Sakız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Şubat 20, 2015

Katmerli Elmalı Ponçik... Bir zamanlar çocuktum...







                                  Çocukluğuma ve genç kızlığıma döndüm geçtiğimiz salı günü... Hani çocukken; boyunuz nedeniyle, başınızı kaldırıp yukarı doğru bakarak gördüğünüz insanlar vardır. Hele hele boylu posluysa, kendinizi minicik hissettiğiniz... Hatta; huyu, suyu da ağırsa...Giderek ufaldığınız... Tam 38 yıl önce, son defa gördüğüm, hayatımda rahmetli ağabeyim kadar derin çizgiler bırakarak, Almanya ya okumaya giden ve sonrada hiç görmediğim bir canla birlikteydim. 38 yılda öylesine biriktirdiklerimiz vardı ki; neresinden başlayacağımı, hangisi anlatacağımı, ne kadarını dinleyebileceğimi bilmeden, sadece bakarak, yılları nasıl devirdiğimizi hesaplamaya çalıştım.:( Birileri için, ömür bile olamayan 38 koca yıl...Tıpkı 27 yaşında toprağa verdiğim güzel kardeşime olduğu gibi...
                                 Yanıma geldiğinde artık boyumuza dair mesafeler çoktan aşılmıştı...Sadece; yıllardan oluşan, anlatacakların biriktiği 38 yıl vardı mesafe olarak...
                                Sevgili Haluk ve kızkardeşi Zerrin, çocukluğumuzu ve gençliğimizi paylaştığım, ağabeyimin can kardeşi, beni ilk gece klübüne götürenler...Dostluğu, korumayı ve kollamayı öğrendiklerim...bana hayatta dik durmayı öğretenler...Takip etmem gereken, güvenli yolları işaret edenler...
                                 Kardeşimin kaybından sonra, hayat bizleri farklı yollara sürükledi, eğitim için Almanya'ya giden, sonra da orada kalan bu güzel dostu hiç mi hiç göremedim.:( Hatta burada olup, kardeşimin arkadaşı olan kimselere selam bile veremedim.:( Öylesine yıkılmıştım ki, kaybettiğim sadece kardeşim değil, benim hayat koçumdu... Yine de, sanki acelesi varmış ve geleceği görmüş gibi... teknik olarak yaşamı bana öylesine özetleyip nakşetmişti ki, hayat yolunda gerçekten hata olduğunu kabul ettiğim bir gerçek! birkaç ta ufak etkisiz hatadan başka hiç tökezlemedim. Tabii ki bunu kendi gerçeklerimin ışığında söylüyorum.:)
                             Anlayacağınız sevgili arkadaşlarım; yıllar sonra, kardeşime dair ağlamadan konuştuğum, en güzel anılarıyla andığımız çok güzel bir yaşadım. Dışarısı çok soğuk ve lapa lapa kar yağıyordu. Ama bir masa başında sıcacık, buram buram hasret kokan bir sohbet vardı...
Sevgili Haluk ve Zerrin kaybettiğimiz yılları bir rafa kaldırdık. Geri kalan hayatıma hoşgeldiniz...

                             Bu katmerli ponçiğin tarifini vermemi ister misin? :))) Muhteşem:) bilginize...

  Malzemeler: (24 adet ponçik)

- 1  Yumurta
- 1 Çay bardağı yoğurt
- 1 Çay bardağı ılık su
- 1 Çay bardağı ılık süt
- 1+ 1/2 Çay bardağı Toz şeker
- 100 gr Tereyağ (oda sıcaklığında)
- 100 gr Tereyağ  (eritilmiş)Ara katlara sürmek için)
- 1 Çay kaşığı Tuz
- 1 Paket Instant Maya (Dr. Oetker)
- 1 paket vanilya (Damla sakızlı Dr. Oetker)
- 4,5 - 5 Su bardağı Un (Toparlanana kadar) Unun kalitesine göre değişebilir. (yumuşak hamur)

İç malzemesi:

- 4 Elma (rendelenmiş)
- 1/2 Su bardağı kuru üzüm)
- 1 Su bardağı toz şeker
- 1/2 su bardağı kuru meyve parçacıkları
- 1/2 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı:

* Rendelenmiş elmaların üzerine, şeker ve diğer malzemeler eklenerek,pişirilir. Altı kapatıldıktan sonra tarçın ilave edilir ve soğutulmak üzere bir kenara alınır.

