çörekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çörekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 06, 2016

Yine bir taşla, iki kuş:)) Paskalya Çöreği ve Tahin pekmezli çörek...


Paskalya çöreği...


Hamurdan biraz arttırıp, kuzuya bir sürpriz daha yapılır:)))


              Yeni bir yıla daha girdik, umutlarımız, heyecanlarımız, beklentilerimiz var. Mutlaka her evde insanlar, gözlerini  kapatılıp akıllarından ve gönüllerinden olmasını istedikleri dileklerini geçirmişlerdir. Ben de onlardan biriydim... Kendi adıma sağlık diledim sadece ama çocuklarım adına, saydığım dilekler ile sabaha kadar gözüm kapalı kalabilirdim.:) "Biz, geldik geçiyoruz" demeyeceğim. Çünkü; K.D.V lerimle ilgili olarak, dilediğim ve görmek istediğim çok şey var. "Eğer" dedim, "Eğer, Tanrı bana istediğim sağlığı verirse, onların iyi günlerine şahit olmak mutlak olacaktır". ...
              Çocuklarıma gelince... Onları yetiştirirken, sadece Tanrıya yaslandım. Şimdi geleceklerini karartma konusunda kimse etkili olamaz... Olmamalı... Olanları da, "annelerin ahı tutsun" diyorum.
               Çok şey istemiyorum, çocukları için gerekenleri her anne baba ellerinden geldiğince gerçekleştiriyor zaten. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var!
                Ben, evlatlarımızın bizim olmayan bir savaşta ölmelerini istemiyorum...
                Ben, onlar için eğitimde eşitlik istiyorum...
                Ben, bayrağıma, yönetim sistemime, ana dilime, dil uzatılmayan bir ülkede torunlarımı yetiştirmek istiyorum.
                Kısacası; evlatlarımın bu güzel ülkede, insanca yaşayıp yaşlanmalarını istiyorum.
                Anlaşılacağı üzere, çok şey istemiyorum yeni yıl, nam-ı diğer 2016 sözüm sana, ama kulağına kar suyu kaçması gerekenler varsa, onlarda üstlerine alınsınlar bir zahmet....
                Tüm dostlarıma mutlu bir yıl diliyorum.

İsterseniz bir de tarif katıvereyim araya:)))

Gerekli Malzeme:

- 2 yumurta (Büyük)
- 1 su bardağı süt (ılık)
- 125 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
- 1 Su bardağı pudra şekeri
- 1 paket maya (instant)
- 5 Su bardağı un
- 2 tatlı kaşığı Mahlep
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

* Pudra şekeri, ve un bir kabın içine elenerek hazırlanır.
* Süt ılıtılarak bir tatlı kaşığı şeker ve maya ilavesiyle aktifleşmesi sağlanır.
* Oda sıcaklığındaki, tereyağ, aktif hale gelen mayalı süt, sıvı yağ ve mahlep, unlu karışımın yarısına ilave edilerek yoğurulur.
* Yumurtalar çırpılarak, hamura eklenerek yedirilir.
* Un ve şeker karışımının diğer yarısı yavaş yavaş karışıma eklenerek, ele hafifçe yapışan bir hamur tutulur. ( Un yavaş eklenmelidir. Fazla un , çöreği tıkız yapabilir. Ölçü hafif ele yapışan bir hamur olmasıdır.)
* Hamur, mayalanması için üzeri streçle kapatılarak, sıcak bir yere koyulur.
* Hamur iki katına çıkınca, eşit üç parça ayrılıp, rulo şeklinde uzatılarak, saç örgüsü şeklinde örülür.
* Tepsi mayası için yarım saat bekletilir ve yumurta sarısı sürülerek, 175 C derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

Not: Kalan hamuru, dikdörtgen biçimde açılarak içine tahin pekmez karışımı sürülür ve 1,5 cm kalınlığında kesilerek, pişirme kabına yerleştirilir. 2, mayalanmadan sonra diğer çöreğin piştiği ısıda pişirilir.

