Mayalılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mayalılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 06, 2016

Yine bir taşla, iki kuş:)) Paskalya Çöreği ve Tahin pekmezli çörek...


Paskalya çöreği...


Hamurdan biraz arttırıp, kuzuya bir sürpriz daha yapılır:)))


              Yeni bir yıla daha girdik, umutlarımız, heyecanlarımız, beklentilerimiz var. Mutlaka her evde insanlar, gözlerini  kapatılıp akıllarından ve gönüllerinden olmasını istedikleri dileklerini geçirmişlerdir. Ben de onlardan biriydim... Kendi adıma sağlık diledim sadece ama çocuklarım adına, saydığım dilekler ile sabaha kadar gözüm kapalı kalabilirdim.:) "Biz, geldik geçiyoruz" demeyeceğim. Çünkü; K.D.V lerimle ilgili olarak, dilediğim ve görmek istediğim çok şey var. "Eğer" dedim, "Eğer, Tanrı bana istediğim sağlığı verirse, onların iyi günlerine şahit olmak mutlak olacaktır". ...
              Çocuklarıma gelince... Onları yetiştirirken, sadece Tanrıya yaslandım. Şimdi geleceklerini karartma konusunda kimse etkili olamaz... Olmamalı... Olanları da, "annelerin ahı tutsun" diyorum.
               Çok şey istemiyorum, çocukları için gerekenleri her anne baba ellerinden geldiğince gerçekleştiriyor zaten. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var!
                Ben, evlatlarımızın bizim olmayan bir savaşta ölmelerini istemiyorum...
                Ben, onlar için eğitimde eşitlik istiyorum...
                Ben, bayrağıma, yönetim sistemime, ana dilime, dil uzatılmayan bir ülkede torunlarımı yetiştirmek istiyorum.
                Kısacası; evlatlarımın bu güzel ülkede, insanca yaşayıp yaşlanmalarını istiyorum.
                Anlaşılacağı üzere, çok şey istemiyorum yeni yıl, nam-ı diğer 2016 sözüm sana, ama kulağına kar suyu kaçması gerekenler varsa, onlarda üstlerine alınsınlar bir zahmet....
                Tüm dostlarıma mutlu bir yıl diliyorum.

İsterseniz bir de tarif katıvereyim araya:)))

Gerekli Malzeme:

- 2 yumurta (Büyük)
- 1 su bardağı süt (ılık)
- 125 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
- 1 Su bardağı pudra şekeri
- 1 paket maya (instant)
- 5 Su bardağı un
- 2 tatlı kaşığı Mahlep
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

* Pudra şekeri, ve un bir kabın içine elenerek hazırlanır.
* Süt ılıtılarak bir tatlı kaşığı şeker ve maya ilavesiyle aktifleşmesi sağlanır.
* Oda sıcaklığındaki, tereyağ, aktif hale gelen mayalı süt, sıvı yağ ve mahlep, unlu karışımın yarısına ilave edilerek yoğurulur.
* Yumurtalar çırpılarak, hamura eklenerek yedirilir.
* Un ve şeker karışımının diğer yarısı yavaş yavaş karışıma eklenerek, ele hafifçe yapışan bir hamur tutulur. ( Un yavaş eklenmelidir. Fazla un , çöreği tıkız yapabilir. Ölçü hafif ele yapışan bir hamur olmasıdır.)
* Hamur, mayalanması için üzeri streçle kapatılarak, sıcak bir yere koyulur.
* Hamur iki katına çıkınca, eşit üç parça ayrılıp, rulo şeklinde uzatılarak, saç örgüsü şeklinde örülür.
* Tepsi mayası için yarım saat bekletilir ve yumurta sarısı sürülerek, 175 C derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

Not: Kalan hamuru, dikdörtgen biçimde açılarak içine tahin pekmez karışımı sürülür ve 1,5 cm kalınlığında kesilerek, pişirme kabına yerleştirilir. 2, mayalanmadan sonra diğer çöreğin piştiği ısıda pişirilir.

AFİYET OLSUN:)

Cuma, Ağustos 14, 2015

"Eve döndüğüm belli olsun" dedim:) Sakızlı ve tarçınlı çörek...





                      Sevgili dostlar bu aralar bir gezme halindeyim, yerimizden kıpırdamadan, gelin kızın cicilerini yetiştirdikten sonra, aldığımız gibi başımızı düştük yollara:) Bir gece vakti yarı uyur yarı uyanık çıktık İstanbul'dan, sabah güneşle birlikte girdik Çeşme'ye. Ver elini feribot...Bindiğimiz gibi kendimizi "Chios İsland" yani Sakız Adası'nda buluverdik.
                      Ada havadar, deniz akvaryum gibi, kaldığımız ev 1790 yapımı:)) Tam benlik anlayacağınız. Nostaljinin dibine vurmak bu olsa gerek.:)
                      Kuzularım yine öylesine bir program yapmışlar ki, her günümüz sabah kahvaltısı hariç program uyarınca yaşandı.:) Oğluşum arabayı da rahat gezebilelim diye götürünce, adanın kuzeyden güneye, doğudan batıya bütün sahilleri, restoranları ve plajları bizim oluverdi.:) Bu arada sıkıntılı bir gün de yaşadık. Ancak; dualarımızı ve iyi niyetimizi Tanrım karşılıksız bırakmadı. Geçtiii, gitti çok şükür.
                      Sakız Adasına gelinir de Nilgün mutfağına ne var ne yok diye bakmaz mı? İmkan var mı hiç?:))) tabii ki likörden Uzo'ya, olgunlaşmamış limon ve portakal dan. "bakalım nasıl kabarıyor" diye merak ettiğim mayalarına kadar aldım:)) Az kaldı valizler arabada, ben ise arkadan koşarak gelecektim ama ayıp olur diye, bir oturacak yer ayırdım kendime:))
                      Geldik çok şükür:) Sakız bana bakıyor ben sakıza, kuzu çörek diye vızlıyor:)) Yani mutfağa girmek için her türlü uyarı hazır:) "Sıcak var... aman olsun bir fırının ısısı mı eksik kalacak:)) Onu da yakarız" dedim ve girdim mutfağa...
                        İşte tarifi...