Yapılışı:

* Derin bir kapta,  un haricindeki tüm malzemeler karıştırılır.
* Un yavaş yavaş ilave edilerek, kulak memesi kıvamında bir hamur oluşturulur.
* Hamurun üzeri streç folyo ile sarılarak mayalanmaya bırakılır. (Mayalanmayı; kışın kaloriferin üzerinde, yaz aylarında oda sıcaklığını yetmediği durumlarda 45-50  dereceye kadar ısıttığım fırının içinde gerçekleştiriyorum.)
* Mayalanan hamur, 16 eşit parçaya ayrılır.
* Sekiz parça mayalı hamur, her biri kahvaltı tabağı büyüklüğünde açılarak arasına eritilmiş tereyağ fırça yardımıyla sürülür. 8 er parçalık , 2 grup hamur elde edilir.
* Tereyağlarının donması için buzdolabında 15 dakika kadar dinlendirilir.
* Buzdolabından alınan hamurlar, açılabileceği büyüklükte açılır, önce dörde, sonra her bir çeyrek parça 3 e bölünerek, üçgen şeklinde 12 parça ponçik hamuru hazırlanır. Diğer gruba da aynı işlem uygulanır.
* İçlerine hazırlanan elmalı malzeme doldurularak, sigara böreği gibi sarılır ( üzerine yumurta sarısı sürülebilir ya da piştikten sonra pudra şekeri serpilebilir) ve 170 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

AFİYET OLSUN:)

Pazar, Ağustos 31, 2014

Meyveli Muffin Mi?... Yoksa Üstü de, Çikolata İle Mi Kaplı? :)))



Bir kutusu, genç dostlarımızın evine ağız tadı olmaya gitti...


Bir usta daha...Manjari %64 kakao oranıyla karşınızda...:))


         Ben suçsuzum arkadaşlar.:)) Bütün kabahat, çikolatalarda... Ne yapayım özrüm, kabahatimden büyük olmasın diye, yanına bir form çayı mı önermeliyim...:)) Bilemedim. "Bir cumartesi günü tembelliği yapayım" dedim ama beynim ve bedenim uyumlu çalışmıyor. Biri " hadi otur dinlen" derken, diğeri " Boş duranı Allah sevmez" diyerek, karşı çıkıyor.:) Ben, bu beyin ve beden uyumsuzluğuna bir çare üretemedim.:) Kabahat sadece bende mi? diye soracak olursam, cevabı kocaman bir "Hayır" olacaktır. Çünkü; çikolata kadar baştan çıkaran ve teşvik eden başka bir lezzet daha yok diye düşünüyorum. Bu kışkırtıcı lezzet, gözümün önünde bulunmaya devam ettikçe, ben de imalata devam edecek gibi görünüyorum.:)) Manjari, yine Valrhona'nın, özel tadlarından biri...Notaları kırmızı ve kurutulmuş meyveler ile desteklenmiş... Ne demeliyim bilemedim... "Mükemmel" diyerek bitiriyor ve tarife geçiyorum.

Gerekli Malzemeler: (21 Muffin)

- 3 Yumurta
- 1+1/2 Su bardağı toz şeker
- 1/2 Su bardağı sıvı yağ ( fındık)
- 3/4 Su bardağı Süt
- 3 Yemek kaşığı yumuşak margarin (Becel tereyağ lezzeti)
- 2+ 1/2 Su bardağı un
- 3/4 Su bardağı Portakal, limon, mandalina kabuğu
- 1 Paket Sakızlı vanilya
- 1 Paket kabartma tozu
- 1 Çay bardağı Pişirilebilir damla çikolata

Üst Kaplaması:

- 100 ml Çiğ krema
- 100 gr. Eritilebilir çikolata (Manjari)
- 1 Yemek kaşığı tereyağ

Yapılışı:

* Yumurta ve şeker, karışım beyazlayıncaya kadar çırpılır.
* Sıvı yağ, süt, margarin ilave edilerek, çırpmaya devam edilir.
* Un, kabartma tozu, vanilya birlikte elenerek havalandırılır.
* Havalandırılan, kuru malzeme birkaç seferde, sıvı malzemeye ilave edilerek, homojen bir karışım olması sağlanır.
* Meyve kabukları ve damla çikolata biraz unlanarak, bir spatül yardımıyla karışıma ilave edilir.
* Muffin kalıpları içine,  2/3 oranında doldurularak, 175 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

Üst kaplama yapılışı:

* Çiğ krema, kaynama noktasına gelmeden ısıtılır. Çikolatalar ve tereyağının, çiğ kremanın ısısı ile erimesi sağlanır. Oda sıcaklığına geldiğinde 10-15 dakika buzdolabında kıvam alması beklenerek, muffinler içine batırılır ve üstleri dilediğinizce süslenir.

AFİYET OLSUN.:)



Salı, Aralık 03, 2013

Fındıklı ve Üzümlü Kurabiye...