AFİYET OLSUN:)

Cuma, Ağustos 14, 2015

"Eve döndüğüm belli olsun" dedim:) Sakızlı ve tarçınlı çörek...





                      Sevgili dostlar bu aralar bir gezme halindeyim, yerimizden kıpırdamadan, gelin kızın cicilerini yetiştirdikten sonra, aldığımız gibi başımızı düştük yollara:) Bir gece vakti yarı uyur yarı uyanık çıktık İstanbul'dan, sabah güneşle birlikte girdik Çeşme'ye. Ver elini feribot...Bindiğimiz gibi kendimizi "Chios İsland" yani Sakız Adası'nda buluverdik.
                      Ada havadar, deniz akvaryum gibi, kaldığımız ev 1790 yapımı:)) Tam benlik anlayacağınız. Nostaljinin dibine vurmak bu olsa gerek.:)
                      Kuzularım yine öylesine bir program yapmışlar ki, her günümüz sabah kahvaltısı hariç program uyarınca yaşandı.:) Oğluşum arabayı da rahat gezebilelim diye götürünce, adanın kuzeyden güneye, doğudan batıya bütün sahilleri, restoranları ve plajları bizim oluverdi.:) Bu arada sıkıntılı bir gün de yaşadık. Ancak; dualarımızı ve iyi niyetimizi Tanrım karşılıksız bırakmadı. Geçtiii, gitti çok şükür.
                      Sakız Adasına gelinir de Nilgün mutfağına ne var ne yok diye bakmaz mı? İmkan var mı hiç?:))) tabii ki likörden Uzo'ya, olgunlaşmamış limon ve portakal dan. "bakalım nasıl kabarıyor" diye merak ettiğim mayalarına kadar aldım:)) Az kaldı valizler arabada, ben ise arkadan koşarak gelecektim ama ayıp olur diye, bir oturacak yer ayırdım kendime:))
                      Geldik çok şükür:) Sakız bana bakıyor ben sakıza, kuzu çörek diye vızlıyor:)) Yani mutfağa girmek için her türlü uyarı hazır:) "Sıcak var... aman olsun bir fırının ısısı mı eksik kalacak:)) Onu da yakarız" dedim ve girdim mutfağa...
                        İşte tarifi...

Gerekli malzeme:

- 1 Yumurta
- 3 +1/2 Su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 125 gr Tereyağ (oda ısısında)
- 3 parça sakız (1 tatlı kaşığı toz şekerle dövülmüş)
- 3/4 su bardağı süt
- 3/4 su bardağı pudra şekeri
- 1 paket instant maya

İçine serpmek için, ayrıca yeterince sıvı yağ ve tarçın toz şeker karışımı.

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un , pudra şekeri, tarçın ve şekerle dövülüp toz haline getirilmiş sakız, bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, 40'ar gramlık parçalar koparılır ve oval olarak açılır.
* Her bir oval hamurun pizza bıçağı ile uçları kesilmeden 4-5 şerit olarak kesilir, üzerine sıvı yağ sürülerek, şekerli tarçın serpilir ve çapraz olarak sarılır. Düğüm atar gibi, kapanma yeri alta gelecek şekilde uçları birleştirilir.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır ve 150-160 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.
* Fırından çıkarılmış çöreğin ilk sıcaklığı çıkınca, üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN:)


                   

Pazar, Mart 08, 2015

Yer Fıstığı Ezmeli ve Tarçınlı Çörek...


Fırından çıkarken görüntümüz buydu...


Birkaç dakika sonra...:)))


Ertesi güne bu bile kalmadı:)))