Gerekli malzeme:

- 1 Yumurta
- 3 +1/2 Su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 125 gr Tereyağ (oda ısısında)
- 3 parça sakız (1 tatlı kaşığı toz şekerle dövülmüş)
- 3/4 su bardağı süt
- 3/4 su bardağı pudra şekeri
- 1 paket instant maya

İçine serpmek için, ayrıca yeterince sıvı yağ ve tarçın toz şeker karışımı.

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un , pudra şekeri, tarçın ve şekerle dövülüp toz haline getirilmiş sakız, bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, 40'ar gramlık parçalar koparılır ve oval olarak açılır.
* Her bir oval hamurun pizza bıçağı ile uçları kesilmeden 4-5 şerit olarak kesilir, üzerine sıvı yağ sürülerek, şekerli tarçın serpilir ve çapraz olarak sarılır. Düğüm atar gibi, kapanma yeri alta gelecek şekilde uçları birleştirilir.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır ve 150-160 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.
* Fırından çıkarılmış çöreğin ilk sıcaklığı çıkınca, üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN:)


                   

Pazar, Mart 08, 2015

Yer Fıstığı Ezmeli ve Tarçınlı Çörek...


Fırından çıkarken görüntümüz buydu...


Birkaç dakika sonra...:)))


Ertesi güne bu bile kalmadı:)))



                      Evde oturunca halim böyle işte mutfak ve salon arasında mekik dokumaca:)) Arada kuzu ile birlikte, Barbileri giydirmece, yün ile küçücük bebekleri sarmaca... Oyun zamanım çoktan geçti ama anlayan yok:)) "Haydi! oynayalım" deyince, oynamaya başlıyoruz. Arada puzzle yapıyoruz ama renklerine göre ben ayıracakmışım...O, sadece ait olduğu yerine koyacakmış...Babası böyle yapıyormuş...Allah Allah:)))) İyi öyleyse akşam gelince, babanla oynarsın dediğimde ise, küsüp kanapelerin arkasına saklanmaca ve aradan dereden, ne yaptığımı izlemece:))
                       İşte kuzuyla 10 gündür böyleyiz. Arada bir kavga da çıkmıyor değil aramızda... Hep o yapacak değil ya! Ara sıra ben de mızıkçılık yapıveriyorum:)) İyi oluyor valla... 
                      Şöyle bir gerçeği alenen kabullendim sevgili arkadaşlarım:) Çocukluk 3 dönem yaşanırmış insan yaşamında.. Biri doğduğumuzda, mutlak yaşanan...2. si torunlarımızla. 3.sü ise ileri yaş dönemi çocukluğuymuş:))) ikisini yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.:) Bakalım 3. sü ne olacak? :)


Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta
- 3 + 1/2 Su bardağı Un
- 1 Paket toz maya
- 3/4 Su bardağı Süt
- 1/2 Su bardağı Pudra Şekeri
- 3 Yemek kaşığı tereyağ
- 1 tatlı kaşığı tarçın

İç Malzemesi:

- Yer Fıstığı ezmesi

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un ve pudra şekeri bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 50 C derecede ısıtılmış fırında ya da kalorifer üzerinde 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır ve el ayası içinde çay tabağı büyüklüğünde yuvarlaklar açılır.
* Her bir yuvarlak hamurun ortasına, yer fıstığı ezmesi sürülür ve önce ikiye, sonra tekrar ikiye katlanarak, tepsinin içine dikine dizilir.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır.  Üzerine bir fırça yardımıyla sıvı yağ sürülür ve önceden ısıtılmış 160 derece sıcak fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
* Fırından çıkarılmış çöreğin ilk sıcaklığı çıkınca, üzerine pudra şekeri serpilir.

AFİYET OLSUN.:)

Cuma, Şubat 20, 2015

Katmerli Elmalı Ponçik... Bir zamanlar çocuktum...