                 Burnu tıkalı, boğazı belli ki ağrıyor... Gözler çipil çipil... Teknoloji harikası dereceler, ne  yazık ki ateş ölçmekten başka her işe yarıyor.:)) Evet! Kuzum grip oldu. Vız da vız... Ne yapacağımızı bilemiyoruz, eve sığamıyoruz. Oyuncaklar yerlere yayılmış vaziyette... Ayağımın takılıp, yerle yeksan olmam, an meselesi... Gerçekten mayın tarlası gibi bir evden bahsediyorum.:))) Kuzu eğlenecek diye, sakat kalacak halim yok.:) Aralarından hoplaya, zıplaya ilerliyorum işte... Hastayız ama... "Şekerli kurabiye" diye ağlayıp, acındırmaktan da hiç geri kalmıyoruz.:))) Mutfak şu anda en garantili ve korunaklı yer.:)) Çünkü; pisiler var diye sıkı sıkıya kapalı tuttuğumuz mutfağımıza, oyuncakta yayamıyoruz.:))  Kuzu teyzesinin yanına oturup, kendine bir oyun kurup, içinde kaybolunca , bende fırsattan istifade onun şekerli kurabiyesini yaptım:)) Şimdi afiyetle yemekte... Bizim evin hallerinden :)) Sevgiler.

Gerekli malzemeler:

- 250 gr tereyağ ( yarısını Becel tereyağ tadında kullandım)
- 1 çay bardağı ince dövülmüş fındık
- 1 Çay bardağı kuru üzüm
- 4 yemek kaşığı pudra şekeri
- 4 yemek kaşığı mısır nişastası
- 1 paket sakızlı vanilya (Dr. Oetker)
- 2 + 1/4 Su bardağı un
- Üzeri için 2 yemek kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:

* Tereyağ ve pudra şekeri krema oluncaya kadar karıştırılır.
* Fındık rondodan ince dişler halinde çekilir. (Toz olmamalıdır)
* Krema halindeki yağ ve pudra şekeri karışımına; fındık, kuru üzüm, mısır nişastası, sakızlı vanilya ilave edilir ve yoğurulmaya başlanır.
* Un azar azar ilave edilerek, kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
* Bir buzdolabı poşeti içerisinde, yarım saat buzdolabında dinlendirilir.
* Dinlenmiş hamurdan küçük ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak, yuvarlanır ve fırın tepsisine yerleştirilir.
* Önceden ısıtılmış  160 derece sıcaklıkta, beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* Çıkar çıkmaz, sıcakken pudra şekeri serpilmiş bir tabak içinde, şekere bulanır ve servis tabağına dizilir.

AFİYET OLSUN.:)

Salı, Haziran 11, 2013

Sakızlı Kurabiye İkram Etsem Gücenir Misin?

 




                    Dediğim gibi midemde bir yumruk, göğsümde bir sıkışma, kafamda binlerce soru, ruhumu sıkıştıran bir ahtapotun kolları... Neredeyse 15 gündür, yiyemedim... En önemlisi, yiyebildiklerimi de , hazmedemedim... "Hayat devam ediyor" diyeceksiniz. Haklısınız da... Ancak; bugüne değin yaşadıklarımdan çok ders almış biri olarak; hayat, yirmi dört saatten, bir günden, bir aydan,  bir yıldan, hatta yaşadığım toplam zaman sürecinden ibaret değil benim için... O süre içinde; ne yaptığım, ne yediğim, ne kadar uyduğum, ne kadar üzüldüğüm yada güldüğüm de değil, benimle aynı yolda yürüyen evlatlarım için hazırladığım yaşamın, onlar için ne kadar kullanılışlı olduğu ... Yalnız bir anne olarak; çok küçük yaşlarında, tek başına eğitmek, okutmak, sosyalleştirmek ve hayata sağlam bireyler olarak katmak istediğim çocuklarım için, doğruyu yapıp yapamadığım konusunda binlerce soru, beynimde cevaplanmak üzere sırasını bekliyor.  Büyük kızım, Saint Joseph Lisesi'nden mezun olacağı yıllarda, Grenoble University'de öğrenimine devam etmek istediğini söylediğinde, nasıl karşı çıktığımı hatırlıyorum. "Türkiye'de kalmalısın... Bu ülkenin iyi eğitim almış gençlere ihtiyacı var... Gitmek istediğin yerlerde; medeniyeti daha fazla gözlemleyebilirsin  ama asla taviz veremeyeceğin, dostluk ve arkadaşlıklar konusunda diyete girmen lazım" demiştim. Küçük kızıma gelince; eski eserlere olan hayranlığı nedeniyle; "Bunu oku... Bir Cumhuriyet çocuğu olarak atalarından kalan eserlere sahip çık... Onları koru...Kolla...Esirge... Senden sonraki nesillere sağlıklı taşınabilmesi için görevinin bilincinde ol" deyişimi...  Şimdi "ben yanlış mı yaptım" diyorum... İsteğim; benim özgür Türkiyem için, daha özgür bireyler yetiştirip, özgür ve irdeleyen beyinleri ile vatanlarına katkı sağlamalarıydı... Kısıtlanmış yaşam şartlarında, at gözlükleri ile bakıp sadece tanımlanmış görüş açısıyla gören ve gördükleri ile yetinen, ezberci bir kitlenin elemanlarından olmaları değil...
                   Vuslatım, sen "çayımın yanına bir börek" deyince, oturdum şu makinenin başına.:) Börek yok be canım kardeşim. Sakızlı kurabiye ikram etsem gücenir misin? :) Ama söz sana; en afilisinden bir börek. Çok yakında...:)