                      Evde oturunca halim böyle işte mutfak ve salon arasında mekik dokumaca:)) Arada kuzu ile birlikte, Barbileri giydirmece, yün ile küçücük bebekleri sarmaca... Oyun zamanım çoktan geçti ama anlayan yok:)) "Haydi! oynayalım" deyince, oynamaya başlıyoruz. Arada puzzle yapıyoruz ama renklerine göre ben ayıracakmışım...O, sadece ait olduğu yerine koyacakmış...Babası böyle yapıyormuş...Allah Allah:)))) İyi öyleyse akşam gelince, babanla oynarsın dediğimde ise, küsüp kanapelerin arkasına saklanmaca ve aradan dereden, ne yaptığımı izlemece:))
                       İşte kuzuyla 10 gündür böyleyiz. Arada bir kavga da çıkmıyor değil aramızda... Hep o yapacak değil ya! Ara sıra ben de mızıkçılık yapıveriyorum:)) İyi oluyor valla... 
                      Şöyle bir gerçeği alenen kabullendim sevgili arkadaşlarım:) Çocukluk 3 dönem yaşanırmış insan yaşamında.. Biri doğduğumuzda, mutlak yaşanan...2. si torunlarımızla. 3.sü ise ileri yaş dönemi çocukluğuymuş:))) ikisini yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.:) Bakalım 3. sü ne olacak? :)


Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta
- 3 + 1/2 Su bardağı Un
- 1 Paket toz maya
- 3/4 Su bardağı Süt
- 1/2 Su bardağı Pudra Şekeri
- 3 Yemek kaşığı tereyağ
- 1 tatlı kaşığı tarçın

İç Malzemesi:

- Yer Fıstığı ezmesi

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un ve pudra şekeri bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 50 C derecede ısıtılmış fırında ya da kalorifer üzerinde 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır ve el ayası içinde çay tabağı büyüklüğünde yuvarlaklar açılır.
* Her bir yuvarlak hamurun ortasına, yer fıstığı ezmesi sürülür ve önce ikiye, sonra tekrar ikiye katlanarak, tepsinin içine dikine dizilir.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır.  Üzerine bir fırça yardımıyla sıvı yağ sürülür ve önceden ısıtılmış 160 derece sıcak fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
* Fırından çıkarılmış çöreğin ilk sıcaklığı çıkınca, üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN.:)

Çarşamba, Şubat 04, 2015

Bir buket çiçek alır mısınız? :))) Ama Nilgünce...


Bu buket böylesine bir buket...:) Kime giderse hem göze hem mideye hitap edecek...


Sürprizli bir buket bu:))) Her bir çiçeğin içinde, müthiş bir lezzet gizli...


Bundan böyle, hamurdan tablolar yapmaya karar verdim? Ne dersiniz????



Fırın tepsisinin içine uzanıverdi öylesine...:)))


Sürprizzzzzz:)))) Çiçeklerimizin içi dolu dolu...



           Bugün mutfakla haşır neşirdim yine...Kafamı dinledim... doluya doldurdum, bazen boşta nasıl durduğunu değerlendirdim...:)) Yine Nilgün'le hesaplaştım işte.:) Çok şükür kötü hiçbir şey yok ama arada bir ifadesini alıyorum Nilgün'ün:))

             Sonunda bu çıktı ortaya, güzel bir gündü, hesaplaşmanın sonu da bayağı lezzetli oldu hani...:)) Haydi buyrun. Sevgililer Günü için mi kullanırsınız, yoksa ziyaretine gideceğiniz bir dostu hem mide hem de görsel olarak mı sevindirmek istersiniz bilemedim:)))) Dilediğinizce kullanın dostlar...
                   Sevgilerimle, 

Çarşamba, Ocak 07, 2015

Bir Taşla Birkaç Kuş:))) Siyah Ve Yeşil Zeytinli Açma

                    Hava kar yağışlı ve soğuk, ev ise çok şükür sıcacık, dışarıda aklımın kaldığı dostlarım var...Az düşünmek  için, yapılacak en iyi şey...Mutfakta mevzi almak. Dolapta ne var ne yok kontrolünden sonra, sıcak bir kahvenin yanına, yarenlik edecek bir şeyler yapmak iyi bir fikir gibi geldi...


Hamuru tut ve mayala bakalım Nilgün... O arada giy gocuğunu ve postalları şu balkona ayırdığın, artanları, dört ayaklı dostlara bırakıver...
                             

Açmaların bir kısmına, siyah zeytin ezmesi, birazına da yeşil zeytin ezmesi koyuver...