                                  Çocukluğuma ve genç kızlığıma döndüm geçtiğimiz salı günü... Hani çocukken; boyunuz nedeniyle, başınızı kaldırıp yukarı doğru bakarak gördüğünüz insanlar vardır. Hele hele boylu posluysa, kendinizi minicik hissettiğiniz... Hatta; huyu, suyu da ağırsa...Giderek ufaldığınız... Tam 38 yıl önce, son defa gördüğüm, hayatımda rahmetli ağabeyim kadar derin çizgiler bırakarak, Almanya ya okumaya giden ve sonrada hiç görmediğim bir canla birlikteydim. 38 yılda öylesine biriktirdiklerimiz vardı ki; neresinden başlayacağımı, hangisi anlatacağımı, ne kadarını dinleyebileceğimi bilmeden, sadece bakarak, yılları nasıl devirdiğimizi hesaplamaya çalıştım.:( Birileri için, ömür bile olamayan 38 koca yıl...Tıpkı 27 yaşında toprağa verdiğim güzel kardeşime olduğu gibi...
                                 Yanıma geldiğinde artık boyumuza dair mesafeler çoktan aşılmıştı...Sadece; yıllardan oluşan, anlatacakların biriktiği 38 yıl vardı mesafe olarak...
                                Sevgili Haluk ve kızkardeşi Zerrin, çocukluğumuzu ve gençliğimizi paylaştığım, ağabeyimin can kardeşi, beni ilk gece klübüne götürenler...Dostluğu, korumayı ve kollamayı öğrendiklerim...bana hayatta dik durmayı öğretenler...Takip etmem gereken, güvenli yolları işaret edenler...
                                 Kardeşimin kaybından sonra, hayat bizleri farklı yollara sürükledi, eğitim için Almanya'ya giden, sonra da orada kalan bu güzel dostu hiç mi hiç göremedim.:( Hatta burada olup, kardeşimin arkadaşı olan kimselere selam bile veremedim.:( Öylesine yıkılmıştım ki, kaybettiğim sadece kardeşim değil, benim hayat koçumdu... Yine de, sanki acelesi varmış ve geleceği görmüş gibi... teknik olarak yaşamı bana öylesine özetleyip nakşetmişti ki, hayat yolunda gerçekten hata olduğunu kabul ettiğim bir gerçek! birkaç ta ufak etkisiz hatadan başka hiç tökezlemedim. Tabii ki bunu kendi gerçeklerimin ışığında söylüyorum.:)
                             Anlayacağınız sevgili arkadaşlarım; yıllar sonra, kardeşime dair ağlamadan konuştuğum, en güzel anılarıyla andığımız çok güzel bir yaşadım. Dışarısı çok soğuk ve lapa lapa kar yağıyordu. Ama bir masa başında sıcacık, buram buram hasret kokan bir sohbet vardı...
Sevgili Haluk ve Zerrin kaybettiğimiz yılları bir rafa kaldırdık. Geri kalan hayatıma hoşgeldiniz...

                             Bu katmerli ponçiğin tarifini vermemi ister misin? :))) Muhteşem:) bilginize...

  Malzemeler: (24 adet ponçik)

- 1  Yumurta
- 1 Çay bardağı yoğurt
- 1 Çay bardağı ılık su
- 1 Çay bardağı ılık süt
- 1+ 1/2 Çay bardağı Toz şeker
- 100 gr Tereyağ (oda sıcaklığında)
- 100 gr Tereyağ  (eritilmiş)Ara katlara sürmek için)
- 1 Çay kaşığı Tuz
- 1 Paket Instant Maya (Dr. Oetker)
- 1 paket vanilya (Damla sakızlı Dr. Oetker)
- 4,5 - 5 Su bardağı Un (Toparlanana kadar) Unun kalitesine göre değişebilir. (yumuşak hamur)

İç malzemesi:

- 4 Elma (rendelenmiş)
- 1/2 Su bardağı kuru üzüm)
- 1 Su bardağı toz şeker
- 1/2 su bardağı kuru meyve parçacıkları
- 1/2 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı:

* Rendelenmiş elmaların üzerine, şeker ve diğer malzemeler eklenerek,pişirilir. Altı kapatıldıktan sonra tarçın ilave edilir ve soğutulmak üzere bir kenara alınır.

Yapılışı:

* Derin bir kapta,  un haricindeki tüm malzemeler karıştırılır.
* Un yavaş yavaş ilave edilerek, kulak memesi kıvamında bir hamur oluşturulur.
* Hamurun üzeri streç folyo ile sarılarak mayalanmaya bırakılır. (Mayalanmayı; kışın kaloriferin üzerinde, yaz aylarında oda sıcaklığını yetmediği durumlarda 45-50  dereceye kadar ısıttığım fırının içinde gerçekleştiriyorum.)
* Mayalanan hamur, 16 eşit parçaya ayrılır.
* Sekiz parça mayalı hamur, her biri kahvaltı tabağı büyüklüğünde açılarak arasına eritilmiş tereyağ fırça yardımıyla sürülür. 8 er parçalık , 2 grup hamur elde edilir.
* Tereyağlarının donması için buzdolabında 15 dakika kadar dinlendirilir.
* Buzdolabından alınan hamurlar, açılabileceği büyüklükte açılır, önce dörde, sonra her bir çeyrek parça 3 e bölünerek, üçgen şeklinde 12 parça ponçik hamuru hazırlanır. Diğer gruba da aynı işlem uygulanır.
* İçlerine hazırlanan elmalı malzeme doldurularak, sigara böreği gibi sarılır ( üzerine yumurta sarısı sürülebilir ya da piştikten sonra pudra şekeri serpilebilir) ve 170 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

AFİYET OLSUN:)

Çarşamba, Şubat 04, 2015

Bir buket çiçek alır mısınız? :))) Ama Nilgünce...


Bu buket böylesine bir buket...:) Kime giderse hem göze hem mideye hitap edecek...


Sürprizli bir buket bu:))) Her bir çiçeğin içinde, müthiş bir lezzet gizli...


Bundan böyle, hamurdan tablolar yapmaya karar verdim? Ne dersiniz????



Fırın tepsisinin içine uzanıverdi öylesine...:)))


Sürprizzzzzz:)))) Çiçeklerimizin içi dolu dolu...



           Bugün mutfakla haşır neşirdim yine...Kafamı dinledim... doluya doldurdum, bazen boşta nasıl durduğunu değerlendirdim...:)) Yine Nilgün'le hesaplaştım işte.:) Çok şükür kötü hiçbir şey yok ama arada bir ifadesini alıyorum Nilgün'ün:))

             Sonunda bu çıktı ortaya, güzel bir gündü, hesaplaşmanın sonu da bayağı lezzetli oldu hani...:)) Haydi buyrun. Sevgililer Günü için mi kullanırsınız, yoksa ziyaretine gideceğiniz bir dostu hem mide hem de görsel olarak mı sevindirmek istersiniz bilemedim:)))) Dilediğinizce kullanın dostlar...
                   Sevgilerimle, 

Çarşamba, Ocak 07, 2015

Bir Taşla Birkaç Kuş:))) Siyah Ve Yeşil Zeytinli Açma

                    Hava kar yağışlı ve soğuk, ev ise çok şükür sıcacık, dışarıda aklımın kaldığı dostlarım var...Az düşünmek  için, yapılacak en iyi şey...Mutfakta mevzi almak. Dolapta ne var ne yok kontrolünden sonra, sıcak bir kahvenin yanına, yarenlik edecek bir şeyler yapmak iyi bir fikir gibi geldi...


