Sütlü tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sütlü tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Mayıs 06, 2016

Magnolia mı? :))) Nilgün yorumuyla muhallebi mi?






                       Efendimmm:)) 29 Mart da. paylaşmışım son yazımı. Kuzumun yaş günüymüş. "Neredesin" diye soracak olursanız? "Ülkenin karanlık gündeminde kayboldum" diyebilirim. Üzgünüm, şaşkınım ve huzursuzluklarım var. "Elle gelen, düğün bayramdır" derdi annem. Ancak; bu defa elle gelenin, ne olacağı belli değil.
                      Yıllarca didinip, geleceklerini inşa ettiğim çocuklarıma mı üzüleyim? yoksa Doğu Anadolu'da yitip giden gencecik canlara mı? Babasız kalan küçücük çocuklara mı? Evladını kara toprağa teslim eden ailelere mi?
                       Keyfim kaçtı arkadaşlar hemde fazlasıyla... Bunca düşüncenin arasında, mutfağa girsem bile, fotoğraflamak içimden gelmiyor... Fotoğraflasam, yazmak... Anlayacağınız; mutfağımdan değil ama blogdan biraz uzaklaştım. Halbuki; bu pencere bana çok iyi geliyordu. Keyfimi kaçıranlara sesleniyorum... Keyfiniz benden daha fazla kaçsın inşallah!!!
                       Peki! bu gün ne oldu da buradayım? Bir kız kardeşim var. Aynı anne babanın evlatları değiliz. Üstelik yüzünü hiç mi hiç görmedim:) Ancak; uzaktan uzağa haberleştiğimiz halde, benim ruh halimi sezen ve birkaç satırla beni kendime getiren bir kız kardeş:))
                       Sevgili Öznur, vaziyeti ahvalim tam da böyledir.:)) Senin yazını okuduğumda, son yazımdan sonra, kocaman bir nisan ayını devirmiş, mayıs ayından da hatırı sayılır günleri harcamış bulunduğumu farkettim:) Bu arada o kocaman nisan ayında 4 Nisan kardeşimin ölüm yıldönümü, 16 Nisan babama "elveda" dediğim gün ve ne yazık ki, bunca kayıp tarihlerinin buluştuğu bu ayda ben de 60 yaşıma basıp, belediyeden "indirimli kart" hakkımı kapmış bulunuyorum.:)))
                        Sevgiler kucak dolusu hepinize...

Madem ki buradayım, Eh! bari bir de puding tarifi verip kaçayım...

Magnolia Bakery's Banana Puding' i benim yorumumla çilekli bir puding haline geldi...:)

Bir gün de gerçek Magnolia Banana Puding yapıp yayınlayacağım inşallah...

Gerekli Malzemeler.

- 1 litre süt
- 2 yumurta
- 11 yemek kaşığı toz şeker
- 8-10 damla acı badem aroması
- 3 Yemek kaşığı tereyağ (yaklaşık 75 gr)
- 3 yemek kaşığı un
- 4 yemek kaşığı mısır nişastası
- 1 paket sade toz krem şanti

Arası için,
- 10 adet bademli kurabiye (rondodan çekilecek) daha önce yaptığım ve şekillerini beğenmediğim için buzlukta bekleyen kurabiyelere başvurulmuştur:)))) Siz bisküvi kullanabilirsiniz.
Üzeri için: Çilek, toz Antep, ve çilekli soğuk jöle

Yapılışı:

* Toz Krem Şanti haricindeki tüm malzeme, derin bir tencerede, tel çırpıcı ile çırpılıp, muhallebi
kıvamına gelene kadar pişirilir.
* Muhallebinin ilk sıcaklığı çıktıktan sonra, blender ile çırpılarak ılıtılır.
* Ilınan muhallebiye, toz şanti ile edilerek çırpılmaya devam edilir.
* Rondodan çekilen bademli kurabiyeler, kurabiye + muhallebi sıralaması ile kuplara koyulur.
* Üzeri çilek ve toz Antep fıstığı ile süslenir.

AFİYET OLSUN...

Pazartesi, Nisan 20, 2015

Pembe, pembe...Bulut gibi...Hafif mi hafif:) Sultan lokumu ve bezeler...




