Cumartesi, Mayıs 18, 2013

Hanımeli Reçeli...Bir Ada Hikayesi...



Hanımelleri Dalları süslerken...



Güzel kokusu ve sarı rengi ile artık soframızda...:)



                Yaşar Kemal'in " Bir Ada Hikayesi" değil tabii ki bu... Bu benim ve Cemremin hikayesi.  Anneanne torun, Büyük Adaya doğru yola çıkmaya karar verdik bu cuma günü. Adaları çok severim.:) Prens Adaları diye geçer adı, ama sanki benim adalarım onlar...:) Bu yaştan sonra prenses olacak halim yok ya:))) Ben de küçük prensesimi aldım götürdüm. Adalarda hava başka esiyor, başka kokuyor... Hafif bir meltem eşlik etti bize, Mavi Marmara'nın motorlarında... Birer tane meyve suyu ve sıcacık poğaçalar vardı ellerimizde... Motorda sokulduk, oturduk kuzumla dip dibe...
               Çok heyecanlıydı. Tren bilmiyordu öğrendi. Vapur bilmiyordu onu da öğrendi.:) Allahım bir günde ne kadar çok yükleme... çocuk şaşkın.:) Ben ondan daha şaşkın. Bir de "Ada" olgusu.:)) Bunlarla bitti mi sanıyorsunuz? Hayır tabii ki... Sırada; sahildeki çayhanelerde oturup, " Ada Çayı" keyfi yapmak var. Normal çayı iyi kötü biliyordu yavrucak! Allah Allah... şimdi bir de ada çayı çıktı.:)  Onu da içtik.:) Beğendi.:) Sırada; benim beş yaşından beri, aynı yolları arşınlamaya başladığımız ve kaderin bizi hiç ayırmadığı ilkokul arkadaşım Değer Teyzemizi ziyaret var.:)
                Hoplaya zıplaya yürümeye başladık.  Bir yandan da, nasılsa orası "Ada"... "Boş ver Nilgün seni kimse tanımaz" diyerek kendimi yüreklendirdim. :)   Mimozaları kaçırmıştım:(   Ama hanımeli ve güllerin kokuları bizimle beraber, Değer teyzemizin kapısına kadar geldi.    "Aman Allahım! Bu nasıl karşılama :)))) Değer teyzemiz balkona oturmuş, kuzuyu bekliyor. :) Oyuncak sepeti hazır... Salıncak balkona yerleşmiş... Top top mama yapılmış... Hatta ayağına göre terlikleri bile hazır...:))) İşte böyle benim can arkadaşım her zaman ince, her zaman düşünceli.    Canım Değerim iyi ki hayatlarımız  beş yaş kavşağında kesişmiş, iyi ki kızlarımız aynı bizler gibi arkadaş olmuşlar ve iyi ki torunlarımızı da aynı bizler gibi büyütüyoruz... Kısacası iyi ki varsın iki gözüm...

Not: Hanımeli reçelinden bir tabak sizin, toplarken yanımdaydın. Göz kirası cancağızım...:))) Defne kıza da yedirirsin.:) Kokusu adaya ulaştı mı?

Gerekli Malzemeler:

* "Rahat bir ayakkabı ve naylon temiz bir torba " demek geldi içimden.... Şaka şaka... Ama, bana onlar da lazım oldu.

Şimdi gerçek malzemeler:

* Bir buzdolabı poşeti dolusu Hanımeli (Sarı, beyaz fark etmez)Ayıklanmış ve yıkanmış hali bir su bardağı dolusu olmaktadır.
* 3/4 Su bardağı Su
* 3 Su bardağı Toz şeker

Yapılışı:

- Hanımellerinin ortasında bulunan tohumları çıkarılır. ( İpçik halinde olanlar) Biraz zaman alıyor ama zor değil.
- İçinde küçük böcekler kalmasın diye birkaç kere yıkanır. Süzgeç içinde yıkanmalıdır, çünkü; nazik bir çiçek
- Şekerin bir su bardağı olan kısmı üzerine gezdirilerek, bir gece buzdolabında bekletilir.
- Ertesi gün, içindeki şekerle biraz ovulur ve kenara alınır.
- İki su bardağı şeker ile su kaynatılır ve şerbet haline getirilir. Şekerle ovulmuş hanımelleri de eklenir ve bir taşım kaynatılır. Soğumaya bırakılır.
- Ilınan reçel tekrar bir taşım kaynatılır ve yarım limon suyu sıkılarak. Altı kapatılır.

Güzel rayihası ile "Hanımeli Reçeliniz" hazır. :)

AFİYET OLSUN:) Mutlaka deneyin, tam zamanı.