Maya ile aram oldukça iyi, yüzümü hiç kızartmadı...:)


Hamur biraz fazla olunca, açmaların yanında promosyonu bile oluştu:))) Bereketli hamur anlayacağınız.


Pişenler tepsi tepsi çıkmaya başladı. Bunlar siyah zeytinliler...


Bunlar da yeşil zeytinli olanlar...:))


Kahveyi yaptığıma bakmayın diyetten vazgeçmiş değilim, sadece bir lokma:((((( Üzgünüm hem de çok keşke o bir lokmayı da yemeseydim. Belki aklım bunca kalmayacaktı...


Bu da promosyonun gediği son nokta:)))) Arasına pastacı kreması ve muz doğra olsun bitsin...


                      Ey buğday; sen nelere kadirsin...Al unu eline, biraz da zamanın olsun, azıcık sevgi kat içine. Allah ne verdiyse bir kaçta meyve...Zeytin ezmen yoksa, ayıkla bir kase zeytin... at rondoya, içine birkaç tutam baharat... Zahter olur...Kırmızı biber olur...kekik olur... Olur da olur yani:))) Tek olmazı sevgi arkadaşlar... O hamur, mayalanana kadar, gittim geldim baktım. Hatta onu oturduğum yerden göz hapsine aldım.:) Ben baktıkça, ilgiye karşılıksız kalmadı...O da kabardıkça kabardı.:)) 
                        İşte size karlı bir İstanbul gününden; çayınıza, kahvenize  yarenlik edecek manzaralar. İsteyen yapsın, isteyen gelsin paylaşalım.:)) Sevgiler olsun hepinize.

Gerekli Malzemeler. 12 açma + 20 cm lik muzlu ve kremalı pasta:)))

- 1 Yumurta
- 1 paket yaş maya (Pak maya)
- 3/4 Su bardağı zeytinyağ (Riviera)
- 1 Su bardağı süt
- 1 çay bardağı ılık su
- 1 çay bardağı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz (silme)
- 5 + 1/2 Su bardağı Un ( Sinangil Böreklik Un)

Yapılışı:

* Su ve süt ılıtılır. Yaş maya ve şeker içine atılarak eritilir.10 dakika kadar bekletilir.
* Un ve tuz elenerek derince bir kaba alınır.
* Ortasına, mayalı karışım ve zeytinyağ eklenerek, yavaş yavaş undan alınarak, hamur tutulur. (çok yumuşak bir hamur olmalı) Unu kullandığınız markaya göre ayarlamalısınız.
* Sıvı yağ ile hafifçe yağlanmış bir kaba, hamur alınır ve üstü streçle kaplanarak, mayalanması için 1 saat bekletilir. (hamur 2 misli olana kadar)
* Mayalanan hamurdan, avuç içi kadar parçalar koparılarak, yuvarlanır ve üstlerine erimiş tereyağ ile zeytin ezmesi sürülerek, rulo yapılır.
* Rulolar her iki ucundan, ters yönde bükülerek, düğüm atılır ve uçları altta kalacak biçimde fırın tepsisine yerleştirilir.
* Üstlerine yumurta sarısı sürülerek, ayçekirdeği, susam ya da çörek otuyla süslenir.
* 170 derece sıcak fırında pişirilir. (Mayalı hamurlar çabuk piştiğinden sık kontrol edilmelidir.)

Promosyona gelince:)))

* Daha önceki pasta tariflerimde bulabileceğiniz, pastacı kreması arasına sürülüp, üzerine ince dilimlenmiş muz eklenerek ve son dokunuş olarak üstüne pudra şekeri serpilerek, misss gibi bir yalancı Alman pastasına sahip olabilirsiniz.:))

AFİYET OLSUN:))

Çarşamba, Kasım 26, 2014

Anasonlu ve Kahveli Çörek Tarifi...Sözümü yerine getirdim:))


Yatıya gittik dün gelin kızıma, kuzumla birlikte... Ben; ona çörek, o da, bize yaprak dolması yapmış:))

Malum çöreğimiz bildiğiniz üzere altta kuzu gibi yatmakta...