Yumurta sarıları,  tatlıya girerse...Akları da beze olur:)


                       Dün açık büfeye birkaç çeşit zeytinyağlı üretince, "Eee tatlı yok mu? nidaları başlayıverdi evimizde. Yaza hazırlıklar içerisinde bu aylarda, hepimiz çok iyi biliriz evlerde, diyet reçeteleri uygulanmaya başlar.:)) Kışın, kalın paltolar içinde gizlenen, birkaç kilocuk:)) yaz aylarında incecik kumaşlardan "kilocuk" biçiminde değil, "kilolar...lar...lar" biçiminde gözler önüne salınıverir:)) Ben kendi adıma, kışa girmeden başladım, sigarayı bırakarak aldıklarımı, geri iade etmeye. Çok şükür başarılı da oldum. bazen bir kilo alıp veriyorum ama benim için uygun ağırlığı korumaya çalışıyorum. Evdeki diğer vatandaşlarımız ise, şimdilik diyet reçetelerine uygun adım devam ediyorlar.:))) Başarı da avuçlarında, haklarını yememeliyim.:))
                      Bu tatlıyı oğlumcuğum çok seviyor. Sütlü tatlı olunca, masum ya hani, biz de ucundan kıyısında tadımlık yiyoruz. Maksat; "damaklar hoş olsun" :)) Başkaca bir amacımız yok! biline:))) Her evde bulunan, birkaç demirbaşlar yapılan bu tatlının malzemeleri şöyle;

Gerekli malzemeler:

- 4 Su bardağı süt
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 2 yumurta sarısı
- 1 paket vanilya
- 8 yemek kaşığı irmik
- 8 yemek kaşığı toz şeker
- 2 yemek kaşığı hindistan cevizi
- 1 paket krem şanti (sade)
- 1 çay kaşığı pembe gıda boyası (Fo)

Üzeri için bir kap Hindistan cevizi.

Yapılışı:

* Krem şanti haricindeki tüm malzemeler, bir tencerede devamlı karıştırılarak, muhallebi kıvamında pişirilir.
* Pişirilen muhallebi, el blendırı ile çırpılarak ılıtılır.
* Ilınan karışıma, krem şanti toz halinde eklenerek,  bir spatula yardımıyla karışıma yedirilir.
* Dikdörtgen bir borcama, bol miktarda hindistan cevizi serpilerek, karışım dökülür, üzeri düzeltilerek donması için birkaç saat bekletilir.
* Donan karışım, ince şeritler halinde kesilir ve kendi çevresinde sarılır.
* Sarılan rulolar tekrar Hindistan cevizine batırılarak, servis tabağına alınır.

Arta kalan 2 yumurtanın beyazları da, 150 gram şeker ve yarım çay kaşığı krem tartar yardımıyla, beze haline getirilir. Süsleme de kullanılmak üzere:)

AFİYET OLSUN:)

Pazartesi, Şubat 23, 2015

Su Muhallebisi... Kolay ve hafif...




                      Daha önce de bahsetmiştim; diyabet konusunda, mirası nesilden nesle taşıyan bir ailem var. Bilirsiniz diyabetliler; şeker ve şekere dönüşebilecek gıdaları çok dikkatli ya da hiç yememeleri gereken hasta grubudur.:) Üzerine çok şey yazılmış ve söylenmiştir bu rahatsızlığın...Mesela; çok uzun ömürlü oldukları...Niye mi? yediklerine çok dikkat etmek zorunda oldukları için tabii ki... Ama dikkat etmeyenlerin de, bu hurafeyi boşa çıkardıklarına da şahit oldum ne yazık ki:( Bir çok insan da, diyabet, "hırsız hastalığı" diye bir tanımlama yapar:))) Tabii ki hırsızlıkları, kimse görmeden, buzdolabından aşırılan bir kaç parça "yaramaz,kabahatli gıda" ile sınırlıdır.:) Anlatamazsınız, "yeme bak bunun sonu kötü" dersiniz küserler..."Benden mi esirgiyorsun" der gibi suçlu bakışlarla...:(
                     Anneciğimle; bu konuda çok gelgitler yaşamış olsakta, sözümüzü genelde dinlerdi, hatta ölçüm yapıldığı gün, eğer iyi bir netice almışsak, insülinini yapıp, kol kola girer, Kadıköy'deki muhallebicilerden birine gider, birer su muhallebisi sipariş ederdik.:) Şekersiz bu güzel tatlının, üzerine pudra şekeri serpilir ama yasak olduğu için, yapay tatlandırıcısından bir parçayı,azıcık sıcak suda eritir, gül suyunun altına onu dökerdi.:))
                    Ben de bugün su muhallebisi yaptım. Gülsuyu bol, pudra şekeri ise, herkesin ağız tadına uygun olacak. Hafif  tatlı severseniz iyi bir alternatif... Üstelik hem çok kolay, hem de son derece masum:))