Hamuru tut ve mayala bakalım Nilgün... O arada giy gocuğunu ve postalları şu balkona ayırdığın, artanları, dört ayaklı dostlara bırakıver...
                             

Açmaların bir kısmına, siyah zeytin ezmesi, birazına da yeşil zeytin ezmesi koyuver...



Maya ile aram oldukça iyi, yüzümü hiç kızartmadı...:)


Hamur biraz fazla olunca, açmaların yanında promosyonu bile oluştu:))) Bereketli hamur anlayacağınız.


Pişenler tepsi tepsi çıkmaya başladı. Bunlar siyah zeytinliler...


Bunlar da yeşil zeytinli olanlar...:))


Kahveyi yaptığıma bakmayın diyetten vazgeçmiş değilim, sadece bir lokma:((((( Üzgünüm hem de çok keşke o bir lokmayı da yemeseydim. Belki aklım bunca kalmayacaktı...


Bu da promosyonun gediği son nokta:)))) Arasına pastacı kreması ve muz doğra olsun bitsin...


                      Ey buğday; sen nelere kadirsin...Al unu eline, biraz da zamanın olsun, azıcık sevgi kat içine. Allah ne verdiyse bir kaçta meyve...Zeytin ezmen yoksa, ayıkla bir kase zeytin... at rondoya, içine birkaç tutam baharat... Zahter olur...Kırmızı biber olur...kekik olur... Olur da olur yani:))) Tek olmazı sevgi arkadaşlar... O hamur, mayalanana kadar, gittim geldim baktım. Hatta onu oturduğum yerden göz hapsine aldım.:) Ben baktıkça, ilgiye karşılıksız kalmadı...O da kabardıkça kabardı.:)) 
                        İşte size karlı bir İstanbul gününden; çayınıza, kahvenize  yarenlik edecek manzaralar. İsteyen yapsın, isteyen gelsin paylaşalım.:)) Sevgiler olsun hepinize.

Gerekli Malzemeler. 12 açma + 20 cm lik muzlu ve kremalı pasta:)))

- 1 Yumurta
- 1 paket yaş maya (Pak maya)
- 3/4 Su bardağı zeytinyağ (Riviera)
- 1 Su bardağı süt
- 1 çay bardağı ılık su
- 1 çay bardağı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz (silme)
- 5 + 1/2 Su bardağı Un ( Sinangil Böreklik Un)

Yapılışı:

* Su ve süt ılıtılır. Yaş maya ve şeker içine atılarak eritilir.10 dakika kadar bekletilir.
* Un ve tuz elenerek derince bir kaba alınır.
* Ortasına, mayalı karışım ve zeytinyağ eklenerek, yavaş yavaş undan alınarak, hamur tutulur. (çok yumuşak bir hamur olmalı) Unu kullandığınız markaya göre ayarlamalısınız.
* Sıvı yağ ile hafifçe yağlanmış bir kaba, hamur alınır ve üstü streçle kaplanarak, mayalanması için 1 saat bekletilir. (hamur 2 misli olana kadar)
* Mayalanan hamurdan, avuç içi kadar parçalar koparılarak, yuvarlanır ve üstlerine erimiş tereyağ ile zeytin ezmesi sürülerek, rulo yapılır.
* Rulolar her iki ucundan, ters yönde bükülerek, düğüm atılır ve uçları altta kalacak biçimde fırın tepsisine yerleştirilir.
* Üstlerine yumurta sarısı sürülerek, ayçekirdeği, susam ya da çörek otuyla süslenir.
* 170 derece sıcak fırında pişirilir. (Mayalı hamurlar çabuk piştiğinden sık kontrol edilmelidir.)

Promosyona gelince:)))

* Daha önceki pasta tariflerimde bulabileceğiniz, pastacı kreması arasına sürülüp, üzerine ince dilimlenmiş muz eklenerek ve son dokunuş olarak üstüne pudra şekeri serpilerek, misss gibi bir yalancı Alman pastasına sahip olabilirsiniz.:))

AFİYET OLSUN:))

Çarşamba, Kasım 26, 2014

Anasonlu ve Kahveli Çörek Tarifi...Sözümü yerine getirdim:))


Yatıya gittik dün gelin kızıma, kuzumla birlikte... Ben; ona çörek, o da, bize yaprak dolması yapmış:))

Malum çöreğimiz bildiğiniz üzere altta kuzu gibi yatmakta...


