Hanımeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hanımeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 15, 2013

Bu Aromalar Başa Bela:))

                 


                          Menekşeye, mimozaya, lavantaya olan düşkünlüğüm ailem tarafından iyi bilinir.:)) Bahar aylarında hercai menekşelerin, gülen suratları, adadaki mimozaların sanki bulut parçacıkları oturtulmuş gibi, uçuş uçuş tanecikleri, lavantaların ise; göğe gözünü dikmişcesine  dik duruşları... Hepsinin ortak özellikleri ise muhteşem kokuları... Hanımelini ise asla yadsıyamam, o da göz bebeklerimden biridir.:))
                          Çocuklar sordular seyahate çıkarken. "Ne getirelim? Ne istersin? diye.:))) Bu bana sorulacak sorumu! Gülümsedim. Anladı yavrucak. Ne de olsa 29 yılını yanı başımda geçirdi. Benim tutkum, pastalar... içine katkı olacak aromalar...Ve tabii ki; lezzet sırlarını keşfetmek için, tüm gücümü kullanacağım yeni tatlar . Fransızların, pastacılık ve parfümle ilgili başarıları herkesçe bilinir. Vakit bulduğumda da onların bu başarılarını katlayan ögelerle ilgili araştırma yaparım.:) Gelecekte, Fransa'da yaşamımı sürdürecek halim yok tabii ki:) Ancak küçük bir "kitap- cafe" açmak en büyük hayalim.:) Gerçekleşir mi? Yoksa; hep bir hayal olarak mı kalır bilinmez. Gönlümden geçeni ben söylüyorum:) Tanrı duyar belki sesimi...
                        Durum böyle olunca, bana kuzularımdan gelen armağanlar aynen görsellediğim gibi:)) Değişik tatlar...Yiyerek, içlerinde neler olduğunu keşfedeceğim:) Ayrıca; aromalarla, değişik kurabiyeler ve pasta kremaları, kafamın içinde tur atıyor.:) Bana mutfak yolu gözüktü.... Önce, "Menekşeli Makaronlardan mı başlasam?".




Yanına bir peynir tabağı yapmak gerekli oldu:)


Bunlar meşhur aromalarım, ballarım ve reçellerim.:) Türkiye'de food aroma olarak menekşe var ancak, bir tek yer yapıyor ve çok pahalı.:) Veee ben emekliyim.:)

Bu; böyle tarifsiz bir post, yiyeceğim, içeceğim, uygun tatları yakıştıracağım ve imalata geçeceğim.:) Beni bekleyin....

Sevgiler hepinize.

Cumartesi, Mayıs 18, 2013

Hanımeli Reçeli...Bir Ada Hikayesi...



Hanımelleri Dalları süslerken...



Güzel kokusu ve sarı rengi ile artık soframızda...:)



                Yaşar Kemal'in " Bir Ada Hikayesi" değil tabii ki bu... Bu benim ve Cemremin hikayesi.  Anneanne torun, Büyük Adaya doğru yola çıkmaya karar verdik bu cuma günü. Adaları çok severim.:) Prens Adaları diye geçer adı, ama sanki benim adalarım onlar...:) Bu yaştan sonra prenses olacak halim yok ya:))) Ben de küçük prensesimi aldım götürdüm. Adalarda hava başka esiyor, başka kokuyor... Hafif bir meltem eşlik etti bize, Mavi Marmara'nın motorlarında... Birer tane meyve suyu ve sıcacık poğaçalar vardı ellerimizde... Motorda sokulduk, oturduk kuzumla dip dibe...
               Çok heyecanlıydı. Tren bilmiyordu öğrendi. Vapur bilmiyordu onu da öğrendi.:) Allahım bir günde ne kadar çok yükleme... çocuk şaşkın.:) Ben ondan daha şaşkın. Bir de "Ada" olgusu.:)) Bunlarla bitti mi sanıyorsunuz? Hayır tabii ki... Sırada; sahildeki çayhanelerde oturup, " Ada Çayı" keyfi yapmak var. Normal çayı iyi kötü biliyordu yavrucak! Allah Allah... şimdi bir de ada çayı çıktı.:)  Onu da içtik.:) Beğendi.:) Sırada; benim beş yaşından beri, aynı yolları arşınlamaya başladığımız ve kaderin bizi hiç ayırmadığı ilkokul arkadaşım Değer Teyzemizi ziyaret var.:)
                Hoplaya zıplaya yürümeye başladık.  Bir yandan da, nasılsa orası "Ada"... "Boş ver Nilgün seni kimse tanımaz" diyerek kendimi yüreklendirdim. :)   Mimozaları kaçırmıştım:(   Ama hanımeli ve güllerin kokuları bizimle beraber, Değer teyzemizin kapısına kadar geldi.    "Aman Allahım! Bu nasıl karşılama :)))) Değer teyzemiz balkona oturmuş, kuzuyu bekliyor. :) Oyuncak sepeti hazır... Salıncak balkona yerleşmiş... Top top mama yapılmış... Hatta ayağına göre terlikleri bile hazır...:))) İşte böyle benim can arkadaşım her zaman ince, her zaman düşünceli.    Canım Değerim iyi ki hayatlarımız  beş yaş kavşağında kesişmiş, iyi ki kızlarımız aynı bizler gibi arkadaş olmuşlar ve iyi ki torunlarımızı da aynı bizler gibi büyütüyoruz... Kısacası iyi ki varsın iki gözüm...

Not: Hanımeli reçelinden bir tabak sizin, toplarken yanımdaydın. Göz kirası cancağızım...:))) Defne kıza da yedirirsin.:) Kokusu adaya ulaştı mı?

Gerekli Malzemeler:

* "Rahat bir ayakkabı ve naylon temiz bir torba " demek geldi içimden.... Şaka şaka... Ama, bana onlar da lazım oldu.

Şimdi gerçek malzemeler:

* Bir buzdolabı poşeti dolusu Hanımeli (Sarı, beyaz fark etmez)Ayıklanmış ve yıkanmış hali bir su bardağı dolusu olmaktadır.
* 3/4 Su bardağı Su
* 3 Su bardağı Toz şeker

Yapılışı:

- Hanımellerinin ortasında bulunan tohumları çıkarılır. ( İpçik halinde olanlar) Biraz zaman alıyor ama zor değil.
- İçinde küçük böcekler kalmasın diye birkaç kere yıkanır. Süzgeç içinde yıkanmalıdır, çünkü; nazik bir çiçek
- Şekerin bir su bardağı olan kısmı üzerine gezdirilerek, bir gece buzdolabında bekletilir.
- Ertesi gün, içindeki şekerle biraz ovulur ve kenara alınır.
- İki su bardağı şeker ile su kaynatılır ve şerbet haline getirilir. Şekerle ovulmuş hanımelleri de eklenir ve bir taşım kaynatılır. Soğumaya bırakılır.
- Ilınan reçel tekrar bir taşım kaynatılır ve yarım limon suyu sıkılarak. Altı kapatılır.

Güzel rayihası ile "Hanımeli Reçeliniz" hazır. :)

AFİYET OLSUN:) Mutlaka deneyin, tam zamanı.