Gerekli malzemeler:

- 3 su bardağı Light Süt
- 1 çay bardağı Mısır nişastası
- 1/2 çay bardağı pudra şekeri (isteğe bağlı)
- 1/2 çay bardağı gül suyu

Üzeri için; gül suyu ve pudra şekeri

Yapılışı;

- Süt, nişasta ve pudra şekeri, muhallebi kıvamına gelinceye kadar orta ateşte pişirilir. Göz göz olunca içine gül suyu ilave edilip, bir iki taşım daha kaynatılarak ateşten alınır.
- Kare şeklinde bir cam kabı sudan geçirerek içine dökülür, oda ısısına gelene kadar bekletilir ve soğutulmak üzere buzdolabına alınır.
- Porsiyonlar halinde  cam kaselere de konulabilir.
- Cam kaselerden ters çevrilerek, üzerine gül suyu ve pudra şekeri ekilerek servis edilir.

Çarşamba, Temmuz 23, 2014

Kadir Geceniz Kutlu Olsun...Mutfağımı Çok Özledim:) Artık 10'dan geri sayıma başladık.



          Bu mübarek gecenin, tüm İslam alemine kutlu olmasını diliyorum.

          Çok sıcak...Mutfak 40 derece falan herhalde. Orada irmik kavurmak akıl karı değil dedim ve dondurmanın yanında irmikle yapılabilecek bu tatlıyı seçtim.:) Sanki çok serinmiş gibi, mutfağımı çok özledim ya:))bir de "wet on wet" uygulayayım deyince, çikolatalar bile itiraz etti:)) Yap işte irmikli tatlını, sonra da paşa paşa git klimanın karşısına çök...Neyine yetmiyor?:)) Ne yapayım. Tam bir buçuk aydır, mutfakta tam anlamı ile, yasak savıyorum. Karnımızı doyuruyoruz çok şükür ama ya gözümüz????:)))
        Bu gün 10'dan geriye saymaya başlıyoruz. Yarın tek rakkamlara geçiyoruz. Yavrularımı yeni yuvalarına uğurlayacağım. Sonrasında mutfak maceraları ile yine burada olacağım inşallah:) Hepinize kocaman sevgiler.
         Sevgili Ali Bey ve benim zarif arkadaşım Jülide. Bu akşam tatlıyı tadanlardan çok övgü alabileceğinizden adım kadar eminim:)) Her ikinize de ayrıca sevgiler yolluyorum.


Gerekli Malzemeler:

- 1 Litre süt
- 9 Yemek kaşığı toz şeker
- 9 yemek kaşığı irmik
- 2 yumurta sarısı
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 200 gr labne peyniri
- 1 paket vanilya

Üstü için gerekli malzemeler:

- 150 gr Valrhona  DULCEY (Tuzlu sarışın çikolata) "Müthiş bir lezzet":)))
- 150 gr çiğ krema

Yapılışı:

* Derince bir kap içine, süt,yumurta sarıları, irmik, şeker ve vanilya alınır. Tel bir çırpıcı ile homojen bir karışım haline getirilir.
* Ateşe alınarak, kaynayıp koyulaşana dek pişirilir. Sıcakken içine tereyağ ilave edilip karıştırılır.
* İlk sıcaklığı çıktıktan sonra, labne peyniri ilave edilir.
* İçi su ile ıslatılmış cam bir kaba boşaltılır.
* Çiğ krema; (kaynama noktasına gelmeden), ısıtılır. Isınan kremanın içine çikolatalar ilave edilip eriyene kadar karıştırılır ve sütlü karışımın üzerine dökülür.
* Oda sıcaklığına gelen tatlı, donması için buzdolabında bekletilir.