21 yorum:

  1. Nilguncum bir ada hikayesinin icinde olmayi isterdim siz gezin ben ahh deyim:)) ne guzel sefaniz olmus minik Prenses ve sevgili arkadasinla..daha nice keyifler olsun..Paylasimin cok hos..bu arada evimin onunde hanimeli var ama kokusuz olandan bu taz ciceklerini toplayim actiginda buyudugunde(hala minicik ..hersene buyur ve keseriz kis zamani) deneyim bakim recelini..umarim olur..becerebilirim:) Bu arada meyvemsi sarabina aciklamaya calistim ama konu uzun sure az:)) anlatabilmisim aciklayabilmisimdir umarim..Ama sen bence merlot tan basla derim yada dry kirmizilardan(Turkiyedeki) sise ustunde dry red yazanlardan::) sevgilerimi biraktim..kucakladim, keyifli bir hafta sonu diledim..

    YanıtlaSil
  2. Tam 53 senelik bir yolculuk benim Değer ile olan yolculuğum.:) Umarım Allah ikimize de daha uzun yıllar ömür verir ve torunlarımızın mezuniyetlerini, sevdalarını, mutlu günlerini görürüz:) İlkokul sıralarında başladı... İkimiz de anneanne olduk:) Şaraplara gelince sen öyle güzel anlatıyorsun ki, içmemek elde değil:) Ben normalde şarap, bira içemem. İçmem gerekirse, bir kadeh tek rakı ile iştirak ederim dost sofralarına.:) Yani "haşmetli içerim, içersem" diyorum. Şaraba olan merakım ise, senin anlatımlarından sonra, bir defter tutup, tat ve koku ile ilgili deneyimlerimi yazmaya olan merakımla başlayacak:)))) Sevgiler kocaman, hanımeli kokusu ile gönderildi.:) Tutuver arkadaşım.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Nilgün, adaya her gittiğimde sanki hayatı tekrar keşfediyor gibi oluyorum. Dediğin gibi hava bile başka orada.

    İnsanın bu kadar uzun yıllara dayanan arkadaşlıkları olması, hayattaki en büyük zenginlik bence.
    Prenses için muhteşem bir anı olmuş...
    Hanımeli reçelini hiç duymamıştım. Ellerine sağlık. Eminim mis gibi kokuyordur.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ada; gerçekten bizleri hem ruhen, hem de bedenen yeniliyor ve onarıyor can kız:) Bazen bir kuş sesi, bir sıcak poğaça, iki dostla iki kelam gamı kasaveti alır bilirsin. Ada da bunları bir arada bulabiliyorsun. Tabii hafta sonu gitmemek kaydıyla:) Adanın yerlisi balkona bile çıkmıyor hafta sonlarında kalabalıktan:) Yıllara dayanan arkadaşlıklara gelince, onlar biz yaştakilerin hazinesi. Artık öyle bir arkadaşlık bir daha kurulamaz ki :( Hiç birimizin bir 53 yılı daha yok. Bu nedenle sıkı sıkı sarılıyoruz anılarımıza.:) Hanımeli reçeli müthiş, ayıklarken ev koktu.. Pişirirken Mutfak... Sevgiler can kız.

      Sil
  4. masal gibi ,sadece gezi değil ,arkadaşın,prensesin,reçelin.....bir gün kesin yapmak istiyorum bu reçeli,yıllar önce evim hanım eli ile sarılıydı ,hepsini kestiler ,bir gün ,başka bir yerde,kimsenin eli uzanamayacağı bir gizli bahçede yine o muhteşem kokuyu çekerim içine .Mutluluklar dilerim canım benim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten masal gibiydi Mazesciğim. Sanki büyümüşde küçülmüş:) gibi tuttu elimden ve gezindi benimle:) Hanımelleri:))) Mazesciğim onlar tılsımlı kokular saçıyorlar etrafa... Nasıl bir bitkidir bilemiyorum:) Bir bahçenin önünden geçiyorsun mis gibi yasemin kokuyor. Bir diğerinin önünde mis gibi gül kokusu...Bir sonraki hanımeli kokusu yayıyor.:) Nasıl bir cennet bilemedim:) Kendimizi yeniledik geldik kısacası:)) Mutluluk hepimizin olsun arkadaşım.