Ya "sarmalar nerede?" derseniz...
Onlar da tencerede böyle salınmaktaydılar...:)) Son salınmaları oldu tabii:)

                        İyi bir alış verişti vesselam. Gelin kızım yapmış etli sarmalarını, dizmiş bir güzel tencereye...Mis gibiydi valla. Ellerine sağlık ufaklık:) Biraz erken öğrenmek zorunda kaldınız hayatı ama faydası olmuş baksana. Neyse; geçmiş, geçmişte kaldı...Biz gözümüzü geleceğe diktik değil mi?:)
                        Şimdi gelelim bu çöreğin hikayesine. Benim yeni evlenen kuzum, gemiyle Yunan Adaları seyahatine çıkmıştı. Bu arada benim de hayallerimi süsleyen bir gezi ama hava iyi olmalı koca denizde, ceviz kabuğu gibi bir oraya bir buraya yalpalamamalıyım.:) Santorini ve Kos'ta mutlaka vakit geçireceğim günün birinde.:)) Giderken bana hep sorarlar, ne istersin? ne getirelim?. Cevap tabii ki bildiğiniz üzere, mutfağıma yenilik getirecek lezzetler, baharatlar ve likörler üzerinden verilir huyum kurusun.:)))
                         Yunan dostlarımızın UZO'sunu çoğunuz bilirsiniz. Bizim Rakımıza benzer ama anason miktarı hayli fazladır, rakıya oranla ve alkol yüzdesi de biraz daha düşüktür. Aperatif olarak tüketirler genelde. Bizim meşhur rakı sofralarımızda olduğu gibi, uzun zamanlarda, dost muhabbetlerine yarenlik etmezler. Ama hakkını yememek lazım, en sevdiğim içkilerden biridir. Eğer içeceksem, ki diyabetim sınırı zorladığı için, fazla miktarda içmem mümkün değil. Tercihlerim arasındadır. Lafı yine uzattım, dolandırdım:)))) Benim gençler; Rodos'a indiklerinde, şu benim göz bebeğim Uzo'nun çeşitli versiyonlarına rastlamışlar. Biliyorlar ya! Nilgün anne bayılır bu lezzete, dalmışlar dükkana...:)) Sonrası malum Uzo'nun baz olduğu birçok lezzeti yüklenip gelmişler.
                        Kahvenin yanında, koyuverdik bir kadehe bu güzelliği...
               
                            İşte aklımda kalan ve bana bu çöreği yaptıran lezzet bu... Kahve ve anasonun notalarına sahip bu likör. Buradan yola çıktım arkadaşlar.:) Böyle bir uyum yok. Ya da ben çok sevdiğim için unutulmaz olup belleğime sıkı bir çentik atıverdi:) Yakında bir de içi dolgulu muffin olarak deneyeceğim muhtemelen o da sıkı bir lezzet olacak.
                             Haydi tariffff:) diyen seselerinizi duyar gibiyim ve geçiyorum tarife.

Gerekli malzemeler:

Çörek için:

- 3/4 su bardağı süt (Ilık)
- 1 Yumurta
- 1 paket instant maya
- 125 gr tereyağ
- 1/2 su bardağı pudra şekeri
- 2 yemek kaşığı anason
- 3- 3+1/2 su bardağı un (Un dikkatli ilave edilmeli yumuşak ve ele yapışmaz hale gelince un ilave edilmemelidir.)

İçine ve üzerine sürülecek karışım.

- 125 gr çiğ krema
- 150 gr Ivori Kuvertür
- 2 Çorba kaşığı süt
- 3 tatlı kaşığı granül kahve (tepeleme)
- 4 yemek kaşığı Coffee anise (Anason ve kahve likörü)

İç malzemenin yapılışı:

* 2 çorba kaşığı sıcak sütün içinde, granül kahve eritilir.
* Çiğ krema, kaynatılmadan ısıtılır.
* Sıcak kremanın içine çikolatalar, eritilmiş granül kahve ve likör ilave edilerek homojen bir karışım olması sağlanır.
* Karışımın oda sıcaklığına gelmesi beklenir.
* Buzdolabına kaldırılarak sürülebilir kıvama kadar donması sağlanır. (Son hali, macun kıvamında olmalı)