Not: Bu tatlı küçük porsiyonlar halinde de hazırlanabilir.

AFİYET OLSUN:)

Çarşamba, Kasım 13, 2013

Aşure... "Kızın olunca, cezvede olsun kaynatmak mutlak görevdir" derdi Annem...:))



                        Geldik Muharrem Ayının 10. gününe.:)) Aşure günümüz. Annemin her yıl aşure yaparken, öğütlediği ses tonu bile kulağımda. Aşure bereket için yapılır. Amacı; hem evinizin bereketi hem de dağıtıp tattırdığınız eş, dost,konu, komşu, akrabanın evlerine bereket dilemektir.  Ayrıca; "kızın olursa, cezvede olsun kaynatmak lazım" derdi anneciğim. "Niye"? diye sorduğumda, "çeyizinin bereketidir" diye cevap verirdi. Ben de yıllardır, bu görevimi yerine getiriyorum.:) Çeyizleri hakkıyla hazırladık çok şükür:) Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bilirsiniz. Benim tarifim de bana özel. İçine mutlaka süt girer, portakal kabuğu, taze meyva,kestane, gül suyu olmazsa olmazıdır benim tarifin.:)) Herkesin evinde yaptığını ve özel tarifleri olduğunu biliyorum ama belki bunu da denemek isteyen olur diye yapılışını sizlerle de paylaşmak istedim. Aşureniz, eviniz, bereketli ola... Allah hepimizi senesine yetiştirsin... Sevgiyle kalın.

Gerekli Malzeme:

* 1/2 Kg Buğday
* 1 Çay Bardağı Pirinç (Büyük boy)
* 1 Su bardağı Kuru Fasulye
* 1 Su Bardağı Nohut
* 7 Su bardağı Toz şeker
* 200 gr Kuru kayısı
* 200 gr Kuru incir
* 200 gr Kuru Üzüm
* 250 gr Kestane (Haşlanmış ve soyulmuş)
* 2 Su bardağı Süt
* 1 Portakal Kabuğu (İnce doğranmış)
* 1 Mandalina kabuğu (İnce doğranmış)
* 1 çay bardağı Gül suyu
* 1 Elma  (ince doğranmış)
* Üzeri için; ceviz, fındık, badem, dolmafıstık, kuş üzümü, tarçın, hindistan cevizi, nar.... Evinizde kuruyemiş adına ne varsa...:)))

Yapılışı:

* Buğday, nohut ve fasulye bir gece önceden ayrı ayrı suya konulur ve sabah yıkanarak haşlanır.
* Buğday ve pirinç (9 litrelik, düdüklü tenceremde yapıyorum) 15 bardak su ilavesi ile 35 dakika pişirilir.
* Haşlanmış nohut, fasulye ilave edilerek açık olarak bir süre daha kaynatılır.
* Küçük küpler halinde doğranmış, kayısı ile kuru üzüm kaynayan karışıma ilave edilir.
* Portakal, mandalina kabuğu ve bir elma küçücük doğranarak eklenir.
* (Buğdayı sıkmaması için, ben şekerimi en son ilave ederim ve 5 dakika kaynatıp altını kapatırım.)
* Süt aşureye ilave edildikten sonra, kestane, incir, eklemesi yapılır.
* Gülsuyu altı kapatıldıktan sonra ilave ederek, tabaklara aktarmak üzere ilk sıcaklığının çıkması için 10-15 dakika beklenir.

** Üstü kaymak bağlayınca istediğiniz, kuru yemiş ve baharatlarla süslemesi yapılır.
Not: Kuru incirin kaynama esnasında dağılarak, aşurenin rengini bozmaması için en son ekleyip, karışımın sıcaklığı ile yumuşamasını sağlıyorum.