Gerekli Malzemeler:

- 125 gr Tereyağ (Oda ısısında)
- 125 gr Margarin (Oda ısısında)
- 3/4 Su bardağı Pudra Şekeri
- 1/2 Su bardağı Mısır nişastası (tepeleme)
- 100 gr Fındık (Bledırda toz haline getirilmiş)
- 3 Su Bardağı Un
- 2 Paket Sakızlı Vanilya (Dr. Oetker)
- 2 Çorba kaşığı pudra şekeri (Üzerine serpmek için)

Yapılışı:

* Oda ısısındaki tereyağ ve margarin karışımına, pudra şekeri eklenerek krema haline getirilir.
* Fındık, blendırda toz haline getirilerek, karışıma ilave edilir.
* Mısır nişastası, un ve Sakızlı vanilya elenerek eklenir ve hamur kulak memesi kıvamında tutulur.
* Hamur buzdolabında yarım saat dinlendirilir.
* Fındık büyüklüğünde parçalar halinde yuvarlanarak tepsiye dizilir. ( İsteğe bağlı olarak, üzerine küçük parça fındık serpilebilir.)
* 170 derece önceden ısıtılmış fırında, üzeri beyaz kalacak şekilde pişirilir.
* Ilındıktan sonra, pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN.:)

Perşembe, Ocak 17, 2013

Kızılcık Likörü Sakızlı ve Yıldız Anasonlu




                 Kızılcık, evimizde meyve olarak tüketilmesi fazla tercih edilmeyenlerdendir. Ama; marmelat, reçel veya likör olarak hazırlanırsa...:)))) Koydunsa, bul. :)))  Hafif buruk lezzeti ve  güzel rengi ile benim için de her zaman favorilerden olmuştur. Bu yaza kadar çeşitli aromalarla tatlandırarak yaptığım kızılcık likörüne, bu defa sakız ve yıldız anason ekleyerek, lezzette zirveyi buldum sanıyorum. :) Bundan sonra eve gelen kızılcıklar, sakız ve anasonla birlikteliğini sürdürecek... Mutfak gönüllüsü olmak, deneme yapma isteğini de geliştiriyor sanıyorum. Çünkü; bir malzemeyi elime aldığımda, nelerle uyum sağlayabileceği konusunda uzun uzun düşünürken buluyorum kendimi... Herhangi bir tarifi, birebir yapmaktan asla hoşlanmıyorum. "Bu kendi yorumum olmalı" diye başlayıp, başladığı noktadan, çok farklı olan tariflerle çıkıyorum mutfaktan.:)) Sonra da benim çeşnici başlarıma danışıyorum.:) Onlardan onay çıkarsa, yola devam...
               
                Bu tarifte de aynen bunu yaşadım, denerseniz oldukça sevebileceğiniz bir şişe likörünüz olacak.:) Kolay gelsin şimdiden...

Malzemeler:

- 1/2 Kg Kızılcık
- 2 Su bardağı Toz şeker
- 35 cc Votka
- 3-4  Adet Yıldız Anason
- 3-4 Parça Sakız

Yapılışı:

* Kızılcıklar yıkanır ve süzülür. (Çekirdeklerini çıkarmadım)
* Şeker ve kızılcıklar katlar halinde cam bir kavanoza döşenip, tülbent içine bağladığımız sakız ve yıldız anason da ilave edilerek, güneşte 15 gün bekletilir.
* Şişe arada bir sallanarak şekerin erimesi kolaylaştırılır.
* Fermantasyonun başladığı gözlemlendiğinde; votka, karışıma eklenir ve karanlık bir ortamda 2-2,5 ay likörün olgunlaşması sağlanır.
* Açıldıktan sonra içine yarım çay bardağı iyi cins bir konyak katılırsa, lezzeti daha da güzel oluyor.:))))

Bundan sonrası için, sadece "AFİYET OLSUN" diyebilirim. :)