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un ve pudra şekeri bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 50 C derecede ısıtılmış, fırında 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, dikdörtgen biçiminde incecik açılır. Önce eritilmiş tereyağ, daha sonra hazırlanan karışımın yarısı,  her yerine bulaşacak şekilde sürülür. Dikdörtgenin geniş ucundan burulmaya başlayarak rulo yapılır. Rulo, keskin bir bıçakla ortadan ikiye bölünür. Dağıtmadan saç örgüsü gibi birbirinin üzerinden atarak sarılır.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır.  Önceden ısıtılmış 170 derece sıcak fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
* Pişen çörek oda sıcaklığına geldiğinde kalan kahveli ve çikolatalı karışım üzerine gezdirilmelidir.

AFİYET OLSUN:)

Salı, Kasım 25, 2014

Anason, Çikolata ve Kahvenin Muhteşem Birlikteliği...


Anason ve kahveyi uzun zamandır birleştirmek istiyordum ve nihayet...:))


Muhteşem Jivara... Gerçekten kremamsı, çikolatamsı...:)))


Hayal gücümü zorlayan likör...:))


Çikolata , krema, kahve ve likör buluştu....


Anasonun hamurla dansı...:) Pişerken kokuyu anlatamam. O sır:)))


                                Veeeee:)) Sonunda anasonlu, kahveli ve çikolatalı  çörek çıktı ortaya. Muhteşem evet! ya da içindeki notalar bana çok uygun. Bu arada diyeti bıraktım sanmayın bugün iki imalat vardı ve onların sahipleri var:))) Yarın diğerini de yayınlayacağım. Sahipleri derken; büyük oğlumun iş arkadaşları benim bloğumu takip ediyorlar. Bloğa baktıklarında yayınları görünce, Onurcuğuma, "biz de tadına bakabilseydik " demişler. Ben de tadına baksınlar diye hazırladım bir şeyler. Çöreğe gelince kuzumun okulu iki gün tatil sınavlar nedeniyle. Ve biz ikimiz teyzesine yatıya gidiyoruz.:)) O da bize etli yaprak dolması sardı.:) Biz de tatlı olarak, çörek götürüyoruz. Tarifi yarın yayınlayacağım. Hepinize kucak dolusu sevgiler.

Pazar, Kasım 09, 2014

Felekten bir gün çalalım dedik...:) Çaldık da...:))




Soframız...


Limonlu cheesecake...


Çikolatalı Truffle...


Bademli çanaklarda, meyveli mini tartlar...


Tarçın  ve krema soslu, tahinli çörek...


                Güzel dostlarla sofra başında buluşalım dedik... Ne yazık ki; çıkan tansiyonum nedeniyle, dostlarımla sofra başında fotoğraf koyamadık ama sonunda güzel sohbetlerle dolu bir güne imzayı attık. Bazen insanlar, birilerinin mutlu günlerine, tatlı dost sohbetlerine, güzel kutlamalara kendilerince sekte vurmayı başarabiliyorlar.:( İki küçük yavrumuz vardı dün toplantımızda, biraz koşuştular... Aynı yaşta torunu olan alt komşumuz ise ki:)) Arada sırada burada olur çünkü; esas komşumuz bebeğin annesi olan kızı... Kapımızı çalıp, gürültüden şikayet edince, bende tansiyon zirve yaptı.:( Sonunç mu? 18 e çıkan bir tansiyon...Düşürmek için kullandığım dil altı hapı, bana üzülen dostlarım ve sinirden çileden çıkan kızım...:( Düştü düşmesine...Ama niye? Neden? İyi niyetler, hoş görü... Külüne muhtaç olduğumuz komşuluk ilişkileri Pandoranın kutusuna mı kilitlendi?
                İşte tatsız ve sevimsiz başlayan günümüz, güzel dostlarımın katkılarıyla muhteşem bitti.
                Sevgiler hepinize...