Çarşamba, Ekim 30, 2013

Trilece... Yine bir Arnavut Klasiği...

Trilece  ya da trileçe:)) Üç sütlü tatlı...



    Kuru Et:) Müthişti...


   Boşnak Böreği...


Manda kaymağında bekletilmiş, biber turşusu:))) Anlatılmaz, yaşanır...

     

      

                     Pendik Marina'ya yemeğe gitmeye karar verdiğimizde, bu restorana gitmek aklımızda yoktu.:)) Ancak; dünürlerimle gittiğimiz için Arnavut yoğunluğunun fazla oluşu, nerede yiyeceğimize karar vermek konusunda bizi fazla yormadı:)) Sandzak Restaurant, Balkan mutfağının amiral gemisi olarak telaffuz edilen bir yer. Müthiş yemekler ve güzel sunum biraraya gelince, oldukça hoş bir manzara çıkmış ortaya. Lezzet konusuna gelince, sadece "anlatılmaz, yaşanır" demek, kestirmeden tanım yapmak olur diye düşünüyorum. Et konusunda ise dinlendirme ve marinasyon konusundaki başarıları ayrı bir takdir unsuru. Her ne kadar, et konusunu fazla konuşma hakkım olmasa da:)) ( yemiyorum diyebilecek kadar az tüketirim) görünen köy, kılavuza ihtiyaç duymuyordu.
                   Efendimmm:))) Yenildi, içildi sıra geldi tatlılara... İşte benim ilgi alanım. Tatlı konusunda da çok alternatif vardı ancak benim favorim trilece oldu. Sanıyorum; bu lezzete bir yerden, bir zaman diliminden, sevdalı olduğum bir büyüğümün elinden aşinaydım. Bu lezzet benim, kayıtlarımın derinliklerinde bir yerlerde vardı... Emindim. Büyük kızım ve damadım, Makedonya gezilerinde yemişler ve bana uzun uzun anlatmışlardı. O halde, hafıza kayıtlarında derinliklere saklanmış bu lezzeti, gün yüzüne çıkarma zamanı gelmiştir değil mi? Haydin mutfağa dedim ve  işte size TRİLECE...:))))


Gerekli Malzeme

Keki için:

- 6 Yumurta
- 250 gr Pudra şekeri
- 400 gr Un
- 1/2 Çay bardağı ılık süt
- 2 Paket vanilya
- 1 Paket kabartma tozu
- 1/2 çay kaşığı krem tartar
- 1/4 çay  kaşığı tuz

Islatmak için:

- 1 +1/2 kg süt
- 1 + 1/2 kutu çiğ krema
- 100 gr Süt tozu.

Üzeri için.

- Karamel sos

Yapılışı:

* Yumurtaların sarısı ve beyazı ayrılır.
* Beyazların içine şekerin yarısı,tuz ve krem tartar ilave edilerek, kar haline getirilir.
* Yumurta sarıları şekerle çırpılır ve içine ılık süt ilave edilir.
* Un ve vanilya elenerek havalandırılır.
* Sütle çırpılmış yumurta ve havalandırılmış un bir kaç defada,  kar halindeki aklara ilave edilir. (Bu aşamada mikser kullanılmaz. Yumurta aklarını söndürmemek için karıştırma işlemi spatula ile yapılmalıdır.)
* Kare bir tepsinin içine yağlı kağıt döşenir ve karışım içine dökülür. Bir kaç defa hafifçe tezgaha vurularak, içindeki hava kabarcıkları söndürülür.
* 180 derece ön ısıtma yapılmış fırında pişirilir.
* Pişen kek, yağlı kağıtla alınarak, tel üzerinde soğutulur ve yağlı kağıt üzerinden soyulur.
* Kek tepsiye (Sütle ıslatılacağı için daha büyük bir tepsi kullanmalısınız) alınmadan evvel, bir kutu çiğ krema ve yarım kilo süt çırpılarak tepsinin içine dökülür.
* Kek sütün üzerine yatırılır ve yavaş yavaş kalan süt ve kremadan oluşan karışım üzerinden verilerek, kekin tüm sütü çekmesi sağlanır.
* Sütü tamamen çeken kekin üzerine, süt tozu elenir ve üzerine, bol karamel sos dökülür.
* 2-3 saat dinlendirilir.
* AFİYET OLSUNNNN:))))

Çarşamba, Ağustos 14, 2013

Peşmelba... Kuzum dönüyor.:)))

 Yaz aylarının vazgeçilmezi... Hafifliği ve lezzeti ile bir efsane... Peşmelba... Ahududu püresi, vanilyalı dondurma ve şeftalinin dayanılmaz hafifliği...


