Hey gidi çocukluğum... Kar yağdığında, pekmezi ve tabağını kapan evimizin arka bahçesine koşardı.:) Annemin tembihleri hala kulağımda, "sakın! ilk kar yenmez. O kirli olur. sonraki kardan toplayacağız." Mutlaka aramızda benim gibi 2.3. kar yağdığında tabağını kapıp, kapının önünde soluğu alan vardır.:) Tam iki kaşık yedim, karı fazla, pekmezi az bulaşmış:)) Küçüğüme yedirdim, öğrensin bilsin diye.
Hayatlarımız küçücük kareler halinde geçer gözümüzün önünden. Anılar, fırsat kolluyor sanki... Kar yağışı, bazılarımız için güncel bir hadiseyken, onu ilk gören bebekler ve küçük kuzular için gökten yağan pamuklar diye adlandırılırken, sokaktaki dostlarımız ve evsiz barksız insanlar için ekmek...sıcak yemek...çıtırdayan bir sobanın başını düşündürürken, bana da hatıralarımda kalan ailemi, sıcacık evimizi, bata çıka, ama kahkahalar eşliğinde yürüdüğüm okul yollarını... Çantamın üzerine oturarak kaydığım yokuşları, yün eldivenimin aldığı su nedeniyle kızaran parmaklarımı... hatırlatıyor.
Yaşamlar basit ve güzeldi sanki... İnsanlar; tam tanımıyla müsemma, vicdanlar ve onu oluşturan merhamet duyguları her insana eşit dağılmış gibiydi. Ne oldu da bu insani duygularımızı kaybettik? Neden artık iyileri değil, sadece kötüleri hatırlayıp hayata karşı bilenerek, birbirimize zarar verenler olduk? Bu soruların cevabı ne yazık ki verilemiyor.:(
Bu soğuk ve karlı kış gününde; bu tatsız konular ile, siz güzel arkadaşlarımı üzmek değil maksadım biliyorsunuz. Bu nedenle, gününüzü tatlandırmak ve iyilerin hep kazanacağını varsayarak, yağan karın tüm beyazlığı ile kapkara kötülüklerin üzerini örteceği umudunu hep taşıyarak, hepinize birer tabak kar helvası ikram ediyorum.
Haydi alın tabaklarınızı, bahçenizin, balkonunuzun ayak basılmayan bölümünden alacağınız birkaç kaşık karın üzerine, pekmezi döküverin:)) Anılarınızın bir yerinde hep bu tat kalacak emin olun!:)) Hepinizi seviyorum. Sağlık, huzur ve iyilik en yakın dostunuz olsun diliyorum.
.jpg)