      Sil
  5. Nilgüncüm canım bazen kendi kendime madem İzmirdeki çileli günlerden sonra hayatıma kendim yön verecektim niye niye vede niyeee İstanbul'da, Adalarda deniz kokusu, tarih kokusu, capcanlı bir hayat dokusu ile başlamadım ki.. Bizim buralar durağan. Hani derler ya memur kenti. Aynen öyle..
    O güzel kuzuyla benim içinde gez doya doya. Ve ayakkabılarının altına adımı yaz ki benimde öyle bir kuzum olsun..
    Canım arkadaşım ellerine sağlık şahane ve çok değişik bir lezzeti paylaşmışsın. Ellerin dert görmesin. Sana ait her şeye sevgilerimi gönderiyorum. Çoook öptüm..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vuslatım nerede başlarsan başla! sen kendi fikir ve düşüncelerinle başlıyorsan İzmir, İstanbul, Van değiştirmez hiç bir şeyi:) Rumeli göçmeni olan dedemler ilk önce İzmir'e yerleşmişler. Ben de hep dedim ki; Niye İzmir'de kalmadılar? Daha temiz, daha Cumhuriyetçi, daha medeni... :))) Anlayacağın ben İzmir'de devam etmek isterdim:) Sen İstanbul'da yeni başlangıç diyorsun:) Ben Nilgün, sen Vuslat oldukça yerler hiçbir şey değiştirmeyecekti:))) Biz mutlu olmayı zor ve acı öğrenmiş insanlarız. Bundan sonra her yer bir. Gel İstanbul'da misafirim ol. Çok mutlu oluruz hepimiz seni ağırlamaktan:))) Prens Adalarına bir boy gideriz kuzuyla beraber:) Sevgiler en kocamanından.

      Sil
    2. Canımın içi inşallah bir İstanbul yapabilirsem sana uğramadan dönmeyeceğim buralara söz.. Çok öptüm.. Sevgilerimle. Kendine iyi bak..

      Sil
    3. Başımıza taç ederiz:) Sen sadece gel...Sen de kendine iyi bak. Sevgiyle kal.

      Sil
  6. Canım mutlu pazarlar Hanımelinin kokusunu ve çiçeğini çok severim eminim reçelide muhteşem olmuştur ellerine sağlık sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deryacığım kokusu aynen kalıyor reçelinde de:) Teşekkürler beğenin ve nazik yorumun için:) Sevgiyle kal.

      Sil
  7. Nilgün Hanım,
    Ben nasıl bu postunuzu kaçırdım anlayamadım,şuan okudum ne güzel anlatmışsınız,okurken çok büyük keyif aldım.Değer teyzemiz,küçük prensesimiz,adalar ne güzel vakit geçirmişsiniz öyle...:) Hanımeli reçelini ilk defa duyuyorum,misgibi aromalı olmuştur,ellerinize sağlık,mutlaka deneyeceğim.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  8. :) Aynı gün ard arda iki post vardı hem 19 Mayıs hem de ada hatıratları... O nedenle karışmış olabilir.:) Çok güzel oluyor ve mis gibi kokuyor. Buzdolabında saklayıp kış aylarında, baharı koklayacağım:) Akasyaları kaçırdım :) Onlarla da bulursam yapacağım. Sırada biriken gelinciklerim var. Sevgili Serpil küçük damadımın annesi ve kardeşim diyebilirm:) benim için topluyor ve deep freez de depoluyor:) Ben böyleyim işte çiçekler, reçeller, pastalar...:)) Sevgiler tekrar Türkiye'den, evimizden.:)

    YanıtlaSil
  9. Bugün epeyce bir çeviri var ama yine de bir şekilde sıkıştırırım gibi geliyor. En azından tava yapılır, değil mi?

    Bir adalı: Özlemaki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla Özlemciğim sen kesin yaparsın:) Aromasını asla kaybetmiyor. Hanımeliler bittiğinde (Kışın) kapağı açıp reçeli koklayacağım herhalde:) Girit'in marifetli kızına kucak dolusu sevgiler. Hep böyle kal::)))

      Sil
  10. galiba yetişecek Nilgün =) Çevirim az kaldı!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydi Özlem hadi:))) Sen yetiştirirsin:))) Aslan Ege kızım benim:)))

      Sil
  11. Mer haba nilgün hanım Hanımeli reçeli yapmak istorum ama reçelin suyu, şekere göre çok az değilmi 3/4 benim bildiğim bir su bardağının yarısının yarısı yani bir çay bardağının yarısı kadar falan bu konuda bilgilendirirsen sevinirim.Hanımellerim ayıklandı yıkandı bozulmadan yapmak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hanımefendi ben tam bu ölçü ile yaptım. 1 bardak şekerle beklettiğinizde zaten sulanacak. Tabii ki vişne ve çilek kadar bir sulanma değil. Şurup 2 bardak şeker ve 3/4 su ile yoğun bir şurup. Biraz kıvamlı bir reçel. Arzu ederseniz suyu 1 bardağa tamamlayın.Daha fazla olmamalı. Sevgiler. Şimdiden afiyet olsun.

      Sil