                                                                                                                                                                  "Kuzum dönüyor" dedim ya:)) Ona hazırlıklar yaptım. Kimi sipariş, kimi anneannesinin gönlünden koptu.



Babamız Gemi İnşaat Mühendisi olunca, kuzusu kendini ilk denizaltı modelinin içine atıvermiş.:)



Nice giderde, kırmızı halıda kırıtmaz mı????



Bir iz bırakmak lazım:))) Cemre geçti oralardan:))



Uykudan yeni kalkmış... Birazdan mikropluk tavan yapar...



Dikkat... Dikkat açılıyorum:))) Hınzırlıklar dizim dizim aklımda...:)


Top top mama " Bezelyeli köfte siparişi alıyorum..:) Bezelye parmaklar gösterilerek:)
SKYPE TEŞEKKÜRLER:) ANNEANNEYİ MEMNUN ETTİ...



Kısırın hazır bebek... :) Sipariş 1.



Mercimekli köfte annen için:))) Sana hamileyken, ağlayarak "canım istiyor" diye, içini çekerek, bağırdığı...



Bezelyeler, senin parmaklar kadar tatlı değil ama, idare ediver işte:))) Sipariş 2.



Sütlaç:))) Sipariş 3.

Bak kuzum, sütlüsü, meyvelisi, her şey hazır. Tanrı güzel yolculuklar nasip etsin. Enişten, teyzen, ben kollarımızı açtık sizleri bekliyoruz. Hepimiz, hepinizi özledikkkkkk:))))

Not: Peşmelba ile ilgili ayrıntılı bilgi isteyen olursa, bu basit tatlıyı hafta arası gerçek sunumu ile hazırlayacağım. Çünkü, tabakta değil, kuplarda servis edilir. :))

Salı, Şubat 12, 2013

İrmik Helvası (Antep Fıstıklı)




               İrmik... Mutfaklarımızın vazgeçilmez ürünü. Neler yapılmaz ki onunla... Çocuklarımız büyürken çorbalarına kıvam vermesi için, kayıplarımızda, dualarımızda sofralarımızın vazgeçilmezidir. Dardar Dede'ye adak adayanların sofrasında, mercimekli bulgur pilavının yanı başındadır yeri. :) Sütlüsü, şerbetlisi derken uzayıp gider irmikle yapılabilenler listesi.  Şam tatlısına , şekerpareye, revaniye kattığı lezzeti ise sevenleri çok iyi bilir.   Benim küçük ailem, irmik helvasını, tatlı niyetine çokça sipariş ederler bana. :) Ayıptır söylemesi,  böbürlenmek gibi olmasın ama...:) Ben de iyi yaparım bu helvayı. :) Daha sonra ki kayıtlarda; Hatay, Antakya mutfağından,  sıcak tüketilen ve tuzsuz dil peyniri katılarak yapılan bir başka çeşidine daha  yer vereceğim. Ve... Güzel arkadaşım Selvamın kulaklarını çınlatacağım... Yıllar önce Los Angeles'a, talihsiz bir nedenle yerleşmiş olsa bile, o marifetli, güzel insanın mutfağına, anılar ve hafızamdaki görüntülerle, kısa bir ziyaret yapmış olacağım...   Mide problemi yaşayanlar, yağda kavrulmuş irmik helvasından, ekşime , yanma yapıyor diyerek sıklıkla şikayet edip dururlar.  İşte tam bu noktada; sizlere, çözüm  olacak bu  tarif.  En mutlu günlerinizde, yüzünüzde gülümsemelerle, tatlı niyetine yemeniz dileklerimle...