Ya "sarmalar nerede?" derseniz...
Onlar da tencerede böyle salınmaktaydılar...:)) Son salınmaları oldu tabii:)

                        İyi bir alış verişti vesselam. Gelin kızım yapmış etli sarmalarını, dizmiş bir güzel tencereye...Mis gibiydi valla. Ellerine sağlık ufaklık:) Biraz erken öğrenmek zorunda kaldınız hayatı ama faydası olmuş baksana. Neyse; geçmiş, geçmişte kaldı...Biz gözümüzü geleceğe diktik değil mi?:)
                        Şimdi gelelim bu çöreğin hikayesine. Benim yeni evlenen kuzum, gemiyle Yunan Adaları seyahatine çıkmıştı. Bu arada benim de hayallerimi süsleyen bir gezi ama hava iyi olmalı koca denizde, ceviz kabuğu gibi bir oraya bir buraya yalpalamamalıyım.:) Santorini ve Kos'ta mutlaka vakit geçireceğim günün birinde.:)) Giderken bana hep sorarlar, ne istersin? ne getirelim?. Cevap tabii ki bildiğiniz üzere, mutfağıma yenilik getirecek lezzetler, baharatlar ve likörler üzerinden verilir huyum kurusun.:)))
                         Yunan dostlarımızın UZO'sunu çoğunuz bilirsiniz. Bizim Rakımıza benzer ama anason miktarı hayli fazladır, rakıya oranla ve alkol yüzdesi de biraz daha düşüktür. Aperatif olarak tüketirler genelde. Bizim meşhur rakı sofralarımızda olduğu gibi, uzun zamanlarda, dost muhabbetlerine yarenlik etmezler. Ama hakkını yememek lazım, en sevdiğim içkilerden biridir. Eğer içeceksem, ki diyabetim sınırı zorladığı için, fazla miktarda içmem mümkün değil. Tercihlerim arasındadır. Lafı yine uzattım, dolandırdım:)))) Benim gençler; Rodos'a indiklerinde, şu benim göz bebeğim Uzo'nun çeşitli versiyonlarına rastlamışlar. Biliyorlar ya! Nilgün anne bayılır bu lezzete, dalmışlar dükkana...:)) Sonrası malum Uzo'nun baz olduğu birçok lezzeti yüklenip gelmişler.
                        Kahvenin yanında, koyuverdik bir kadehe bu güzelliği...
               
                            İşte aklımda kalan ve bana bu çöreği yaptıran lezzet bu... Kahve ve anasonun notalarına sahip bu likör. Buradan yola çıktım arkadaşlar.:) Böyle bir uyum yok. Ya da ben çok sevdiğim için unutulmaz olup belleğime sıkı bir çentik atıverdi:) Yakında bir de içi dolgulu muffin olarak deneyeceğim muhtemelen o da sıkı bir lezzet olacak.
                             Haydi tariffff:) diyen seselerinizi duyar gibiyim ve geçiyorum tarife.

Gerekli malzemeler:

Çörek için:

- 3/4 su bardağı süt (Ilık)
- 1 Yumurta
- 1 paket instant maya
- 125 gr tereyağ
- 1/2 su bardağı pudra şekeri
- 2 yemek kaşığı anason
- 3- 3+1/2 su bardağı un (Un dikkatli ilave edilmeli yumuşak ve ele yapışmaz hale gelince un ilave edilmemelidir.)

İçine ve üzerine sürülecek karışım.

- 125 gr çiğ krema
- 150 gr Ivori Kuvertür
- 2 Çorba kaşığı süt
- 3 tatlı kaşığı granül kahve (tepeleme)
- 4 yemek kaşığı Coffee anise (Anason ve kahve likörü)

İç malzemenin yapılışı:

* 2 çorba kaşığı sıcak sütün içinde, granül kahve eritilir.
* Çiğ krema, kaynatılmadan ısıtılır.
* Sıcak kremanın içine çikolatalar, eritilmiş granül kahve ve likör ilave edilerek homojen bir karışım olması sağlanır.
* Karışımın oda sıcaklığına gelmesi beklenir.
* Buzdolabına kaldırılarak sürülebilir kıvama kadar donması sağlanır. (Son hali, macun kıvamında olmalı)

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un ve pudra şekeri bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 50 C derecede ısıtılmış, fırında 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, dikdörtgen biçiminde incecik açılır. Önce eritilmiş tereyağ, daha sonra hazırlanan karışımın yarısı,  her yerine bulaşacak şekilde sürülür. Dikdörtgenin geniş ucundan burulmaya başlayarak rulo yapılır. Rulo, keskin bir bıçakla ortadan ikiye bölünür. Dağıtmadan saç örgüsü gibi birbirinin üzerinden atarak sarılır.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır.  Önceden ısıtılmış 170 derece sıcak fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
* Pişen çörek oda sıcaklığına geldiğinde kalan kahveli ve çikolatalı karışım üzerine gezdirilmelidir.

AFİYET OLSUN:)

Pazartesi, Ekim 27, 2014

Tahinli Çörek




                          Havalar soğudu. Kaloriferler yanmaya başladı. Bugün; ilk defa kaloriferi yakarak, sezonu açtım. Bizde sıcak çok sevilmez. Yediden, yetmiş yediye kaçarız sıcaktan ama bugün kalorifer yanınca başta kedilerimiz olmak üzere, kalorifere en yakın konumdan yer kapma savaşı başladı evimizde:)) Hatta; yaz aylarında yapmayı neredeyse unuttuğumuz çayımız bile demlenerek eve kokusunu yaymaya başladı. Küçük mutluluklar, yüreklerimizi ısıtırken, çay böyle kuru kuru gitmez diyerek, günlerdir dikiş makinesi başında geçirdiğim zamanımı, bu defa mutfağıma girerek harcadım.:) Perdenin halkalarını dikerken, biraz hamur mayalamanın artan kilolardan başka neye zararı olabilir ki? diyerek daldım mutfağa...:))
                        Raflarda bana gülümseyen tahin, pekmez, şeker ve tarçını görünce, favorimiz tahinli çörek reddedilemeyecek bir seçim oldu.:)) Tahin esasında, humus yapılmak üzere bu rafta salınıyordu ama olsun, yarısını çöreğe bölsek, " olmam" diyecek hali yok ya.:)
                        Yaz aylarında, mayalı bir üretim yapacağım zaman, hamuru tutar, pencerenin kenarına güneşlenmeye koyardım.:)) Orada, yayılır, genişler, kabarır, kabına sığamazdı... Ama güneş yüzünü, bize göstermeyince ne yapacağız? Akşama kadar oturup keyfini bekleyecek hal, evimizin hiç bir vatandaşında yok. O halde, çare nedir? Kolay:)) Fırınımızı 50 C dereceye kadar ısıtır, tuttuğumuz hamuru streçleyerek içine koyar, yarım saat kadar bekleriz olur biter.:)))
                         Aynen dediğimi uyguladım ve en kısa yoldan çöreğimize kavuşmanın keyfini yaşadık. O arada da perdenin halkaları dikildi ve yerine takıldı. İşte bir taşla, iki kuş vurmak budur...:))) Sevgiler hepinize.

