bardağı sıvı yağ
- 1 yemek kaşığı sirke
Üzeri için:
- 1 Yumurta sarısı
- 4-5 yemek kaşığı süt
- Keten tohumu, ayçekirdeği (Serpmek için)
Fırında buhar sağlamak üzere:
- Isıya dayanıklı kaplarda sıcak su

Yapılışı:

* Ilınmış süt ve su karışımının içine, toz şeker ilave edilir.
* Kuru malzemeler, tam buğday unu, beyaz un, tuz, keten tohumu ve maya metal olmayan bir kapta karıştırılır. Ortası havuz biçiminde açılır.
* Sıvı malzeme içine ilave edilir ve yoğurulmaya başlanır.
* Zeytinyağ , sirke karışımıda  ilave edilir ve özlenene kadar yoğurulmaya devam edilir.
* Hamur 1 saat süreyle oda sıcaklığında mayalanmaya bırakılır. ( Ben sandviç yapmaya karar verdiğim için 7 eşit parçaya ayırdım.)
* Porsiyonluk ekmek biçimi verilen, hamurun üzerine çizikler atıp, yumurta ve süt karışımı sürülür.
* İsteğe bağlı olarak keten tohumu ve ay çekirdeği serpilir. 
* 190 derece ısıtılmış fırında 15 dakika boyunca pişirilir. (Fırının içine mutlaka ısıya dayanıklı kaplarda su konulmalıdır)

AFİYET OLSUN.


Cumartesi, Şubat 09, 2013

Küçük Tombik Ekmekler



                Simit, peynir, domates, salatalık, biber... Benim muhteşem beşlim. :) Sabah, öğlen, akşam yiyebilirim ve başka da birşeycik istemem. :) Yazın al eline serin meşrubatı yanında bu beşli... Kışın sıcacık bir çay ve yine bu beşli... Yakışmadığı hiç bir mevsim yok. :) Kış aylarında,  sadece domates, salatalık ve biber sera oluyor, değişiklik bununla sınırlı. Ben razıyım simidin yanında olsun da, varsın sera olsun. :) Benim gibi, sevgili babaannemiz Jale de çok sever. Pazartesi günleri geldiğinde, öğlen yemeklerimizi bile böylesine süsler bu güzellikler. :) Eh biz iki dünür kardeş, oturup tatlarına bakmaya başlayınca, bizim küçük cimcime de önce göz alışkanlığı, sonrasında da tatmaya başlayarak bir simit  fanatiği oldu. :) Öylesine fanatik ki... Yemeğini yedirebilmek için, " bitirirsen sana da vereceğiz" diyerek kandırmaya bile başladık desem yalan olmaz. Son zamanlarda simidimize eşlik eden bir üretim daha var. :) Küçük tombik ekmekler . O da, simit kadar sevildi hepimiz tarafından. İçine ne isterseniz koyabilirsiniz. İsterseniz; peynir, ceviz, Antep tadı biraz salça ve bir iki diş sarımsakla tatlandırdığımız bir krema, ya da; yine beyaz peynir, labne peyniri, dereotu, ve sarımsakla tatlanmış bir başka krema... Olmadı bir dilim kaşar ve salam... Gönlünüz hangisini isterse... Hemen fırından çıkmış dumanı üstünde bu güzel tombikleri, boş bile yeseniz harika oluyor.
             "Simidin pabucunu dama mı attı ?" diye sorarsanız... Cevabım "hayır tabii ki" :) Ama bir hafta simit partisi yapıyorsak, bir hafta da bu güzel ekmekçikleri yiyoruz dost soframızda. Çayınızın yanında, simidiniz ya da sıcacık tombik ekmekleriniz ve aynı sıcaklıktaki dostlarınız hiç eksik olmasın. :) Sevgiyle kalın.

Malzemeler:

- 1/2 Su bardağı Süt
- 1/2 Su bardağı Su
- 1 Yumurta (Akı içine, sarısı üzerine)
- 1 Paket Instant Maya (Dr. Oetker)
- 1 Tatlı kaşığı tuz
- 2 Yemek kaşığı Toz şeker
- 1/4 Su bardağı sıvı yağ
- 3,5-4 Su bardağı un

Yapılışı:

* Su ve süt karışımı bir cezvede ısıtılır. (El yakmayacak sıcaklıkta, Ilık)
* Isınan süt su karışımının içine şeker ve maya koyularak eritilir.
* Un ve tuz elenerek ortası havuz biçiminde açılır. (3,5 su bardağı un elenmeli unun cinsine (hamurun kıvamına ) göre 1/2 bardak un daha sonra ilave edilmelidir.)
* Sıvı karışım, yağ ve yumurtanın beyazı, unlu karışıma eklenerek hamur toparlanır.
* Hamurun üzeri hava almayacak şekilde strech ile örtülerek mayalanmaya bırakılır. ( 1 Saat)
* Gözenekler oluşup, hamur 3 katı oranında kabarınca, hamurdan iri ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak şekil verilir ve yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirilir.
* Hamurlar, tepside 15-20 dakika daha mayalanmalıdır.
* Yumurta sarısına, iki yemek kaşığı sıvı yağ eklenerek, küçük ekmeklerin üzerine sürülür.
* Sıcak fırında 170 derecede  pişirilir.

AFİYET OLSUN :)