Malzemeler:

* 1 Paket İrmik (İri taneli)
* 200 gr Margarin
* 1 Çay bardağı Antep fıstığı ( ya da dolmalık fıstık)
* 2 Su bardağı Su
* 2 Su Bardağı Süt
* 3,5 Bardak Toz şeker
* 1 Tatlı Kaşığı Tarçın

Yapılışı:

* Yağ, su, süt, şeker bir tencerede kaynatılır.
* İrmik ve fıstık, teflon yada seramik bir yayvan tencerede, rengi dönene ve kokusu çıkana kadar kavrulur.
* Kaynamış olan şeker su karışımı, kavrulmuş irmiğin üzerine yavaşça dökülür ve karıştırılır.
ÖNEMLİ NOT: Sıcak sıvı , irmiğin üzerine dökülürken çok sıçrama yapar, yanıkların oluşmaması için dikkat edilmelidir.
* Bir taşım kaynatılan tencerenin üzerine bir kağıt havlu veya mutfak bezi kapatılarak 45 dakika hiç açılmadan demlendirilmelidir.  Helva, 45 dakika sonra açılır.  Bir tatlı kaşığı tarçın ilave edilerek harmanlanır ve ılık servis yapılır.

Çarşamba, Ocak 23, 2013

Çilekli İrmik Tatlısı



        Şu sıralar; buzdolabımızın derin dondurucu bölümünü sıklıkla ziyaret etmeye başladım. Her ne  kadar havalar yaz günlerini aratmıyorsa da, yine bizler biliyoruz ki takvimler Ocak ayını gösteriyor. Masum bir tatlı gerekiyordu, evimizin en küçük vatandaşı için... Burada biraz hakikatlerden kaçıyor gibiyim. :)  Çünkü; ailemizin diğer üyeleri de tatlı yapıldığını görünce, ciğer görmüş kedi  yavruları gibi birer birer mutfak kapısına dizilmeye başlıyorlar. :)  Hem az tatlı , hem meyve içeriyor , hem lezzetli olacak, hem de göze, gönle dolacak., diye kurgu yapmaya başlayınca aklıma bu çarçabuk yapılan, aynı aciliyetle tüketilen :) çilekli irmik tatlısı geldi. Tabii ki aklıma öncelikle gelen irmik tatlısıydı... Ama, o derin dondurucu yok mu?... Çilekler orada mis gibi dururken bu tatlı, böyle öksüz bırakılır mı?.. :) Nasıl olsa, yaz güneşiyle güneşlenmiş iki paketim daha var diyerek, aldım tezgahın üzerine. Eh artık... Un var, şeker var helva yapsana kıvamına geldik demektir. :)

Malzemeler:

-1 Kg Süt
- 9 Çorba kaşığı toz şeker (Tepeleme)
- 9 Çorba kaşığı irmik (tepeleme)
- 2 Çorba kaşığı tereyağ
- 2-3 Adet damla sakızı (Havanda dövülmüş toz halde)
- 1/2 Paket labne peyniri

Sos için gerekli malzemeler:

- 1/2 kg Çilek
- 1/2 Çay bardağı Su
- 1 Çay bardağı Toz şeker
- 1 Paket Sade Jöle

Yapılışı:

*  Sütün içine toz şeker ve irmik  ilave edilerek, muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir.
*  Muhallebi kıvamına gelen karışıma altı kapatıldıktan sonra, damla sakızı ve tereyağ eklenir. 
* İlk sıcaklığı  çıktıktan sonra, yarım paket labne peyniri, karışıma ilave edilip, el mikseri ile bir dakika çırparak homojen dağılımı sağlanır.
*  Pyrex bir tabak sudan geçirilerek, karışım içine dökülür ve donması için serin bir ortama bırakılır.
* Çilekler rondo ile püre haline getirilir, içine toz şeker ve sade jöle ve su ilave edilerek pişirilir.
* Donmuş muhallebinin üzerine ortasından başlayarak dökülür.
* Üzeri tercihe bağlı olarak, hindistan cevizi, fıstık, badem tozları yada file kesimleriyle süslenebilir.


AFİYET OLSUN. :)