Gerekli malzemeler:

- 1 Yumurta
- 3 + 1/2 Su bardağı Un
- 1 Paket toz maya
- 3/4 Su bardağı Süt
- 1/2 Su bardağı Pudra Şekeri
- 3 Yemek kaşığı tereyağ

İç Malzemesi:

- Tahin, toz şeker, tarçın (Dilediğiniz kadar)
- Eritilmiş 2 yemek kaşığı tereyağ

Yapılışı:

* Süt ılıtılarak, bir tatlı kaşığı toz şeker ve maya ilavesi ile kabartılır.
* Un ve pudra şekeri bir kaba birlikte elenerek, havalandırılır.
* Oda sıcaklığındaki tereyağ, kabartılmış mayalı süt ve yumurta kuru malzemeye ilave edilerek, yumuşak bir hamur tutulur.
* Üzeri streçlenerek, 50 C derecede ısıtılmış, fırında 2-2,5 katı oluncaya kadar mayalanıp kabarması sağlanır.
* Mayalı hamurun havası çıkarılarak, 4 bezeye ayrılır.
* Her beze, dikdörtgen biçiminde incecik açılır. Önce eritilmiş tereyağ, daha sonra tahin her yerine bulaşacak kadar, üzerine toz şeker ve tarçın serpilerek, bir ucundan burulmaya başlayarak inceltilir ve kendi etrafında döndürülerek fırın tepsisine yerleştirilir.
* 15 dakika kadar tepsi mayasına bırakılır.  Üzerine bir fırça yardımıyla pekmez sürülür ve susam serpilerek, önceden ısıtılmış 170 derece sıcak fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.

AFİYET OLSUN.:)

Çarşamba, Ağustos 20, 2014

Kuru İncir, Ceviz, Tahin, Pekmez ve Tarçın Biraraya gelip Çörek Olmuşlar:)))






                  Mutfağımı özlediğimi söylemiştim:) Eh! sıcaklardan da biraz nefes alır gibi olunca, yine yolunu tuttum terapi merkezimin.  Daha az düşünüyorum mutfakta olduğumda. Bazen düşüncelerinizin kafanıza sığmadığı olur. "Doluya koyarsınız almaz, boşa koyarsınız dolmaz" ya...O cinsten işte...:) Çok şükür hayati bir durum yok ama, beyin bu işte! faaliyet tam gaz:)) Baktım ki; Nilgün Hanım kafayı kurcalamaya devam edecek, iktisatlı düşünmenin tek çaresi mutfağa girip, imalatta bulunmak. Dedim...Ve girdim. Benim şu mayalı çörek çok puan toplamakta. Özellikle de bizim evin en kuzusundan:)) Tarçınlı kek yapmıştım ama mutlu olmadı:( İllaki çörek olacakmış... Bu defa, kuru incir, ceviz, tahin ve pekmez bana göz kırptı.:) Eh! içine bir de tarçın koyarsam memnun olacak çok şahsiyet var.:)) Bu çörek de böyle ortaya karışık, ama popülaritesi muhteşem oldu:))) Hoş ve mutlu kalın...

Gerekli Malzemeler:

- 3/4 Su bardağı Ilık süt
- 3 tepeleme yemek kaşığı Tereyağ ( Eritilip soğutulmuş)
- 1 Yumurta
- 3 + 1/2 Su bardağı un
- 1/2 Çay kaşığı tuz
- 1/2 Su bardağı pudra şekeri
- 1 Paket kuru maya (Dr Oetker)

İç dolgu malzemesi:
- 8 adet kuru incir
- 1/2 Su bardağı çekilmiş ceviz
- 1 Küçük çay bardağı tahin
- 1 küçük çay bardağı pekmez
- 1+ 1/2 tatlı kaşığı tarçın

İç malzemenin hazırlanması:

*  Kuru incir sıcak suda 1 saat kadar bekletilir. Hafifçe şişmesi sağlanır.
*  Robotta çekilerek macun haline getirilir ve robattan çekilen ceviz eklenir.
*  Tahin, pekmez ve tarçın eklenerek koyu kıvamda bir karışım elde edilir.

Yapılışı:

* Un ölçüsünün yarısı, pudra şekeri, tuz ve maya (kuru malzemeler) bir kapta karıştırılır.
* Ilık süt ve (eritilip,soğutulmuş) tereyağ yavaş yavaş eklenir ve parmak uçları ile içinde pütür kalmayıncaya kadar karıştırılır.
* Oda sıcaklığında yumurta ve kalan un ilave edilerek oldukça yumuşak bir hamur elde edilir.
* Bir kaba un serpilerek , hamur içine alınır, üzeri örtülerek mayalanmaya bırakılır.
* Mayalanan hamur, iki katı kadar kabardığında, un serpilmiş bir yüzeye yayılır. 5 eşit parçaya ayrılır.
* Her parça elle dikdörtgen biçiminde açılır.
* Açılan hamurun yüzeyine oda sıcaklığında erimiş tereyağı bir fırça yardımı ile sürülür.
* Tereyağı sürülmüş yüzeye, hazırlanan karışım ince bir satıh halinde sürülür.
* Geniş kenarından başlayarak rulo biçiminde sarılır.
* Sarılan rulolar ortadan (boylamasına ikiye ayrılarak, birbirine dolanır ve kendi çevresinde yuvarlak bir biçimde sarılır.
* Tüm hamur parçalarına aynı işlem uygulanır.
* Tepsi mayası için, 15 dakika daha bekletilir.
* 175 derece önceden ısıtılmış fırında, üzeri kızarana kadar pişirilir.



Çarşamba, Aralık 04, 2013

Sandviç Ekmekleriniz Hazır... Haydi Buyrun...:)


Küçük Sandviç ekmeklerimiz yapıldı ve evde ne varsa nevalesi ile buluştu...


Hangi aşamalardan mı geçtik??



Mayalandık... Yumurta sarısı ve susamla süslendik...


Bir kısmımız susamsız kaldık, çünkü; nutella ile tüketildik:))


Artık; salam, kaşar peynir ve zeytin ezmesi üçleme için hazır vaziyetteyiz...



            Havalar soğuyup evlere kapandığımızdan beri, sanki; bloglarda bir hamaratlık baş gösterdi. Herkes arı gibi çalışıyor.:)) Benim çok hamarat olmaya vaktim yok ama arada vaktim oldukça yapmaya çalışıyorum bir şeyler.:)) Evimizin pasta sezonu henüz açılmadı. Benim kuzuların yaş günleri, Mart Ayı itibariyle başlar ve ard arda devam eder. Yani yılbaşında yapmayı düşündüğüm pastadan sonra, Mart'a kadar pasta yok:))  Bu yıl küçük kuzunun yaş günü pastasını, nasıl hazırlayacağım henüz tasarlamadım. Anneciği ile birlikte bir karar vereceğiz  ve hangi kahramanları canlandıracaksak, tüm davetimizi de ona göre tasarlayacağız.:)) Maketleri ben yine Ocak ayı ortalarında yapmaya başlarım. Geçen yıl, "Şirinler" di, kahramanlarımız. Bu yıl daha büyüdük, yeni yeni kahramanlar, çizgi filmlerde gördüğü karakterler girdi hayatına... Soracağız bakalım, o ne isteyecek. Artık onunda söz hakkı var...:)) Haydi çaylarınız hazırsa, sandviçler de hazır... Buyrun!

Gerekli Malzemeler:

- 1 Su bardağı ılık süt
- 1 Yumurta (Akı içine, sarısı üzerine)
- 1 Paket toz maya (Dr.Oetker)
- 2 Yemek kaşığı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz (azaltılabilir)
- 1/3 su bardağı sıvı yağ
- 4 Su bardağı Un

Yapılışı:

* Süt ılıtılır,  içine maya ve şeker ilave edilerek , kabarması sağlanır.
* Bir karıştırma kabına, un elenir, yumurta akı, sıvı yağ ve kabarmış maya+şeker karışımı ilave edilerek yoğurulur.
* Yoğurulmuş hamur; üzeri örtülerek mayalanması için ılık bir yerde 1 saat bekletilir. (Kaloriferin üstüne koyuyorum)
* Mayalanmış hamurdan iri ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak tepsiye dizilir ve tepsi mayası oluşması için tekrar 20-25 dakika daha beklemesi sağlanır.
* Mayalanan sandviç ekmeklerinin üzerine yumurta sarısı + 2 yemek kaşığı sıvı yağ karışımı eklenerek sürülür.  Susam, haşhaş, ay çekirdeği ile süslenebilir.
* 170 derece önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

AFİYET OLSUN:)




Salı, Şubat 05, 2013

Karışık Pizza




          Ufaklık; çorba ile beslenmesini tamamladı tamamlamasına da, şimdi de nerede ekşi, aromalı, baharatlarla tatlandırılmış lezzet varsa hepsine hayran.:)  Biraz büyüdüğünde; " Vedat Milor'a asistan olacak" diye düşünmeye başladım desem, yalan olmaz. Zaten babası da hayran...:) Reklam afişlerinde bir kaç kere " Bak babanın arkadaşı" dedik.:) Şimdi nerede görse, babamın arkadaşı diye dolanıp duruyor. Çok sık olmamakla birlikte bazı günlerde, ailece fast food gıdalara da müracaat ettiğimiz oluyor. :) Paketleri görünce, önce kocaman  bir çığlık atıp, en yüksek tondan " turşu" diye bağırmaya başlıyor. Sonra da Allah ne verdiyse, yandan çarklı ada vapuru misali :)  annesine, babasına, teyzesine, eniştesine ve bana döne dolaşa uğruyor ve nafakasını topluyor.:) Ve de bunu karnı tokken yapıyor.:))
         Baktım ki; bu tarz gıdalara meyil var, dışarıda deneyip, içeriğinden emin olmadığımız yiyecekleri tattıracağımıza, evde hem damak tadına uygun, hem de tescilli markalarla hazırlayıp sağlıklı olduğuna inandığımız yiyecekleri  yedirmeyi daha doğru  buldum.  Bu pizza da böyle oluştu. Ne yalan söyliyeyim :) İyi ki de oluştu, çünkü ben de çok severim. :)  Kuzucuk;  babaanneciğinin yaptığı, kısırın yanına köfteyi katık ettikten sonra, bendenizin yaptığı bu pizzadan da bir dilimcik tattı. :))) Afiyet olsun kuzucum. Geçen kış çorbaya talim ederken, bak!  bu kış ne dünya nimetleri ile tanıştın...:)   Sakın! seneye kışa " mantarlı fleminyon isterim" diye tutturma da... :)

Malzemeler:

Pizza hamuru:
- 3 Su bardağı Un
- 1 Su bardağı Ilık su
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 4-5 yemek kaşığı sızma zeytin yağ
- 1 Tatlı kaşığı Şeker
- 1,5 Tatlı kaşığı Instant Maya (Dr.Oetker)

Salça sos:
- 1 Su bardağı Su
- 1 Yemek kaşığı Salça
- 1/2 Tablet et bulyon
- 1 Çay kaşığı tuz
- 1 Tatlı kaşığı Mısır nişastası

Üst Malzeme:
- 200 gr Taze kaşar
- 150 gr kokteyl sosis
- 1/2 Su bardağı renkli biber
- 15 adet çekirdeksiz siyah zeytin
- Kekik, (istenilen baharatlar)

Yapılışı:

* Ilık su içine maya ve şeker ilave edilerek eritilir.
* Un ile tuz bir kapta karıştırılır ve ortası havuz yapılarak, sulu karışım ve zeytinyağ ilave edilir.
* Yoğurularak, mayalanması için üstü strech folyo ile örtülerek 1 saat bekletilir.
* Mayalı hamur, yağlanmış tepsiye yayılır ve tekrar mayalanması için 45 dakika bekletilir.
* Sos malzemeleri mısır nişastası haricinde karıştırılır ve kaynatılır, mısır nişastası birkaç kaşık su ile sulandırılır sosa ilave edilerek bağlanır.
* Hazırlanan sosun yarısı, mayalanmış hamurun üzerine sürülerek 200 derece sıcak fırında 15 dakika pişirilir.
* Sosun diğer yarısının içine ince doğranmış sosisler ilave dilerek pişirilir.
* 15 dakika süreyle ilk pişirilmesi tamamlanan hamur fırından alınarak, rendelenmiş peynirin yarısı üzerine serpilir.
* Üzerine pişirilmiş soslu sosisler yerleştirilir ve kalan peynir tekrar serpilir.
* Son olarak renkli biberler ve ayıklanmış zeytinler eklenerek, peynirler eriyinceye kadar 15 dakika daha fırınlanır.

AFİYET OLSUN:)


Cuma, Ocak 25, 2013

Tarçınlı Donut


  
          Evimizin bahçesinde koşup oynadıktan sonra, ya tuvalete girmek ya da acıkan karnımızı doyurmak için  kapının önünde alırdık soluğu...:) Her gün aynı hikaye olduğu için, kapı aralık bırakılır, kim girmiş... kim çıkmış bakılmazdı bile...:) Şimdilerde bunu yapsak, evin tapusu bile gider elimizden.:))) Bahçede öyle tek başına oynamazdık ki... Kadro kalabalık... en az dört beş çocuk olurduk. Zaten keyfi de öyle çıkardı. Acıkmak da; ağlamak, gülmek gibi bulaşıcıydı... Birimiz acıkınca, diğerlerinin midelerini de alırdı bir gurultu.:)
Bu durumda ne yapılacak? Orada bulunan tüm kadro beslenecek. :) Eh! oynamak bizim işimiz ise, bizleri doyurmakta annelerimizin göreviydi.  Bir gün yumurtalı ekmekleri mideye indirirken, ertesi gün koca bir tabak  pişiyi, lalangayı dümdüz ederdik.:)  Gel zaman, git zaman pişiler, lalangalar, yumurtalı ekmekler yerini süslü püslü donutlara bıraktılar... Donutlara da laf söyletmem. :)  Çok lezzetliler ama... Güzelim pişileri ve diğerlerini  ikram eden, o vakitler hayatta olan annelerimiz olduğu için mi?... Yoksa; o oyun ortamında, kahkahalar ve neşe içinde paylaşarak yediğimiz için mi?   Bilemedim.... Tatları  hiç bir şeyle mukayese edilemez...  

Malzemeler:

- 1 Yumurta
- 1 Su bardağı Süt (Ilık)
- 1 Çay kaşığı  tuz
- 1 Çay kaşığı tarçın
- 3 yemek kaşığı margarin (Becel Zeytinyağlı)
- 1 Paket instant maya (Dr.Oetker)
- 3 Yemek kaşığı toz şeker
- 3-3,5 Su bardağı Un

Yapılışı:
* Ilık sütün içinde maya ve şeker eritilir.
* Un, tuz,  margarin ve tarçın, parmak uçları ile yoğurulur.  
* Küçük kırıntılar haline gelen un topaklarına, ılık süt içindeki karışım ve yumurta ilave edilerek kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilir.
* Hamur streç folyo ile kaplanıp, mayalanmaya bırakılır. (1 saatte mayalanıyor.)
* Mayalanan hamur, un serpilmiş tezgah üzerine alınır ve 1,5- 2 cm kalınlığında açılır. Bardak ağzı ile kesilip ortaları da herhangi bir meşrubat kapağıyla delinir. :) Sizin daha gelişmiş aletleriniz olabilir. :) Ben bunları uyguladım. Çünkü elimin altındaydılar...
* Tepside içinde 15 dakika tekrar mayalanmaya bırakılır.
* Derin bir kızartma tenceresine, sıvı yağ konulur ve kızartılır. (Yağ bol olmalı)
* DİKKAT: Yağ çok kızgın olmamalıdır. Dışı fazla kızarıp içi çiğ kalabilir.

* Üzerine, pudra şekeri tarçın karışımı serpilir.


AFİYET OLSUN.:)